Yazar:
Gül Hür
İddia şöyle;

Bir X kullanıcısı tarafından 16 Şubat 2026’da yapılan bir paylaşımda, Japonya'da helal kesim etin, hoparlörden ezan okumanın, park ve kaldırımlarda toplu namaz kılmanın ve büyük cami inşa etmenin yasaklandığı iddia edildi

İddia YANLIŞ
Paylaşılan video, herhangi bir İslam yasağını değil, Ocak 2026’da Temsilciler Meclisi Başkanı’nın Anayasa’nın 7. maddesi uyarınca meclisin feshedildiğini okuduğu erken seçim kararını gösteriyor.
Japonya Anayasası’nın 20. maddesi din özgürlüğünü güvence altına alıyor, 14. maddesi ise din temelinde ayrımcılığı yasaklıyor. Helal kesim, ezan, toplu namaz veya cami inşasına dair resmi bir yasak kararı bulunmuyor.
Japonya’da yüz binlerce Müslüman yaşıyor, on binlercesi vatandaş ve cami sayısı yıllar içinde artmış durumda.
Video Japonya Meclis Başkanının Temsilciler Meclisi’ni Fesih Kararını Okuduğu Anları Gösteriyor
İddia, Japonya’da Başbakan Sanae Takaiçi’nin meclise sunduğu bir kanun teklifiyle helal kesim, hoparlörlerden ezan okunması, sokaklarda toplu namaz kılınması ve büyük cami inşa edilmesinin yasaklandığı yönünde.
Öncelikle Sanae Takaiçi’nin kim olduğuna bakmakta fayda var. Takaiçi, Ekim 2025’te Japonya’nın ilk kadın başbakanı ve Liberal Demokrat Parti’nin ilk kadın lideri. Ayrıca kendisi 1993’ten bu yana parlamentoda yer alan deneyimli bir siyasetçi. Şinzo Abe ve Fumiyo Kişida dönemlerinde bakanlık görevleri de üstlenmiş. Sanae Takaiçi’nin siyasi çizgisi genellikle muhafazakâr olarak tanımlanıyor. Japonya Anayasası’nın ülkenin savaş açmasını ve resmi bir ordu bulundurmasını sınırlayan 9. maddesinin değiştirilmesini savunuyor. Yani Japonya’nın askeri kapasitesinin ve güvenlik rolünün daha açık ve güçlü biçimde tanımlanmasından yana. Dış politikada ABD ile ittifakın daha da güçlendirilmesini ve Tayvan’a destek veren bir tutum alınmasını savunurken, iç politikada eşcinsel evlilik, kadınların imparator olabilmesi veya evli çiftlerin farklı soyadları kullanması gibi konularda daha geleneksel ve kısıtlayıcı pozisyonlar benimsiyor. Muhtemelen Takaiçi’nin muhafazakâr kimliği ve Japonya’daki göçmenlik tartışmalarının yoğunluğu sosyal medyada kendisiyle ilgili bazı yanlış bilgilerin yayılmasına neden oldu.
İddia gönderisinde yer alan diğer önemli unsur, iddianın birlikte paylaşıldığı video. Videodan alınan ekran görüntüler, Google Lens kullanılarak tersine görsel arama yöntemi ile aratıldığında ilgili videonun Japon kanallarında gösterildiği anlaşılıyor. Haberlerin YouTube üzerinden İngilizce altyazı ile izlenmesi ve açıklama kısmında yazdığına göre video, Temsilciler Meclisi Başkanı Nukaga Fukushiro’nın Japonya Anayasası’nın 7. maddesi uyarınca Temsilciler Meclisi’ni feshettiği anları gösteriyor. Ocak 2026’da Japonya Parlamentosu’nda yaşanan olay kısaca şöyle: Başbakan Takaiçi, kabinesiyle birlikte aldığı bir kararla Japonya Anayasası’nın 7. maddesini (imparatorun, kabinenin tavsiye ve onayıyla gerçekleştirdiği devlet işleri arasında Temsilciler Meclisi’nin feshi de yer alır) kullanarak meclisi dağıttı. Fesih kararı, sadece üç ay önce göreve gelen ve yüksek kamuoyu desteğine sahip Takaiçi’nin, siyasi avantaj sağlamak üzere erken seçim düzenleme yetkisini kullanması olarak yorumlanmış. Videoda meclis başkanı, İmparator’un imzaladığı fesih fermanını okuyor. Bu fesihle birlikte resmi seçim kampanyası 27 Ocak’ta başlamış ve oy verme günü de 8 Şubat 2026 olarak belirlenmiş. Böylece savaş sonrası dönemin en kısa seçime hazırlık süresi olan 16 günlük kampanya süreci ortaya çıkmış.
Japonya’da Dini Özgürlük
İddiada söz edilen helal kesim et, hoparlörden ezan okuma, park ve kaldırımlarda toplu namaz kılma ve büyük cami inşa etme yasaklarıyla ilgili herhangi resmi bir karar bulunmuyor. Ayrıca, Japonya’nın Müslümanlara veya İslam’a yönelik sistematik bir yasak politikası bulunmuyor. Japonya Anayasası’nın 20. maddesi tüm bireyler için din özgürlüğünü güvence altına alırken 14. madde ise din temelinde ayrımcılığı yasaklıyor. Vatandaşlık ve oturum başvurularında dini aidiyet sorulmuyor. 

Tüm bireyler için din özgürlüğünü güvence altına alan 20. Madde

2020 itibarıyla Japonya’da yaklaşık 230 bin Müslümanın yaşadığı ve bunların yaklaşık 47 bininin vatandaş olduğu biliniyor. Ayrıca yapılan bazı araştırmalar, ülkedeki cami sayısının 1999’daki 15’ten 2021’de 113’e yükseldiğini göstermiş. Bunun dışında Kur’an ithalatına ya da dini yaymaya yönelik anayasal bir yasak bulunmuyor. 
International Fack-Checking Network (IFCN) üyesi olan Factly de konuyla ilgili yaptığı analizde, Japonya’da İslam’ı hedef alan genel bir yasak rejimi bulunmadığından ve söz konusu iddianın temelsiz olduğundan bahsetmiş.

Sonuç olarak;

Japonya'da helal kesim etin, hoparlörden ezan okumanın, park ve kaldırımlarda toplu namaz kılmanın ve büyük cami inşa etmenin yasaklandığı iddiası yanlış.