Yazar:
Gül Hür
İddia şöyle;

Bir X kullanıcısı tarafından 19 Temmuz 2026 tarihinde yapılan bir paylaşımda, Türkiye’de her 10 kişiden 7’sinin dışarıda yemek yemeyi bıraktığı iddia edildi.

İddia KISMEN YANLIŞ
Ipsos araştırmasındaki %65 oranı, dışarıda yemek yemeyi tamamen bırakanları değil, bu harcamayı kıstığını söyleyenleri gösteriyor.
Harcamasını kıstığını belirtenlerin dışarıda yeme-içme harcamaları yine de %36 arttığı için, beyanlar gerçek davranışları tek başına açıklamıyor.
Öte yandan BKM ve KONDA verileri gibi diğer araştırmalar, dışarıda yeme-içme sıklığı ile bu alana ayrılan bütçenin azaldığını gösteriyor.
İddia Gerçek Bir Araştırmadaki Verinin Yanlış Yorumlanmasına Dayanıyor
Türkiye’de 2018’de başlayan ve COVID-19 pandemisiyle derinleşen ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybıyla birlikte hanelerin alım gücünü zayıflattı. Özellikle gıda fiyatlarındaki hızlı artış, tüketicileri giyimden dışarıda yeme-içmeye kadar birçok harcama kaleminde tasarrufa yöneltti. Bu süreçte tüketim tercihleri ve harcama alışkanlıkları da önemli ölçüde değişti. Yaşanan değişim, son yıllarda yapılan tüketici araştırmalarına da yansıdı.
İlgili iddiada da Türkiye’de her 10 kişiden 7’sinin dışarıda yemek yemeyi bıraktığı öne sürülüyor. Bazı haber sitelerinde bu oran %65 olarak veriliyor ve tüketicilerin 2025 yılında dışarıda yeme-içme alışkanlığından vazgeçtiği belirtiliyor. %65 oranı tamamen uydurulmuş değil. Sosyal medya paylaşımlarında iddianın kaynağı olarak gösterilen Nefes Gazetesi’ndeki bu rakam, Ipsos Türkiye’nin Panel Postası çalışmasında yer alan bir veriye dayanıyor. Fakat araştırmanın ölçtüğü durum ile haberlerde kullanılan “dışarıda yemek yemeyi bıraktı” ifadesi aynı anlama gelmiyor.
Ipsos’un Araştırması Söylem ile Harcama Davranışı Arasında Fark Olduğunu Gösteriyor
Ipsos’un söz konusu Panel Postası çalışması, tüketicilerin 2025 yılında harcamalarını kıstıklarına ilişkin beyanları ile gerçekleşen harcama davranışlarını karşılaştırıyor. 
Araştırmaya göre katılımcıların %74’ü giyim, %65’i dışarıda yeme-içme, %38’i kişisel bakım, %24’ü evde tüketilen gıda ve içecek, %16’sı ise temizlik ürünleri harcamalarını kıstığını söylüyor. Fakat bu kişilerin nominal harcamaları, yani enflasyon etkisi çıkarılmadan cepten ödenen toplam tutarlar, yıl içinde azalmamış. Giyim harcamasını kıstığını belirtenlerin harcamaları %10, dışarıda yeme-içme harcamasını kıstığını söyleyenlerin harcamaları ise %36 artmış. Giyim harcamasını kıstığını söyleyenlerdeki artış, harcamasını kısmadığını belirtenlerin gerisinde kalmış: İki gruptaki artış oranları sırasıyla %10 ve %12. 
Dışarıda yeme-içmede ise bunun tersi görülüyor. Harcamasını kıstığını söyleyenlerin harcamaları %36 artarken, kısmadığını belirtenlerdeki artış %30 olmuş. Başka bir ifadeyle, giyimde harcamayı azaltma beyanı gerçek harcamalara sınırlı ölçüde yansırken, dışarıda yeme-içmede böyle bir ilişki görülmüyor. 
Diğer kategorilerde de harcamasını kıstığını ve kısmadığını söyleyen grupların harcama artışları birbirine oldukça yakın. Bu sonuçlar, “harcamamı kıstım” ifadesinin her zaman cepten çıkan toplam paranın azaldığı anlamına gelmediğini gösteriyor. Tüketiciler daha seyrek alışveriş yapmış, daha ucuz seçeneklere yönelmiş veya enflasyon nedeniyle aynı ürün ve hizmetlere daha fazla ödeme yapmak zorunda kalmış olabilir. 
Çalışmada kendini mutlu hissedenlerin dışarıda yeme-içme harcamalarını 2025’te %38, mutlu hissetmeyenlerin ise %20 artırdığı görülüyor. Et ve et ürünlerine yaptığı harcamayı artıranların oranı da kendisini mutlu hissedenlerde %33, mutsuz hissedenlerde %22. Bu veriler, dışarıda yeme-içme ve et tüketimi gibi harcamaları sürdürebilme imkanı ile kişilerin mutluluk ve refah algısı arasında bir ilişki bulunduğuna işaret ediyor. 
Raporun temel sonucu, tüketicilerin harcamalarını kıstıklarına ilişkin beyanlarının gerçek tüketim davranışlarını tek başına açıklamak için yeterli olmadığı.
Ipsos’un Araştırması Dışarıda Yeme-İçmenin Bırakıldığını Göstermiyor
Bu bulgular, iddiada yer alan her 10 kişiden 7’sinin dışarıda yemek yemeyi bıraktığı sonucunun araştırmadan çıkarılamayacağını gösteriyor. Rapordaki %65 oranı, dışarıda yeme-içme harcamalarını kıstığını söyleyenleri ifade ediyor; bu alışkanlığı tamamen bırakanların oranını değil. Araştırmada katılımcılara dışarıda yemek yemeyi bırakıp bırakmadıklarına ilişkin bir soru yöneltildiğine dair de kamuya açık bir bilgi bulunmuyor. 
Buradaki asıl mesele, %65 oranının yaklaşık olarak “her 10 kişiden 7’si” şeklinde aktarılması değil, harcamayı kısmak ile dışarıda yemek yemeyi tamamen bırakmanın aynı anlama geliyormuş gibi sunulması. Araştırma, tüketicilerin ekonomik baskı altında harcamalarını azaltmaya çalıştığını açıkça gösteriyor; ancak bu durum, herkesin söz konusu harcamadan bütünüyle vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Dolayısıyla haberin dikkat çektiği alım gücü kaybı ve geçim sıkıntısı gerçeğini değiştirmeden, verinin daha ihtiyatlı ve araştırmadaki ifadeye sadık biçimde aktarılması gerekiyor.
Yeme-İçmeye Ayrılan Pay ve İşlem Sıklığı Geriliyor
Ipsos araştırması, toplumun %65’inin dışarıda yemek yemeyi tamamen bıraktığını göstermese de başka veriler, tüketicilerin dışarıda yeme-içmeye ayırdığı payın ve bu alandaki işlem sıklığının gerilediğine işaret ediyor. 
Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre yeme-içme sektöründe banka ve kredi kartlarıyla yapılan işlem sayısı Mart 2025’te 200 milyona düşerek son 12 ayın en düşük seviyesine geriledi. Aylık ortalama işlem sayısı 2024’te yaklaşık 225 milyon iken 2025’in ilk çeyreğinde 211 milyona indi. Yeme-içmenin toplam kart harcamalarındaki payı da %5’ten %4,97’ye geriledi. Nominal harcama artmasına rağmen enflasyondan arındırılmış harcamanın neredeyse yerinde kalması, fiyatlar yükselirken tüketim sıklığının azaldığını gösteriyor. 
Öte yandan, KONDA’nın Aralık 2025 araştırmasının kamuya açık özetinde de lokanta ve kafelerde yemek yiyenlerin ve internetten yemek siparişi verenlerin azaldığı belirtiliyor. Fakat araştırmanın oranları kamuya açık değil. Üstelik KONDA bu gerilemeyi yalnızca ekonomik koşullarla değil, gıda zehirlenmesi vakaları ve yeme-içme sektörüne duyulan güvenin azalmasıyla da ilişkilendiriyor. 
Sonuç olarak mevcut araştırmalar, dışarıda yeme-içmenin sıklığında ve tüketicilerin bütçesindeki payında bir düşüş olduğunu desteklemesine rağmen her 10 kişiden 7’sinin bu alışkanlığı tamamen bıraktığını göstermiyor.

Sonuç olarak;

Türkiye’de her 10 kişiden 7’sinin dışarıda yemek yemeyi bıraktığı iddiası kısmen yanlış.