Son dönemde Türkiye’de uyuşturucuya ilişkin tartışmalar popüler kültür ve medya gündemi üzerinden yeniden görünürlük kazandı. Özellikle sanat ve medya camiasına yönelik yürütülen uyuşturucu operasyonları, bazı ünlü isimlerin uyuşturucu testine tabi tutulması, bir kısmının pozitif sonuçlarla adli sürece dahil edilmesi ve kimi isimlerin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması, konunun kamuda daha geniş bir yer edinmesine neden oldu. 
Uyuşturucuya ilişkin haberlerin ve operasyonların medyada artması, konunun sansasyonel bir çevrede ele alınmasını da beraberinde getiriyor. Bu yoğun gündem içinde uyuşturucu ile mücadelenin gerçek boyutunu anlayabilmek için veri temelli resmi kaynaklara dayanan değerlendirmeler yapmak oldukça önemli. Bu noktada Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından her yıl yayımlanan uyuşturucu raporları, günlük magazinleştirilmiş haber döngüsünün ötesine geçerek genel tabloyu görmeye olanak tanıyor. 
Türkiye’de uyuşturucu ile mücadele, son yıllarda operasyon sayıları ve yakalama miktarları açısından tarihinin en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. 2025 Türkiye Uyuşturucu Raporu bu yoğunluğun arkasında, uyuşturucu pazarının niteliksel olarak değiştiğini gösteriyor.
Show more

2024 yılında yapılan operasyonlar sonucu yakalanan uyuşturucu maddelerin yer aldığı rapora göre, en çok yakalananlar arasında esrar, metamfetamin, eroin ve kokain bulunuyor. Ardından halk arasında bonzai olarak bilinen sentetik kannabinoid geliyor. Bu tabloda çarpıcı bazı noktalar var:
Metamfetamin
Rapora göre metamfetamin, Türkiye’de bugüne kadar kaydedilen en yüksek seviyelere ulaştı. 2024 yılında ülkede 60.285 metamfetamin olayı tespit edildi. Bu olaylarda 80.150 şüpheli yakalandı ve 33.833 kilogram metamfetamin ele geçirildi. Bir önceki yıla kıyasla yakalama miktarında %54,4 artış yaşandı. 
Türkiye–İran–Pakistan hattındaki yakalamalar ve dönüştürme merkezi tespitleri, uyuşturucunun Türkiye’de sadece taşınan bir madde olmaktan çıktığını gösteriyor. Maddelerin ülke içinde işlenmesi ve farklı biçimlerde piyasaya sürülmesi, bu hattın giderek pazar ve üretim zincirinin bir parçasına dönüştüğüne işaret ediyor.
Eroin
2024 yılında Türkiye’de ele geçirilen eroin miktarı 4,3 tona ulaşırken, bu rakam bir önceki yıla göre %31 arttı. Fakat bu artış eroinin Türkiye’de yeniden baskın bir madde haline geldiğini göstermiyor.  Rapor, afyon ve eroin gibi bitkisel kaynaklı klasik opioidlerin arzının küresel ölçekte daraldığı bir dönemde, geçiş ülkelerinde yakalama ve stok hareketlerinde dalgalanmalar yaşanabildiğine işaret ediyor. Bu çerçevede tablo, Türkiye’nin eroin açısından transit ülke konumunu sürdürdüğünü, uyuşturucu pazarındaki genel yönelimin ise sentetik maddelere döndüğünü gösteriyor.Dünya genelinde eroin arzında değişimler yaşanıyor. Afganistan’da Taliban tarafından uygulanan yasaklar neticesinde afyon üretimi %95 oranında düştü. Ancak bu boşluk hızla Myanmar tarafından dolduruldu ve Myanmar, 2001'den bu yana ilk kez dünyanın ana afyon kaynağı haline geldi. Eroin arzındaki bu daralma, küresel boyutta kullanıcıların sentetik opioid türevlerine (fentanil, nitazen, tramadol gibi) yönelmesine neden oluyor. Özellikle Avrupa pazarlarında rastlanan ve ciddi ölümlere yol açan sentetik ecza suistimalindeki artış önümüzdeki dönemin en büyük risk faktörlerinden biri olarak görülüyor.
Sentetik Ecza
Sentetik ecza/ilaçlar, 2024 yılında raporda öne çıkan bir diğer kritik madde. Sentetik ecza, erişilebilirliği ve algılanan “görece güvenli” yapısı nedeniyle özellikle riskli bir yayılma alanı oluşturuyor.  Sentetik ecza, uyuşturucu piyasasında tablet, kapsül veya şurup gibi “ilaç formunda” dolaşıma giren, sahte ya da suistimal amaçlı kullanılan maddeleri kapsıyor. Bu ürünler, yasal ilaçlara benzese de çoğu zaman kontrolsüz içerik, belirsiz doz ve çoklu madde kombinasyonları barındırıyor.
Rapora göre 2024 yılında Türkiye genelinde 94 milyon 753 bin 500 tablet sentetik ecza ele geçirildi. Bu rakam, bir önceki yıla göre %227,2’lik artış anlamına geliyor. Sentetik ecza olay sayısı da %43 oranında yükseldi. Bu artış, uyuşturucunun giderek “ilaç formuna” büründüğünü ve yasa dışı madde ile tıbbi ürün arasındaki sınırın silindiğini gösteriyor. 

Madde Nedeniyle Ölümler

Bu dönüşümün en ağır sonuçlarından biri ise “madde bağlantılı ölümler” olarak karşımıza çıkıyor. Raporda yer alan veriler, uyuşturucuya bağlı ölümlerin tek bir maddeyle sınırlı olmaktan çıktığını gösteriyor. Son yıllarda ölümlerin önemli bir bölümünde çoklu madde kullanımı tespit ediliyor. Özellikle sentetik kannabinoidler, metamfetamin ve sentetik maddelerin ölüm vakalarında öne çıkması, uyuşturucunun daha ucuz, daha hızlı yayılan ve etkisi daha zor kontrol edilebilen bir yapıya evrildiğini gösteriyor.
Show more

Madde bağlantılı ölümlerin dağılımı, sorunun karmaşıklığını daha da görünür kılıyor. 2024’te kaydedilen ölümlerin %57,1’i çoklu madde kullanımı kaynaklıydı. Yani ölümlerin yarısından fazlasında tek bir madde değil, birden fazla uyuşturucu birlikte kullanıldı. Bu oran, 2021’den bu yana istikrarlı biçimde yüksek seyrediyor ve çoklu madde kullanımının artık bir risk haline geldiğini gösteriyor. Madde türlerine bakıldığında ise tablo daha da netleşiyor. 2024 yılında gerçekleşen 427 ölümün 204’ünde sentetik kannabinoid (bonzai), 142’sinde metamfetamin tespit edildi. Bu iki madde, Türkiye’de uyuşturucuya bağlı ölümlerde başlıca belirleyiciler haline gelmiş durumda.

Sentetik Maddeler Avrupa’da da Yükselişte

Avrupa’nın en son yayımlanan 2023 tarihine ait verilerine bakıldığında, Türkiye’deki gibi değişen bir uyuşturucu piyasası olduğu görülüyor. Avrupa Uyuşturucu Ajansı’nın raporuna göre 2023’te Avrupa Birliği’nde en az 7.459 uyuşturucuya bağlı ölüm gerçekleşti. Opioidler hala ölümlerin yaklaşık %70’inde rol oynuyor. Çoklu madde kullanımı ve yeni sentetik maddelerin etkisi Avrupa genelinde de yükselmiş durumda. Avrupa’da kokain arzı ve çete şiddeti gibi yapısal güvenlik sorunları da uyuşturucu pazarını şekillendiriyor, bu da Türkiye’de görülen maddelerin dönüşümü ve suç örgütlerinin rolü ile örtüşen bir küresel sorun olduğunu gösteriyor.Türkiye’de uyuşturucu ile mücadele operasyonel olarak büyürken, uyuşturucu biçim değiştirerek yayılıyor. Daha ucuz, daha hızlı etki eden, içeriği değişken ve ölüm riski yüksek sentetik maddeler, klasik uyuşturucu maddelerinin arzını azaltarak yeni bir kriz alanı doğuruyor.