
Türkiye’de Genç Olmak
Toplum
İlk yayın :
15 Mayıs 2026
Her yıl 19 Mayıs'ta Türkiye, Atatürk'ün 1919'da Samsun'a ayak basmasıyla başlayan kurtuluş sürecini kutluyor. Bu tarihin sembolik önemi gençliğe adanmış olmasında yatıyor. Kurtuluş Savaşı’nda yer alan, Cumhuriyet’in kuruluşunda ve ülkenin yeniden inşasında rol alan kuşak büyük ölçüde gençlerden oluşuyordu. Bayram, bu nedenle yalnızca tarihsel bir anı değil, gençliğin toplumsal bir değer olarak tanınmasını da simgeliyor.
Bugün Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki gençler nüfusun %15'ini oluşturuyor. Yani her 7 kişiden biri genç. Genç nüfusun büyüklüğü çoğu zaman ülkenin geleceği açısından bir potansiyel olarak değerlendiriliyor. Fakat bu potansiyelin ne kadar karşılık bulduğunu anlamak için yalnızca gençlerin sayısına bakmak yeterli değil. Eğitimden istihdama, ekonomik koşullardan yaşam memnuniyetine kadar birçok alanda gençlerin nasıl bir hayat kurabildiğine bakmak gerekiyor.
TÜİK’in yayımladığı İstatistiklerle Gençlik 2025 verileri de bu tabloyu daha yakından görmeyi sağlıyor. Eğitim, istihdam, evlilik, mutluluk ve teknoloji kullanımı gibi alanlarda yayımlanan veriler, Türkiye’de genç olmanın herkes için aynı anlama gelmediğini ortaya koyuyor. En çarpıcı tablo, eğitim ile istihdam arasındaki derin makasla başlıyor.
Eğitim ve İstihdam
2024/25 öğretim yılında Türkiye’de 18-22 yaş grubunun %46,3’ü yükseköğretime kayıtlı. Bu oran genç erkeklerde %39,9 iken genç kadınlarda %53’e çıkıyor. Başka bir ifadeyle, yükseköğretime kayıtlı olma oranı genç kadınlarda erkeklerden dikkat çekici biçimde daha yüksek. Net okullaşma oranı, ilgili eğitim düzeyinin teorik yaş grubunda bulunan öğrencilerin, aynı yaş grubundaki toplam nüfusa oranını gösteriyor. Yükseköğretim için bu yaş grubu 18-22 olarak kabul ediliyor.
Fakat eğitimdeki bu avantaj, işgücü verilerine aynı şekilde yansımıyor. 2025’te Türkiye’deki 15-24 yaş arası gençlerde “ne eğitimde ne istihdamda” olma oranı %23,3. Bu oran genç erkeklerde %16,3 iken genç kadınlarda %30,9’a çıkıyor. Yani genç kadınlarda hem eğitimin hem de istihdamın dışında kalma oranı, genç erkeklerin neredeyse iki katına ulaşıyor.
İşgücü verileri de benzer bir ayrışmaya işaret ediyor. 2025’te 15-24 yaş arası genç kadınlarda işsizlik oranı %22,1 iken genç erkeklerde bu oran %11,7. 2024’ten bu yana genç erkeklerde işsizlik oranı gerilerken, genç kadınlarda tablo neredeyse değişmedi. İşgücüne katılımda da cinsiyetler arasında belirgin bir fark var; genç erkeklerde işgücüne katılım oranı %60,1 iken genç kadınlarda bu oran yalnızca %34,3.
Bu tablo, genç kadınların eğitimde daha yüksek oranda yer almasına rağmen çalışma hayatına geçişte aynı ölçüde temsil edilmediğini gösteriyor. Bu eşitsizlik yalnızca işgücü rakamlarında kalmıyor. Medeni durum ve şiddet verileri, genç kadınların çalışma hayatının dışında da toplumsal eşitsizliklerden daha yoğun biçimde etkilendiğini gösteriyor.
Toplumsal Cinsiyet, Evlilik ve Şiddet
2025’te 15-24 yaş grubu genç erkeklerin yalnızca %3,1’i evliyken genç kadınlarda bu oran %10,7. Aradaki fark, evliliğin genç kadınların hayatına erkeklere kıyasla daha erken girdiğini gösteriyor. Boşanmış genç kadınların oranı da genç erkeklerden daha yüksek. Genç kadınlarda boşanma %0,4 iken genç erkeklerde bu oran %0,1. Bu veriler, genç yaş grubunda medeni durumun da toplumsal cinsiyete göre farklılaştığını ortaya koyuyor.
Şiddet verilerinde de en yüksek oranlar 15-24 yaş arası kadınlarda görülüyor. TÜİK bülteninde yer verilen Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması 2024’e göre 15-24 yaş arası kadınlar, psikolojik şiddet, dijital şiddet, ısrarlı takip, ekonomik şiddet, fiziksel şiddet ve cinsel şiddet başlıklarında en yüksek oranların görüldüğü grup.
Genç kadınların %15,2’si psikolojik şiddete, %7,3’ü dijital şiddete, %5,8’i ısrarlı takibe, %4,6’sı ekonomik şiddete, %3,8’i fiziksel şiddete, %1,8’i ise cinsel şiddete maruz kaldığını belirtiyor. Veriler, genç kadınların yalnızca eğitim ve istihdam alanında değil, güvenlik ve gündelik yaşam açısından da çok katmanlı sorunlarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor.
Yaşam Memnuniyeti ve Dijital Yaşam
Gençlerin yaşam memnuniyeti verilerinde ise daha beklenmedik bir tablo var. 2025’te 18-24 yaş grubunun %54,4’ü kendini mutlu hissettiğini belirtiyor. Gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında sağlık %38,8 ile ilk sırada yer alıyor. Sağlığı %22,8 ile başarı, %16,6 ile para izliyor. Genel tabloda sevgi ilk üç sıraya giremezken, genç kadınlarda %20,1 ile üçüncü sırada yer alıyor.tablo gelecek: yapay zeka
Gençlerin dijital hayatında ise üretken yapay zeka öne çıkıyor. 2025’te internet kullanan 16-24 yaş grubundaki gençlerin %39,4’ü üretken yapay zeka kullandığını belirtiyor. Üretken yapay zeka kullanan gençlerin %75,3’ü bu araçlardan özel amaçlarla, %53,9’u örgün eğitim için, %19,7’si ise mesleki ve iş amaçlı yararlanıyor. Yapay zeka kullanmadığını belirten gençlerin %80,7’si buna ihtiyaç duymadığını söylerken, %8,2’si nasıl kullanacağını bilmediğini, %8,1’i ise yapay zekanın varlığından haberdar olmadığını belirtiyor.
Tüm bu göstergeler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de gençliğin eğitim, istihdam, toplumsal cinsiyet, güvenlik ve teknoloji ekseninde farklı deneyimler yaşadığı görülüyor. Genç kadınların yükseköğretimde daha yüksek oranda yer alması, işgücü piyasasında aynı ölçüde görünür olmalarını henüz sağlamıyor. Eğitimdeki varlık, istihdamda ve toplumsal yaşamda eşit katılım anlamına gelmiyor. 19 Mayıs’ın gençliğe yaptığı vurgu, bu nedenle yalnızca genç nüfusun büyüklüğünü değil, gençlerin hangi koşullarda yaşadığını da konuşmayı gerektiriyor.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Yenilebilir Buzlu Ürünlerin “Dondurma” Adıyla Satışı Yasaklandı mı?
Cruise Gemisindeki Hantavirüs Salgını Yeni Bir Pandemi Riski Taşıyor mu?
Yapay Zekanın Ekonomiye Getirdiği Büyüme Yeni Eşitsizliklere Yol Açıyor
1937’de Kadıköy’de Dondurma Yapma Dersi İlanını Gösteren Görsel Orijinal mi?
Türkiye'de İş Cinayetleri: Hangi Sektörlerde İşçi Ölümleri Daha Fazla?
Google Yayıncılığı Bitiriyor mu? Yeni Algoritma ve Yapay Zeka
Türkiye’de Haftada 4 Gün Mesai Uygulamasına Geçilecek mi?
Spotify Türkiye’de 1 Haziran İtibarıyla Ödeme Sistemini ABD Dolarına Çevirecek mi?
İstanbul’da Formula 1 Aracının Önünden Geçen Kediyi Gösteren Video Gerçek mi?
Görüntüler Kuzey Kore’deki Yaşamı mı Gösteriyor?