
RTÜK’ün 2025 Yılı Ceza Karnesi
Politika
İlk yayın :
25 Şubat 2026
19 Mart günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp, tutuklanmasıyla başlayan süreçte öne çıkan devlet kurumlarından biri de Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) oldu. RTÜK başkanı Ebubekir Şahin İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki olarak gerçekleştirilen eylemleri haberleştiren televizyon kanallarını önce uyardı, sonrasında ise RTÜK, eylemleri yayınlayan televizyon kanalları için rekor cezalar açıkladı. Sözcü TV’ye 10 gün yayın durdurma cezası verilirken, Halk TV'deki ‘Gündem Özel’ ve Tele 1'deki ‘Haber 13’ programları için ise 5 kez program durdurma cezası ve % 5 idari para cezası verildi. RTÜK başkanı Şahin’in kamuoyu önündeki tutumu ve ceza kararları, kurumun tarafsızlığıyla ilgili birçok tartışmayı da yeniden alevlendirdi.
RTÜK Ne Yapar?
RTÜK 1990’lı yılların başında Türkiye’de özel radyo ve televizyon yayıncılığının içinde bulunduğu kaotik ve düzensiz sürece cevap olarak kurulan bir kamu kurumu. Bu yıllarda Cem Uzan ve Ahmet Özal’ın Magic Box kanalı yurtdışından kaçak olarak yayın yaparak TRT’nin tekelini kırmış ve kısa sürede benzer yöntemlerle Tele ON, Cine 5, Show TV ve HBB gibi birçok kanal ortaya çıkmıştı. 1993’e gelindiğinde izinsiz yayın yapan yüzlerce televizyon kanalı ve 1500’e yakın özel radyo bulunuyordu. Frekansların izinsiz kullanımının yanı sıra yayın içerikleri açısından da aşırılıkların olduğu bu dönemde yasadışı verici kullanan tüm radyo ve televizyon kanallarının kapatılması gibi kamuoyunda tepki çeken kararlar da alındı. En sonunda ise 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun 20 Nisan 1994’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usulleri düzenliyordu.
RTÜK kuruldu fakat kurumun sorumlulukları, üye seçimi gibi konularla 2000li yılların başından itibaren meclis ve kamuoyunun gündeminden hiç eksik olmadı. 3984 sayılı kanun 2011’de yerini 6112 sayılı Radyo ve Televi̇zyonların Kuruluş ve Yayın Hi̇zmetleri̇ Hakkında Kanun’a bıraktı. Bu kanunun 37. maddesine göre RTÜK, yayın hizmetlerinde ifade özgürlüğünü, haber alma hakkını ve düşünce çeşitliliğini güvence altına almak için gerekli tedbirleri alan; medya hizmet sağlayıcılarının yayın lisanslarını düzenleyen ve denetleyen; yayın hizmetlerinin hukuki ve teknik standartlara uygunluğunu kontrol eden ve aykırılıklar halinde yaptırım uygulayan bir kamu kurumu.
Mevcut durumda RTÜK, TBMM tarafından seçilen dokuz üyeden oluşuyor. Üyeler, en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş, mesleğinde kamu veya özel sektörde en az on yıl görev yapmış, mesleki yeterliliğe sahip, devlet memuru olabilme niteliğine sahip ve otuz yaşını doldurmuş adaylar arasından belirleniyor. Seçimde siyasi parti grupları, TBMM’deki üye sayısı oranında belirlenen kontenjanlarına düşen üye sayısının iki katı kadar aday gösteriyor ve üyeler, TBMM Genel Kurulunda, her siyasi parti grubuna düşen kontenjana göre bu adaylar arasından seçiliyor. Üyelerin görev süresi altı yıl ve her iki yılda bir üyelerin üçte biri yenileniyor. Şubat 2026 itibarıyla RTÜK’te AK Parti’nin 4, CHP’nin 2, MHP, DEM Parti ve İYİ Parti’nin 1’er üyesi bulunuyor.
Yaptırımlarıyla Öne Çıkan Bir Kurum
RTÜK’ün siyasi parti kontenjanları üzerinden belirlenen yapısı, kurumun aldığı kararların ve uyguladığı yaptırımların kamuoyunda sıkça tartışılmasına neden oluyor. Bu tartışmaların odağında, RTÜK’ün siyasi angajmanlardan ne ölçüde bağımsız hareket ettiği sorusu yer alıyor. 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında RTÜK’ün üst kurul kararlarındaki cezalara ilişkin güncel bir çetele oluşturduk.
Öncelikle, RTÜK’ün para cezası verirken dayandığı mevzuattaki bazı hususlara değinmek gerekiyor. RTÜK, bir kuruma para cezası uygularken, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aya ait brüt ticari iletişim geliri beyanı üzerinden yüzde 2 ile yüzde 5 arasında bir oran belirleyerek ceza miktarını hesaplıyor. İdari para cezası, radyo kuruluşları için en az 1000 Türk Lirası, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için ise en az 10.000 Türk Lirası olmak zorunda. Bu sistem nedeniyle, ulusal kanalların brüt gelirleri tematik kanallara göre daha yüksek olduğundan, ulusal kanallar daha az sayıda ceza alsalar bile mutlak para cezası miktarı olarak tematik kanallardan daha fazla ödeme yapıyorlar.
RTÜK, Son Bir Yılda 144 Milyon Lira Para Cezası Verdi
RTÜK kararları incelendiğinde, kurumun yayıncı kuruluşlara toplamda 144.215.229 milyon lira idari para cezası verdiği görülüyor. RTÜK’ün kendi sitesinde yayınladığı kararlara göre üst kurul 2025 yılı içerisinde yayın durdurma gibi cezaların da dahil olduğu 86 ceza kararı açıkladı. 86 ceza kararının 44’ü Tele1, Sözcü Tv ve Halk Tv için alındı.
En fazla para cezası kesilen televizyon kanalı Now oldu. Disney’in sahibi olduğu kanal, 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 69,9 milyon lira para cezası ödedi. Kanala en çok ‘Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık ilkelerine aykırılık’ ve ‘Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez’ gerekçeleri ile ceza verildi.
Listenin ikinci sırasında Kanal D yer alıyor. Demirören Medya’ya ait kanal hakkında 2025 senesinde yalnızca bir ceza açıklandı. 8 Kasım 2025 tarihinde yayınlanan Güller ve Günahlar isimli dizide geçen bir sahnenin Türk Kültürü ve aile yapısına uymaması nedeniyle Kanal D’ye 18,7 milyon lira para cezası verildi.
Üçüncü sırada ise Tv8 yer alıyor. Acun Medya’nın sahibi olduğu Tv8 de tıpkı Kanal D gibi bu sene RTÜK’ten yalnızca bir kez para cezası aldı. 16 Ocak 2025 ve 18 Ocak 2025’te yayınlanan Survivor programında yaşanan tartışmanın şiddete özendirdiği gerekçesiyle kanala 17.8 milyon lira para cezası verildi.
2025 yılında RTÜK’ten en çok ceza alan iki televizyon kanalı bulunuyor. Sözcü Tv ve Tele 1, 2025 yılı içerisinde 15’er ceza aldı. Sözcü Tv en çok ‘İnsan onuruna, özel hayatın gizliliğine aykırılık veya küçük düşürücü ifadeler’ ve ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ gerekçesiyle ceza aldı. Tele 1’e verilen cezalar ise çoğunluk olarak ‘İnsan onuruna, özel hayatın gizliliğine aykırılık veya küçük düşürücü ifadeler’ ve ‘Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez’ gerekçeleriyle verildi.
İki kanalın hemen arkasında ise 2025 yılında RTÜK’ten toplam 14 ceza alan Halk Tv yer alıyor. Halk Tv’ye verilen cezaların çoğunluğunda ise ‘Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez’ ve ‘Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine aykırılık’ gerekçeleri yer alıyor.
Listede yer alan Star Tv de 1 sene içerisinde 2 ceza alırken bu cezaların tamamı toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka aykırılık gerekçesiyle verildi. Sözcü Tv, Halk Tv ve Tele 1’e verilen cezaların büyük bir kısmının ise 19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla yaşanan süreçte yapılan yayınlarla alakalı olarak verildiği görülüyor.
Bu dönemde Halk Tv ve Sözcü Tv için verilen 10 günlük yayın durdurma cezaları ise medyada epey tartışıldı. Halk Tv’ye verilen ceza için yürütmeyi durdurma kararı verilse de Sözcü Tv bu dönemde halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasıyla 10 gün karartıldı. RTÜK, 19 Mart süreci ile alakalı söylemlere 2025 yılında 21.1 milyon lira para cezası verdi.
Öte yandan, Now, Sözcü Tv ve Tele 1’in Bolu Kartalkaya’da yaşanan yangın faciasında yaptığı yayınlarda da RTÜK, Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez gerekçesiyle para cezası verdi. Yangın faciası ile ilgili yayınlardaki söylemler nedeniyle RTÜK toplam 11.4 milyon lira para cezası uyguladı.
Tele 1’de 25 Eylül 2025’te yayınlanan Türkiye'nin Yönü isimli programda ‘RTE’nin Netenyahu’dan ne farkı var?’ yazısı KJ’nin ekranda bir süre kalmasının ardından RTÜK, İnsan onuruna, özel hayatın gizliliğine aykırılık veya küçük düşürücü ifadeler gerekçesiyle kanala ceza verdi.
RTÜK’ün 2025 yılında verdiği cezaların çoğunlukla kendisini muhalif olarak sınıflandıran kanallara verilmiş olması ise göze çarpıyor. Sonuç olarak, RTÜK’ün uyguladığı idari para cezalarının dağılımında siyasi ve editoryal çizgilerin etkili olduğu yönünde güçlü bir izlenim oluşuyor. Özellikle hükümete eleştirel yayın yapan kanallara daha ağır yaptırımlar uygulanması, iktidara yakın çizgide yayın yapan kuruluşlara ise daha toleranslı bir yaklaşım sergilenmesi, kurumun tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusunda kamuoyunda ciddi tartışmalar yaratıyor.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
CHP Medyasında Heykel Tartışmalarını Gösteren Televizyon Programı Gerçek mi?
Modern Devletin Gösteri Alanı: Mega Projeler ve Gerçek Maliyetler
1946’dan Günümüze Türkiye’nin Değişen Seçim Sistemleri
Sigortacıdan “Basiretli Tüccara”: TMSF’nin Dönüşümü
Yapay Zeka Nerede Duracağını Biliyor mu?
İfade Özgürlüğü ve Dijital Yayıncılık: RTÜK’ün Platform Denetimi
Video Sözcü Tv’nin Yaptığı Güncel Bir Anketi mi Gösteriyor?
RTÜK, Halk TV’ye Ceza Olarak Mustafa Yıldızdoğan’ın “Türkiyem” Şarkısını Çalma Zorunluluğu mu Getirdi?
Reuters Dijital Haber Raporu
9 Kat Çıktıktan Sonra Bahşiş Alamadığı İçin Siparişi Isıran Kurye İddiası Doğru mu?