Yazar:
Gül Hür
İddia şöyle;

Bir X kullanıcısı tarafından 20 Eylül 2026 tarihinde yapılan bir paylaşımda, Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne Türkiye aleyhine açtığı davayı kazandığı iddia edildi.

İddia KISMEN YANLIŞ
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) paneli, Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli araçlara ve bazı hibrit araçlara uyguladığı ek mali yükümlülükler ile ithalat izin şartlarını DTÖ kurallarına aykırı buldu. Ancak Çin’in bazı araç gruplarına ilişkin diğer iddialarını kabul etmedi.
Panel raporu henüz kabul edilmiş nihai bir DTÖ kararı değil. Tarafların ortak talebiyle raporun ele alınması 27 Ekim 2026’ya ertelendi.
Çin’in DTÖ’ye yaptığı resmi başvuruda, Türkiye’nin araçları vergilerle üç katına sattığı veya haksız kazanç elde ettiği yönünde bir iddia bulunmuyor.
DTÖ Çin’in Bazı İtirazlarını Kabul Etti
Çinli otomobil üreticilerinin özellikle elektrikli araç pazarındaki hızlı büyümesi, son yıllarda otomotiv ticaretini önemli bir dış ticaret konusu haline getirdi. Çin, 2025’te dünyadaki elektrikli otomobil üretiminin yaklaşık dörtte üçünü gerçekleştirirken, Çinli üreticiler küresel elektrikli otomobil satışlarının %60’ını oluşturdu. Türkiye de bu süreçte Çin’den ithal edilen otomobillere yönelik ek vergiler uygulamaya başladı. Haziran 2024’te ek verginin kapsamı benzinli ve hibrit otomobilleri de kapsayacak şekilde genişletildi.
Bu uygulamalar, Türkiye ile Çin arasında Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) taşınan bir uyuşmazlığa dönüştü. Çin, Ekim 2024’te Türkiye’nin Çin menşeli araçlara yönelik ek vergi ve ithalat uygulamaları hakkında DTÖ’ye başvuruda bulundu. Uyuşmazlığı inceleyen panelin raporu 28 Temmuz 2026’da yayımlandı. Bu raporun ardından sosyal medya platformlarında, Çin’in Türkiye’ye karşı açtığı davayı kazandığı ve DTÖ’nün Çin’i haklı bulduğu iddiası dolaşıma girdi.
Paylaşımda yer alan iddiaya dayanak olarak Çin Ticaret Bakanlığı’nın 28 Temmuz 2026 tarihli açıklamasının ekran görüntüsü kullanılmış. Ekran görüntüsü, Çin Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan gerçek açıklamaya ait. Açıklamada, DTÖ panelinin Çin’in başvurusunu desteklediği ve Türkiye’nin bazı uygulamalarını DTÖ kurallarına aykırı bulduğu belirtilerek karar memnuniyetle karşılanıyor. Bakanlık ayrıca Türkiye’nin uygulamalarının Çin’in meşru ticari çıkarlarına ciddi zarar verdiğini belirtiyor. Ancak açıklamada Türkiye’nin elektrikli araçları vergilerle üç katına sattığı veya bu yolla haksız kazanç elde ettiği yönünde bir ifade yer almıyor. Aynı ifadeler Çin’in Ekim 2024’te DTÖ’ye yaptığı resmi başvuruda da bulunmuyor. Çin, DTÖ sürecinde Türkiye’nin ek vergilerinin ve ithalat koşullarının ayrımcı olduğunu ve DTÖ kurallarını ihlal ettiğini savunmuş.

Çin Ticaret Bakanlığı’nın 28 Temmuz 2026 tarihli açıklaması

DTÖ’nün panel raporu, Çin’in başvurusundaki önemli itirazların bir bölümünü haklı buldu. Rapora göre Türkiye’nin Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara uyguladığı ek vergiler, Türkiye’nin DTÖ’de taahhüt ettiği gümrük vergisi sınırlarını aşıyordu. Panel ayrıca bazı hibrit araçlara yönelik ek vergiler ile ithalat izin sistemindeki beş satış sonrası hizmet şartının da DTÖ kurallarıyla uyumlu olmadığı sonucuna vardı. Bununla birlikte Çin’in bütün itirazları kabul edilmedi. Örneğin içten yanmalı motorlu araçlara yönelik ek vergiler konusunda Çin’in ihlal iddiasını yeterince ortaya koyamadığı belirtildi.
Peki DTÖ’de dava süreçleri nasıl işliyor? Taraflar önce istişare ediyor, çözüm çıkmazsa bir panel kuruluyor ve panel uyuşmazlığı inceleyerek raporunu yayımlıyor. Fakat panel raporu yayımlandığı anda bağlayıcı ve kesin bir karar haline gelmiyor. DTÖ kurallarına göre rapor, yayımlanmasından sonra Uyuşmazlıkların Halli Organı tarafından kabul edilirse bağlayıcı hale geliyor. Normal şartlarda bu kabul 60 gün içinde gerçekleşiyor. Ancak DTÖ Uyuşmazlıkların Halli Organı, 25 Eylül 2026’da Çin ve Türkiye’nin ortak talebini kabul ederek panel raporunun ele alınmasını 27 Ekim 2026’ya erteledi. Sürecin temyiz aşamasında ise ayrı bir sorun bulunuyor. DTÖ Temyiz Organı, boş üyelikler nedeniyle şu anda çalışamıyor. Türkiye de geçici çok taraflı temyiz tahkimi düzenlemesinin (MPIA) katılımcıları arasında değil. Bu nedenle olası bir temyiz, taraflar başka bir çözüm usulünde anlaşmadıkça raporun kabulünü belirsiz bir süre geciktirebilir. Bu nedenle paylaşımda Çin’in davayı kazandığı ve DTÖ’nün Çin’i haklı bulduğu yönündeki ifade, panel raporunun sonucunu olduğundan daha kesin aktarıyor. Panel Çin’in önemli itirazlarının bir bölümünü kabul etmesine rağmen tüm iddialarını haklı bulmadı. Üstelik rapor henüz kabul edilmiş nihai bir DTÖ kararı değil.
Vergiler Araç Fiyatını Üç Katına mı Çıkarıyor?
Türkiye’de otomobiller üzerindeki vergi yükü düşük değil. OECD’nin karşılaştırmalı verilerinde de Türkiye’de ÖTV ve %20 KDV’nin araçların vergisiz fiyatını önemli ölçüde artırabildiği görülüyor. Elektrikli otomobillerde ÖTV oranı da aracın motor gücü ve matrahına göre %25 ile %75 arasında değişiyor. Çin menşeli araçlara ayrıca uyuşmazlığa konu olan ek mali yükümlülükler uygulandı. Buna rağmen, Çin’den gelen her elektrikli otomobilin Türkiye’de vergiler nedeniyle üç katına satıldığını söylemek mümkün değil. Vergi yükü aracın özelliklerine göre değişiyor. DTÖ panel raporunda da Türkiye’nin araçları üç katına sattığı veya bu yolla haksız kazanç elde ettiği yönünde bir tespit bulunmuyor. Panelin kararı, bazı vergi ve ithalat uygulamalarının DTÖ kurallarıyla uyumlu olup olmadığıyla sınırlı.

Sonuç olarak;

Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne Türkiye aleyhine açtığı davayı kazandığı iddiası kısmen yanlış.