
Dinamitten Barışa Nobel Ödülleri
Bilim & TeknolojiPolitikaKültür ve Sanat
İlk yayın :
8 Ekim 2026
Ekim ayı gelince Nobel Ödülleri de yeniden dünya gündeminin merkezine yerleşiyor. 2026’da takvim 5 Ekim’de tıpla başladı. 6 Ekim’de fizik, 7 Ekim’de kimya, 8 Ekim’de edebiyat, 9 Ekim’de barış ve 12 Ekim’de ekonomi ödülü açıklanıyor. Birkaç güne yayılan bu süreçte her gün başka bir isim öne çıkıyor ama Nobel’in hikayesi, yalnızca kazananlardan çok daha eskiye gidiyor.
Nobel Ödülleri, İsveçli mucit ve sanayici Alfred Nobel’in 1895’te hazırladığı vasiyetine dayanıyor. Dinamitin geliştirilmesiyle tanınan Nobel, yaşamı boyunca 355 patent aldı ve büyük bir servet biriktirdi. Vasiyetinde servetinin büyük bölümünün bir fona aktarılmasını ve buradan elde edilen gelirin insanlığa en büyük faydayı sağlayan kişilere verilmesini istedi. Ödüllerin fizik, kimya, fizyoloji veya tıp, edebiyat ve barış olmak üzere beş alanda verilmesini öngördü.
Alfred Nobel (Kaynak: https://www.nobelpeaceprize.org/nobel-peace-prize/history/alfred-nobel)
Alfred Nobel 1896’da hayatını kaybetti. Vasiyetinin uygulanması birkaç yıl süren hukuki ve idari sürecin ardından mümkün oldu. Nobel Vakfı 1900’de kuruldu ve ilk Nobel Ödülleri 1901’de verildi. Bugün fizik ve kimya ödüllerini İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, tıp ödülünü Karolinska Institutet bünyesindeki Nobel Meclisi, edebiyat ödülünü İsveç Akademisi, barış ödülünü ise Norveç Parlamentosu tarafından seçilen Nobel Komitesi belirliyor. Ekonomi ödülü ise Alfred Nobel’in vasiyetindeki beş ödülden biri değil. İsveç Merkez Bankası tarafından 1968’de Nobel anısına oluşturuldu ve ilk kez 1969’da verildi.
Nobel Tartışmaları
Nobel Ödülleri, yıllar içinde sadece kazananlarıyla değil, kimi zaman seçimlerin kendisiyle de tartışma yarattı. Alfred Nobel’in vasiyetinde yer almayan ekonomi ödülünün 1968’de İsveç Merkez Bankası tarafından eklenmesi, baştan beri Nobel ailesinin itirazına yol açtı. Asıl tartışmalar ise çoğunlukla Barış Ödülü etrafında döndü. Vietnam Savaşı’nı sona erdirmeyi amaçlayan görüşmelerde rol alan ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile Kuzey Vietnamlı diplomat Le Duc Tho’ya 1973’te verilen ödül, savaşın sürmesi nedeniyle tepki çekti. Le Duc Tho, ülkesinde barışın sağlanmadığını söyleyerek ödülü reddetti; komiteden iki üye de bu karar nedeniyle istifa etti. Barack Obama’nın 2009’da, ABD başkanlığına başlamasından yalnızca aylar sonra ödüllendirilmesi de erken bulundu. Son yıllarda Donald Trump da özellikle Orta Doğu’daki diplomatik girişimleri üzerinden Nobel Barış Ödülü’nü hak ettiğini sık sık dile getirirken, farklı ülkelerden bazı siyasetçiler de onu aday gösterdiklerini açıkladı.
Nobel’in tartışmalı taraflarından biri de kadınların ödüllerdeki yeri. 1901-2025 arasında Nobel ve ekonomi ödülleri kadınlara 68 kez verildi. Ödül alan toplam 67 farklı kadın var ve Marie Curie iki kez ödül kazanan tek kadın. Fakat sayı, tek başına bütün hikayeyi anlatmıyor. Çünkü Nobel’in kendi arşivinde yer alan örnekler, kadınların uzun yıllar bilim dünyasına erkeklerle aynı koşullarda giremediğini gösteriyor. Fizikçi Maria Goeppert Mayer kariyerinin büyük bölümünde maaşsız ve kadrosuz çalışırken, Rosalyn Yalow kadın olmanın fizik alanında ilerlemeyi zorlaştırdığı bir dönemde kariyer yaptı. Yani Nobel’deki kadın temsilini sadece ödül komitelerinin tercihleriyle değil, bilimin tarihsel olarak kimlere ne kadar alan açtığıyla birlikte düşünmek gerekiyor.
Maaşsız ve kadrosuz çalışmasına rağmen 1963’te Nobel fizik ödülünü kazanan Maria Goeppert Mayer (Kaynak: https://www.nobelprize.org/stories/women-who-changed-science/maria-goeppert-mayer/)
Nobel Ödülleri Neden Keşiften Yıllar Sonra Veriliyor?
Nobel’in tartışılan bir başka özelliği ise özellikle bilim ödüllerinde ortaya çıkıyor: Ödül çoğu zaman keşfin yapıldığı yıl değil, yıllar hatta onlarca yıl sonra geliyor. Bunun temel nedeni oldukça basit: Yeni bir bulgunun gerçekten önemli olup olmadığını anlamak zaman alıyor. Başka araştırmacıların sonucu sınaması, doğrulaması ve keşfin bilime ne kattığının görülmesi gerekiyor. Nobel Vakfı da bir çalışmanın ancak deneyim veya uzman incelemesiyle olağanüstü öneme sahip olduğu ortaya çıktıktan sonra ödüllendirilebileceğini belirtiyor.
Nobel tarihi bu durumun çarpıcı örnekleriyle dolu. Barbara McClintock, genlerin kromozom üzerinde yer değiştirebildiğini 1940’lı ve 1950’li yıllardaki çalışmalarında ortaya koymasına rağmen Nobel Tıp Ödülü’nü 1983’te aldı. Peyton Rous ise tavuklarda kansere yol açabilen bir virüsü 1911’de yayımladığı çalışmayla gösterdi ama Nobel Tıp Ödülü ona ancak 1966’da verildi. Nobel Vakfı da bilimsel keşiflerin öneminin kimi zaman ancak yıllar sonra anlaşılabildiğini ve bilim dünyasının yeni sonuçları tekrar deneyerek sınadığını açıkça söylüyor.
1983 yılında Nobel Tıp Ödülü’nü kazanan Barbara McClintock (Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Barbara_McClintock#/media/Dosya:Barbara_McClintock_(1902-1992)_shown_in_her_laboratory_in_1947.jpg)
Ancak belirtmek gerekir ki bu beklemenin bir sınırı da var. Nobel Vakfı tüzüğüne göre 1974’ten bu yana hayatını kaybetmiş bir kişi ödüle seçilemiyor. Bir isim ödül açıklandıktan sonra hayatını kaybederse ödül yine verilebiliyor. Kuralın tek istisnası 2011’de yaşandı: Ralph Steinman’ın açıklamadan üç gün önce öldüğü sonradan anlaşılmasına rağmen ödül geri alınmadı. Bu nedenle Nobel, çoğu zaman keşfin yapıldığı anı değil, o keşfin değerinin bilim dünyasında iyice anlaşıldığı noktayı ödüllendiriyor.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Atatürk’ün Salih Bozok’a Latife Hanım’dan ve Aşk Hayatından Söz Ettiği Belge Gerçek mi?
2024 Yerel Seçimlerinden Bu Yana Türkiye'de Belediye Yönetimlerinin Değişimi
Yeni Düzenlemeyle Ehliyete Üst Yaş Sınırı Getirildi mi?
Türkiye’de Devlet Arşivlerinde Bir Belgenin Peşine Nasıl Düşülür?
VPN Kullananlara Günlük 8 Bin Dolar Para Cezası mı Verilecek?
Bir Okul Saldırısı Başlamadan Önlenebilir mi?
Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne Türkiye Aleyhine Açtığı Davayı Kazandığı İddiası Doğru mu?
Adalar Belediyesi İlk Kez mi AK Parti Tarafından Yönetiliyor?
Araştırmalar ve Makaleler Sosyal Medyada Nasıl Çarpıtılıyor?
Şeker Hastalığını Bitiren Bir Kür Var mı?