Sosyal medyada ve haber sitelerinde son günlerde “Google 32 milyon sivrisineği doğaya salacak” başlığıyla paylaşılan bir iddia dolaşıyor. İddia kulağa en başta bir komplo teorisi ya da uydurma gibi gelse de aslında yanlış sayılmaz. Çünkü ABD Çevre Koruma Ajansı’na (EPA) Google LLC adına yapılmış iki ayrı deneysel kullanım izni başvurusu var. Fakat iddianın dolaşıma girdiği hali eksik ve bazı soru işaretleri barındırıyor. Öncelikle ortada henüz onaylanmış bir salım programı olmadığını belirterek başlayalım. Google gerçekten 32 milyon sivrisinek mi salacak, bilimsel terimlere fazla takılmadan anlatmaya çalışacağız. Çünkü konu aslında epey teknik. 
EPA’ya yapılan başvurulardan ilki, Culex quinquefasciatus türü erkek sivrisineklerle ilgili. Halk arasında 'güney ev sivrisineği' olarak da bilinen bu tür, genellikle gece saatlerinde beslenen ve Batı Nil virüsü gibi hastalıkların taşınmasında başrol oynayan yaygın bir sivrisinek çeşidi. 

 Culex quinquefasciatus

Mayıs 2026’da Federal Register’da yayımlanan bildirime göre Google LLC, “Wolbachia” taşıyan canlı erkek Culex quinquefasciatus sivrisineklerini California ve Florida’da iki yıl boyunca test etmek için deneysel kullanım izni istedi. Belgeye göre Florida ve Kaliforniya’da ayrı ayrı olarak birinci yıl 16 milyon ve ikinci yıl 16 milyon olmak üzere erkek sivrisinek salınımı öneriliyor. Bu nedenle 32 milyon ifadesi aslında bir eyaletteki iki yıllık üst sınıra denk geliyor. İki eyaletin tamamı birlikte düşünüldüğünde, salınım 64 milyona kadar çıkıyor. 
64 M
Kaliforniye ve Florida'da toplam planlanan sivrisinek salım sayısı
İkinci başvuru ise Nisan 2026’da yayımlanan Aedes albopictus dosyası. Gövdesindeki siyah-beyaz çizgiler nedeniyle 'Asya kaplan sivrisineği' olarak da anılan bu tür ise, genellikle gündüzleri ısıran ve dang humması, Zika, chikungunya gibi virüsleri bulaştırmasıyla tanınan istilacı bir sivrisinek çeşidi.

Aedes albopictus 

Bu dosyada Google LLC, Wolbachia taşıyan erkek Aedes albopictus sivrisinekleri için New Jersey’de üç yıl, Kaliforniya ve Florida’da iki yıl sürecek bir deneysel kullanım izni istedi. Bu ayrım önemli çünkü haberlerde Culex ve Aedes dosyaları tek bir projeymiş gibi anlatılıyor ve buna bağlı olarak Batı Nil, Zika, dengue ve chikungunya gibi hastalık adları da aynı yerde geçiyor.

Başvuru var fakat onaylandı mı?

Bazı haberlerde bu projeler kabul edilmiş gibi ifade edilse de EPA şu an için bu salıma onay vermiş değil. EPA’nın 27 Mayıs 2026 tarihli açıklamasında, kurumun ABD’de genetiği değiştirilmiş sivrisineklerin salımına yakın zamanda izin verdiği iddiası yalanlandı. Açıklamada daha önce verilmiş bir deneysel kullanım izninin 2024’te sona erdiği, ABD’de şu anda yetkilendirilmiş bir salım olmadığı ve izinsiz salımın ihlal sayılacağı belirtiliyor.
EPA bu süreçte Google LLC’nin başvurusunu aldığını ve kamu yorumuna açtığını duyursa da başvurunun incelenmesinin ardından iznin verilip verilmeyeceğine daha sonra karar verilecek. Yani bu aşamada “Google sivrisinekleri doğaya salıyor” demek de, “EPA bunu onayladı” demek de doğru değil. 

Peki bu sivrisineklerle ne yapılmak isteniyor?

Google’ın Debug projesinde anlatılan yöntem, doğaya rastgele “ısıran sivrisinek” bırakmak değil. Yöntem, Wolbachia adlı doğal bir bakteriyi taşıyan erkek sivrisineklerin salınmasına dayanıyor. Debug’ın açıklamasına göre Wolbachia taşıyan erkek sivrisinek, Wolbachia taşımayan dişiyle çiftleştiğinde dişinin yumurtaları döllense de gelişemiyor. Böylece hedef türün nüfusu nesiller içinde azaltılmaya çalışılıyor. Burada bakterinin erkek sivrisineklere yüklendiği ayrıntısı önemli. Çünkü insanları ısıran sivrisinekler yalnızca dişi olanlar ve dişiler bunu yumurta üretebilmek için yapıyorlar. Erkek sivrisinekler ise insanları ısırmaz ve nektarla beslenir. Bu nedenle Wolbachia taşıyan erkek sivrisinek salımı, mantık olarak insanları ısıracak yeni bir sivrisinek dalgası yaratmaya değil, doğadaki hedef sivrisineklerin üreme döngüsünü kırmaya dayanıyor.
Wolbachia da bu tartışmanın merkezindeki ana kavram. CDC’ye göre Wolbachia böceklerde yaygın bulunan bir bakteri türü ve insanları ya da diğer hayvanları hasta etmiyor. Ayrıca Wolbachia taşıyan sivrisinekler teknik olarak genetiği değiştirilmiş sivrisinekler değil. Debug da bu yöntemi “kimyasal yok, toksin yok, modifikasyon yok” şeklinde tanımlıyor. Bu yüzden “genetiği değiştirilmiş sivrisinekler salınıyor” anlatısı da doğru değil. 
Projenin amacı sivrisinek kaynaklı hastalık riskini azaltmak. Culex türleri, Batı Nil virüsü ve St. Louis ensefaliti gibi hastalıkların dolaşımında rol oynayabiliyor. CDC’ye göre Batı Nil virüsü, ABD’nin bitişik eyaletlerinde sivrisineklerle yayılan hastalıkların başlıca nedeni. Kaliforniya’nın resmi Batı Nil portalı da 2003’ten bu yana eyalette 8 binden fazla insan vakası ve 400’den fazla ölüm bildirildiğini belirtiyor. 
Aedes tarafında ise dengue, Zika ve chikungunya gibi hastalıklar öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü de dengue vakalarının son yıllarda ciddi biçimde arttığını, 2024’te 14,6 milyondan fazla bildirilen vaka ve 12 binden fazla dengue bağlantılı ölüm kaydedildiğini aktarıyor. Bu tablo, sivrisinek kontrolünün “rahatsız edici böceklerle mücadele”den daha fazlası olduğunu, aslında bir halk sağlığı konusu olduğunu gösteriyor.

Yöntem daha önce denenmiş mi?

Wolbachia temelli sivrisinek kontrolü tamamen yeni bir fikir değil. CDC, Teksas, Kaliforniya, Singapur, Tayland, Meksika ve Avustralya gibi yerlerde Wolbachia taşıyan sivrisineklerin hedef sivrisinek türlerini azaltmak için kullanıldığını aktarıyor. 2020’de Nature Biotechnology’de yayımlanan Fresno çalışmasında ise 2018’de 14,4 milyon erkek Wolbachia taşıyan Aedes aegypti sivrisineğinin salındığı ve pik sezonda dişi sivrisinek sayısının kontrol bölgelerine göre yüzde 95,5 daha düşük ölçüldüğü raporlandı. 
Singapur’daki Project Wolbachia örneği de bu alandaki en görünür uygulamalardan biri. Singapur Ulusal Çevre Ajansı, 2022-2024 çok sahalı çalışmanın Aedes aegypti nüfusunda belirgin düşüş ve bölgede yaşayanlar için yüzde 70’ten fazla dengue riski azalması gösterdiğini duyurdu. Fakat bu sonuçlar, her yeni tür ve her yeni saha için aynı etkinin oluşacağı anlamına gelmiyor. 

Bu projeyi neden Google yapıyor?

Bu sorunun yanıtı “Google sivrisinek işine girdi” demekten biraz daha karmaşık. Resmi 2026 başvurularında başvuru sahibi Google LLC olarak görünse de şirket yapısını netleştirmekte fayda var. Google, aslında Alphabet Inc.’in bağlı şirketlerinden biri. Debug ise tamamen ayrı ve bağımsız bir şirket değil, doğrudan sivrisinek kaynaklı hastalıkları azaltmak için çalışan bir “Google girişimi”. 12 Mayıs 2026 tarihli Singapur duyurusunda da proje “Debug by Google” adıyla sunuluyor. 
Peki bir teknoloji şirketi neden sivrisineklerle uğraşıyor derseniz sebebi Google’ın sahip olduğu teknoloji. Çünkü hastalık taşıyan sivrisinekleri geniş çapta kontrol altına almak sadece biyolojik bir süreç değil, milyonlarca sivrisineğin üretimi ve dağıtımı için ciddi bir otomasyon altyapısı gerekiyor. 
Wolbachia yönteminin işlemesi için doğaya sadece ısırmayan erkek sivrisineklerin salınması şart. Debug, Wolbachia bakterisi gibi biyolojik bir çözümü sahada güvenle uygulayabilmek için özel yazılımlar, donanım otomasyonu ve yapay zekanın kesiştiği uçtan uca robotik sistemler kullanıyor.  Örneğin, doğaya salınacak olan ısırmayan erkek sivrisinekleri dişilerden ayırmak gibi son derece kritik bir görev, Google'ın tescilli yapay zeka destekli bilgisayarlı görü modelleriyle çözülüyor. Bu sineklerin şehirlerde doğru noktalara verimli bir şekilde bırakılması da yazılımla çalışan otomatik salım sistemleriyle yapılıyor. Özetle cevap sorunun içinde gizli. Teknoloji devi Google, bildiğimiz donanım ve yazılım gücünü küresel bir halk sağlığı sorununun çözümü için kullanıyor.