Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2015-2019 Stratejik Planı, yerli kömürden üretilen elektriği 2013'teki 32,9 milyar kilovatsaatten 2019'a kadar 60 milyar kilovatsaate çıkarmayı hedefliyordu. Gerekçe enerji güvenliğiydi: kendi kömürünü yakan bir ülke, dışarıdan aldığı yakıta daha az bağımlı olacaktı.
Aradan on yıl geçti. Türkiye bugün gerçekten çok daha fazla kömür yakıyor: kömürden üretilen elektrik 2013'ten 2024'e neredeyse iki katına çıktı. Ama bu artışın büyük kısmı yerli değil, ithal kömürden geldi.
Hedef tutmadı, ithal kömür öne geçti
Yerli kömürden, yani linyit, taş kömürü ve asfaltitten üretilen elektrik hiçbir yıl 60 milyar kilovatsaate ulaşmadı. En yüksek değer 2019'daki 52,5 milyar kilovatsaatti. O yıldan sonra üretim geriledi: 2024'te 47,6, 2025'te 44,3 milyar kilovatsaat.
İthal kömür ise ters yönde ilerledi. TEİAŞ verilerine göre ithal kömürden üretim 2013'te 29,5 milyar kilovatsaatti, 2024'te 75,4 milyar kilovatsaate çıktı. İthal kömür 2015'te yerli kömürü geçti ve o tarihten beri hep önde. 2025'te kömürden üretilen her 10 birim elektriğin 6'sından fazlası ithal kömürdendi.
Show more

Toplamda kömür bugün Türkiye'nin elektriğinin üçte birini karşılıyor. 2013'te bu oran dörtte birin biraz üzerindeydi.
Yerliliği kömür değil, rüzgar ve güneş artırdı
Asıl ironi başka bir göstergede saklı. TEİAŞ'a göre elektrik üretiminde yerli kaynakların payı 2013'te yüzde 43'tü, 2024'te yüzde 60'a çıktı. Yani yerli kaynakla enerji güvenliği hedefi, genel tabloda büyük ölçüde gerçekleşmiş görünüyor.
Bu artışı yerli kömür sağlamadı. Aynı dönemde yenilenebilir kaynaklardan üretim 69,5 milyar kilovatsaatten 164,3 milyar kilovatsaate çıktı, iki katının da üzerinde. Yerli kömürden üretim ise yaklaşık 13 milyar kilovatsaat arttı.
Kömürün kendi içindeki tablo bunun tersi. 2013'te kömürden üretilen elektriğin yarısından azı ithal kömürdendi, 2025'te bu oran yüzde 63'e ulaştı. Enerji güvenliği gerekçesiyle savunulan kömür, elektrik sisteminin dışa en bağımlı parçalarından biri hâline geldi.
Faturanın görünmeyen kısmı
İthal kömürün bir döviz bedeli var. Ember'in hesabına göre elektrik üretimi için yapılan kömür ithalatı, enerji fiyatlarının tırmandığı 2022'de yaklaşık 5,3 milyar dolara ulaştı ve bir önceki yılın iki katına çıktı. Aynı yıl ithal kömürün neredeyse yarısı Rusya'dan geldi.
Elektrik faturasına hiç yansımayan bir bedel daha var: sağlık. Kömür santrallerinin yaydığı partikül madde, kükürt dioksit ve azot oksitler, solunum ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkilendiriliyor. Türkiye için bu maliyeti hesaplayan çalışmalar sınırlı ve çoğu çevre ve sağlık örgütlerinden geliyor. Sağlık ve Çevre Birliği'nin (HEAL) 2015 raporu, kömürlü santrallerin yıllık sağlık maliyetini 3,6 milyar avro olarak tahmin etmişti. Aynı kuruluşun 2022 raporu ise kömürden 2030'da çıkılması hâlinde 100 binden fazla erken ölümün önlenebileceğini hesaplıyor.
Bu rakamlar yönteme göre değişen tahminler ve kesin değil. Ama yakılan kömür miktarı açık: TEİAŞ verilerine göre santrallerde 2017'de 85,6 milyon ton kömür yakıldı, 2024'te bu miktar 101,5 milyon tona çıktı.
Bir yanda alım garantisi, öte yanda karbon fiyatı
Kömür politikası bugün iki ayrı yöne çekiliyor. Kasım 2025'te yerli kömürle çalışan santrallere, EÜAŞ ile sözleşme yapmaları şartıyla 2029 sonuna kadar alım garantisi verildi. Sektör derneği bu adımı, 2024'teki düşük elektrik fiyatları yüzünden zarar eden santraller için kapanma riskine karşı bir önlem olarak değerlendirdi. On yıl sonra yerli kömür hâlâ piyasada kendi başına ayakta duramıyor.
Temmuz 2025'te yürürlüğe giren İklim Kanunu ise emisyon ticaret sistemini başlattı. Pilot dönem elektrik üretimini de kapsıyor. Şimdilik izinlerin tamamı ücretsiz ve 2026 yalnızca raporlama yılı. Fiyat mekanizması 2027'de devreye girecek, ücretsiz tahsisatın ne zaman ve ne hızla azalacağı ise henüz belli değil.
Kömürün sağlığa ve iklime verdiği zarar uzun süre kimsenin faturasına yazılmadı. Karbon fiyatı bu maliyetin bir kısmını ilk kez santral sahibine yükleyebilir. Alım garantisi ise yerli kömürün piyasada karşılanamayan maliyetini kamuya taşıyor. Önümüzdeki yıllarda hangisinin ağır basacağı, kömürün Türkiye elektriğindeki yerini de belirleyecek.