İddia şöyle;

Bir X hesabı tarafından 30 Ocak 2026’da paylaşılan bir gönderide, tarihi bir eserin bir kişi tarafından bulunup devlete bildirildiği durumda, devletin eserin değeri üzerinden bildirene %40, hemen haber verilmesi hâlinde ise iyi niyet kapsamında %50–60 pay verdiği iddia edildi.

İddia KISMEN YANLIŞ
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre, taşınır ya da taşınmaz bir kültür varlığı bulan kişi, durumu en geç 3 gün içinde yetkililere bildirirse ikramiye almaya hak kazanıyor.
Eğer eser başkasına ait bir mülk içinde bulunursa, Bakanlık tarafından belirlenen bedelin %80’i ikramiye olarak hesaplanır ve bu tutar yarı yarıya bulan kişi ile mülk sahibi arasında paylaştırılır. Eser devlete ait bir arazide bulunmuşsa, belirlenen bedelin %40’ı doğrudan bulana ikramiye olarak ödenir.
Kanunda, bulan kişinin hemen haber vermesi halinde iyi niyet gerekçesiyle ikramiye oranının artırılacağına dair herhangi bir hüküm yer almıyor.
Kültür Varlığını Bulan Kişinin 3 Gün İçinde Bildirim Yapması Gerekiyor
İzmir’de bir inşaat işçisi, çalışma sırasında 1.016 adet tarihi altın buldu ve durumu yetkililere bildirerek altınları teslim etti. Olayın haberleştirilmesinin ardından sosyal medyada işçinin davranışına ilişkin çok sayıda yorum yapıldı. Bazı kullanıcılar bu tutumu “enayilik” olarak nitelendirirken, bazıları ise devletin bulunan tarihi eserin değeri üzerinden işçiye pay vereceğini, dolayısıyla bunun hem dürüst hem de rasyonel bir davranış olduğunu savundu. İddia, Türkiye’de yasalar gereği bir kişinin tarihi eser bulduğunda bunu yetkililere bildirmesi hâlinde, eser bedeli üzerinden %40 ikramiye aldığı yönünde. Ayrıca buluntunun hemen beyan edilmesi durumunda iyi niyet kapsamında %50–60 oranında ikramiye verildiği de öne sürülüyor.

Bu konuda şu içeriği faydalı bulabilirsin

Türkiye'nin Tarihi Eserlerini Geri Kazanma Mücadelesi
Bu bilgiler doğrultusunda yapılan internet aramasında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan “Tarihi Eser Bulunduğunda Neler Yapılmalıdır?” başlıklı bilgilendirme metnine ulaşılıyor. Metinde, tarihi eser bulan kişilerin durumu mülki amire veya muhtara bildirmesi gerektiği ve eserlerin koruma altına alınmasının zorunlu olduğu belirtiliyor. Ayrıca, bulunan eserler ve bildirimi yapan kişiler hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında işlem yapılacağı ifade ediliyor.
İnternet araştırması genişletilerek ilgili kanun incelendiğinde, iddiada belirtilen oranların yer aldığı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 64. maddesine ulaşılıyor. Söz konusu maddeye göre, tarihi eserlerin bulunması ve yetkililere bildirilmesi durumunda devlet tarafından ödenen ikramiye oranları şu şekilde düzenleniyor:
“b) Bulunan varlık başkasının mülkü içinde ise Kültür ve Turizm Bakanlığınca varlığın değeri dikkate alınarak, takdir olunacak bedelin % 80'i ikramiye olarak bulan ile mülk sahibi arasında yarı yarıya paylaştırılır. 
c) Kültür varlığı Devlete ait arazide bulunmuş ise, takdir olunacak bedelin % 40'ı bulana ikramiye olarak verilir.” 

Aynı kanunun 4. maddesine göre, taşınır veya taşınmaz kültür ve tabiat varlığı bulanlar ya da kendi mülkü ya da kullandığı arazi içinde böyle bir varlığın bulunduğunu öğrenen kişiler, durumu en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, köylerde muhtara, diğer yerlerde ise mülki idare amirine bildirmekle yükümlü.  Kanunda, bunun dışında tarihi eserin bulunduğu an ile yetkililere bildirildiği zaman arasındaki süreye ilişkin başka bir özel düzenleme ya da vurgu yer almıyor.

Sonuç olarak;

Tarihi bir eserin bir kişi tarafından bulunup devlete bildirildiği durumda, devletin eserin değeri üzerinden bildirene %40, hemen haber verilmesi hâlinde ise iyi niyet kapsamında %50–60 pay verdiği iddiası kısmen yanlış.