İddia şöyle;

Bir X hesabı tarafından 2 Nisan 2026 tarihinde yapılan bir paylaşımda, kaynar suya konan bir çay poşetinin, yaklaşık 11,6 milyar mikroplastik granül ve 3,1 milyar nanoplastik yaydığı iddia edildi.

İddia YANLIŞ
İddia, 2019’daki tek bir çalışmada belirli plastik çay poşetleri için elde edilen sonucu tüm çay poşetleri için geçerliymiş gibi genellemiş. 
Araştırma daha sonra yöntemsel açıdan da eleştirildi ve sonraki çalışmalar aynı düzeyde milyarlarca parçacık salımını tutarlı biçimde doğrulamadı. 

İddia Tek Bir Araştırma Bulgusuna Dayanıyor

Mikroplastikler, son yıllarda hem bilimsel çalışmalarda hem de kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri haline geldi. Su, hava ve gıda yoluyla günlük hayatın birçok alanında karşımıza çıkan bu parçacıklar, sağlık üzerindeki etkileri nedeniyle sık sık gündeme geliyor. Bu tartışmaların bir parçası olarak sosyal medyada, çay poşetlerinin kaynar suda milyarlarca mikroplastik saldığı yönünde iddialar da dolaşıma giriyor.
Sıkça paylaşılan “bir çay poşeti kaynar suda milyarlarca mikroplastik salar” iddiası, aslında plastik kullanılan çay poşetleri üzerinde bir çalışmaya dayanıyor. 2019 yılında Environmental Science & Technology dergisinde yayımlanan çalışmada, plastik içerikli çay poşetlerinden milyarlarca mikro ve nanoplastik parçacığın suya geçtiği öne sürüldü. Fakat bu çalışma, yayımlandıktan sonra hem akademik literatürde hem de resmî kurumlar tarafından ciddi eleştiriler aldı ve çalışmanın yöntemi, sonraki araştırmalarda güvenilir bulunmadı. 
Özellikle Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü’nün (Bundesinstitut für Risikobewertung) 2025 tarihli değerlendirmesine göre, söz konusu çalışmada kullanılan analiz yöntemi ciddi sorunlar içeriyor. Araştırmada çay poşetinden elde edilen sıvı kurutularak inceleniyor. Bu işlem sırasında, sıvı içinde çözünmüş halde bulunan bazı maddeler katılaşarak “parçacık” gibi görünebiliyor. Kurum, bu parçacıkların büyük kısmının mikroplastik değil, plastik üretiminden kalan kimyasal kalıntılar olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle 2019’daki çalışmada mikroplastik sayılarının 100 ila 1000 kat fazla hesaplanmış olabileceği ifade ediliyor.
2020 yılında yayımlanan bir eleştiri çalışmasında, daha hassas bir yöntem kullanılarak her parçacığın tek tek kimliği doğrulandı. Bu çalışmada çay poşeti başına bulunan mikroplastik sayısı 5.800 ila 20.400 arasındaydı. 
Daha yeni tarihli çalışmalar da benzer sonuçlar veriyor. Örneğin 2024 yılında Food Chemistry dergisinde yayımlanan bir araştırma, çay poşetlerinden suya geçen mikroplastiklerin poşet başına yaklaşık 80 ila 1288 parça arasında olduğunu ortaya koydu. Aynı çalışmada, çay poşetinin önceden suyla durulanması durumunda bu miktarın %70’ten fazla azaldığı da belirtildi.Özetle, 2019 yılında yapılmış “bir çay poşetinin 11,6 milyar mikroplastik saldığı” çalışma, sonraki yıllarda yapılan bilimsel deneyler ile desteklenemiyor. Daha yeni ve daha güvenilir yöntemlerle yapılan çalışmalar bu sayının milyarlar değil, çok daha düşük seviyelerde olduğunu gösteriyor.
Mikroplastik Tespitinde Standartlaşmış Bir Yöntem Yok
Öncelikle nanoplastiklerin tespiti teknik olarak oldukça zor. Kullanılan yöntemler birbirinden farklı sonuçlar verebiliyor. Çok küçük boyutlarda yapılan ölçümler, hatalı sayım riskini artırıyor. Bu yüzden “tam olarak şu kadar nanoplastik var” demek için henüz yeterince standartlaşmış bir yöntem bulunmuyor. 
Ayrıca “çay poşeti” tek tip bir ürün değil. Kullanılan malzeme, üretim kalitesi ve poşetin yapısı sonuçları ciddi şekilde değiştirebiliyor. Bazı çalışmalar mikroplastiklerin önemli bir kısmının kaynar suda oluşmadığını, zaten poşetin yüzeyinde bulunan parçacıkların suya karıştığını gösteriyor. Örneğin poşetin önceden suyla durulanması, salınan miktarı ciddi ölçüde azaltabiliyor.

Yılda yaklaşık 74.000 ila 121.000 mikroplastik parçacığına maruz kalıyoruz.

Çay poşetleri, insanın maruz kaldığı mikroplastiklerin yalnızca küçük bir kısmını oluşturuyor. 2021 yılında Frontiers in Endocrinology dergisinde yayımlanan bir derlemeye göre, bir kişi solunan hava ve tüketilen gıdalar da dahil olmak üzere yılda yaklaşık 74.000 ila 121.000 arasında mikroplastik parçacığına maruz kalıyor. 
Bu maruziyetin önemli bir kısmı içme suyundan ve havadan kaynaklanıyor. Örneğin yalnızca plastik şişe suyu tüketen bir kişinin yılda yaklaşık 90.000 ek mikroplastik parçacığına maruz kaldığı tahmin ediliyor. Buna karşılık musluk suyu tüketiminde bu miktar yaklaşık 4.000 seviyesine kadar düşüyor.
Bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, çay poşetlerinden geçen mikroplastik miktarının hem toplam maruziyet içinde sınırlı kaldığı hem de iddialarda öne sürülen “milyarlar” seviyesinden oldukça uzak olduğu görülüyor.

Sonuç olarak;

Çay poşetinin milyarlarca plastik saldığı iddiası kısmen yanlış.