Yazar:
Gül Hür
Bu bültenin ilk versiyonu, Çağrı Mert Bakırcı tarafından kaleme alınmıştır.
Türkiye’de “evrim teorisi” konusu, bir süredir eğitimin ve siyasetin tartışmalı bir başlığı haline gelmiş durumda. Bunun temelinde konunun yalnızca bir biyoloji ünitesinden ibaret olmaması, bilimin ne olduğu, din–bilim ilişkisi ve gençlere nasıl bir dünya görüşü aktarılacağı gibi daha geniş alanlara temas etmesi gibi nedenler yatıyor. Bu nedenle evrimin müfredattan çıkarılması ya da korunması pedagojik bir düzenleme olarak değil, ideolojik bir tercih olarak algılanıyor. Ayrıca kamuoyunda teorinin kanundan daha zayıf bir bilgi türü olduğu yönünde yaygın bir yanlış algı bulunuyor. Oysa bilimde teori, çok sayıda test edilmiş ve doğrulanmış hipotezi bir araya getiren en kapsamlı ve en güçlü açıklama düzeyidir. Evrim teorisi de canlıların zaman içindeki değişimini açıklayan, modern biyolojinin temelini oluşturan bu düzeyde bir bilimsel çerçevedir. Bu nedenle evrim tartışması, aynı anda hem bilimsel hem de kültürel ve siyasal bir tartışma niteliği taşıyor.
Evrim Teorisi Ne Zaman Müfredata Girdi?
Türk Tarih Kurumu’nun 1930’da yazdığı ve sonraki yıllarda ortaöğretimde okutulan “Türk Tarihinin Ana Hatları” kitabı dünyanın ve canlılığın oluşumu ile insanın kökenine dair bilgiler içerdiği için evrim konusunu ele alan ilk örnek sayılmasına rağmen 1942’de bu bölümlerin kitaptan çıkarıldığı görülüyor. 1967 tarihli ortaöğretim biyoloji programı ise evrimle ilgili beş bölüm içerecek şekilde düzenlenmiş. 1970’lerde bazı liselerde uygulanan Modern Biyoloji Programı ve BSCS (Biological Sciences Curriculum Study) kitapları, evrimi merkeze alan bir yaklaşım getirmiş, fakat bu program 1980’de “evrim teorisi kanıtlanmadı ve öğrencileri inançsızlığa götürüyor” gerekçesiyle durdurulunca MEB, yaratılış görüşüyle birlikte okutulmasına karar vermiş. 
1980 sonrasına gelindiğinde, evrim içeriği programlarında giderek azaltılmış ve yaratılış görüşüyle birlikte verilmeye devam etmiş. 1990’larda “Hayatın Başlangıcı ile İlgili Görüşler” ünitesi lise birinci sınıf müfredatından çıkarılıp fen alanı öğrencilerine yönelik ders kitaplarının sonuna eklenmiş. Ders kitaplarında evrim teorisine yer verilmesine yönelik eleştiriler artmış ve 1992 yılına gelindiğinde biyoloji kitabı evrim öğretimi için gerekli ölçütlerin hiçbirini karşılamamış. 1998’den itibaren ders kitaplarında evrim öğretimine yeniden yer verilmiş ve 2000 ile 2003 baskıları ölçütler bakımından iyileştirilmiş. 2013’te lise 12. sınıf programına “Hayatın Başlangıcı ve Evrim” ünitesi eklenmiş, doğal seçilim, adaptasyon, varyasyon, mutasyon ve yapay seçilim gibi kavramlar ayrıntılı olarak işlenmiş.
Evrim Teorisinin Müfredattan Tamamen Çıkarılması
2017‑2018 eğitim yılında ortaöğretim biyoloji müfredatındaki “Hayatın Başlangıcı ve Evrim” ünitesi kaldırıldı. Kamuoyunda ve siyasetteki yoğun tartışmaların tarihi de bu yıla dayanıyor. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş, evrimin “tartışmalı ve öğrenciler için çok karmaşık” olduğu gerekçesiyle 9. sınıf derslerinden çıkarılacağını, bu konunun üniversite seviyesine bırakılacağını açıklamasında bulunmuş ve bu konu dünya basınında bile yer bulmuştu. Dönemin Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, biyoloji müfredatında mutasyon, doğal seçilim ve adaptasyon gibi evrimsel kavramların bulunduğunu ancak “hayatın başlangıcı ve evrim” konusunun öğrencilerin seviyesini aştığı için bir üst öğretim kurumuna bırakıldığını belirtmişti. Bu karar, evrim ve seküler eğitim karşıtı adım olarak görülerek eğitim sendikaları ve bilim insanları tarafından eleştirilmiş ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde protestoların düzenlenmesine neden olmuştu.
MEB’in 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde hayata geçirdiği ve Türkiye YüzYılı Maarif Modeli adıyla hazırladığı yeni biyoloji öğretim programında evrim teorisi, “doğruluğu ispatlanmamış teoriler” arasında sayılıyor ve “yaratılış teorisi” merkeze alınıyor. Taslak metinde biyolojik olayların “bir plan ve programın gereği” olduğu, kainatta mükemmel denge ve düzen bulunduğu ve biyoloji biliminin yaratılışın muhteşem tasarımlarını anlamaya kapı açtığı ifadeleri yer alıyor. 
Müfredattaki bu değişikliklere ve evrim teorisine getirilen bu yorumlara karşılık, başta Eğitim Sen ve Eğitim Reformu Girişimi olmak üzere pek çok kurumdan itirazlar yükseldi. Bu itirazlar, yeni müfredatın bilimsel temelden uzak olduğu ve laik‑bilimsel eğitimi hedef aldığı eleştirileri üzerine yoğunlaştı. Sendika temsilcileri, evrim teorisinin canlıların zaman içinde değişimini açıklayan temel bilimsel ilke olduğunu, müfredata girmemesi halinde öğrencilerin biyoloji dersinde doğru yanıtlar bulmasının imkansız olacağını söyledi.
Diğer Ülkelerdeki Evrim Öğretimi
Türkiye’de yaşanan bu tartışmaların benzerlerinin başka ülkelerde nasıl şekillendiğine bakmak karşılaştırma açısından önem taşıyor. Bu nedenle farklı kıtalardan, nüfusça büyük ve eğitim politikaları zaman zaman ideolojik tartışmalara konu olmuş ülkeler seçilerek karşılaştırma yapılabilir. Aşağıda yer alan ülkelerin bazıları din–bilim geriliminin güçlü olduğu toplumlar iken bazıları ise yerleşik ve kurumsallaşmış bilim politikalarına sahip ülkeler. Böylece evrim öğretiminin farklı siyasi ve kültürel bağlamlarda nasıl konumlandığı daha net görülebilir.
ABD: Evrim, tüm eyaletlerde fen ve biyoloji müfredatının bir parçası. Bazı eyaletlerde yaratılışçılık ya da akıllı tasarım görüşleri de tartışma konusu yapılabiliyor ancak hiçbir eyalet evrim öğretimini yasaklamıyor. 
Brezilya: Ulusal bilim müfredatı canlıların çeşitliliğini açıklayan evrimsel süreçlere açık biçimde yer veriyor. Evrim, biyoloji öğretiminin temel çerçevesi içinde ele alınıyor. 
Meksika: 2024 müfredatı, öğrencilerin biyolojik çeşitliliğin kökenini ve evrimsel açıklamaları öğrenmesini öngörüyor. Darwin’in çalışmaları programda doğrudan referans verilen başlıklar arasında yer alıyor. 
Hindistan: Ders kitaplarında yapılan sadeleştirmelere rağmen evrim teorisi ulusal bilim müfredatının bir parçası olmaya devam ediyor. Eğitim yetkilileri Darwin’in yaklaşımının çıkarılmadığını vurguluyor. 
Endonezya: Lise biyoloji programı, öğrencilerin evrim teorilerini ve mekanizmalarını açıklamasını ve farklı evrimsel yaklaşımları değerlendirmesini hedefliyor. Evrim, biyoloji öğretiminin temel konularından biri olarak yer alıyor. 
Malezya: Zorunlu ortaöğretim düzeyinde evrim sınırlı biçimde ele alınıyor. Varyasyon ve doğal seçilim gibi bazı kavramlara değinilse de kapsam dar tutuluyor. Evrim kuramının ayrıntılı biçimde işlendiği bölüm ise üniversiteye hazırlık niteliğindeki Form Six programında yer alıyor. 
Avustralya: 10. sınıf fen programı, yaşamın çeşitliliğini açıklayan bilimsel teorilerin kanıtlarını ve kalıtım ile evrim arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi içeriyor. Üst sınıf biyoloji müfredatında doğal seçilim, genetik temeller, mikroevrim ve makroevrim gibi başlıklar ayrıntılı biçimde işleniyor. 
Polonya: Biyoloji derslerinde evrim ayrı bir başlık altında yer alıyor. Öğrencilerden canlıların evrimini açıklamaları ve insanı diğer omurgalılarla karşılaştırmaları bekleniyor. Son yıllardaki tartışmalara rağmen evrim öğretimi programda korunuyor. 
Macaristan: Müfredatta evrim biyoloji derslerinin temel bileşenlerinden biri. İnsan ve doğa başlıkları altında biyolojik çeşitliliğin evrimsel kökeni ele alınıyor ve evrimsel yaklaşım farklı derslerde de kullanılıyor.