Türkiye son yıllarda ifade, basın ve çevrim içi özgürlükleri ölçen birçok endekste kötü performansıyla dikkat çekiyor. Medyada denetleyici kuruluş olarak işlev gören RTÜK de bu çerçevede en çok eleştirilen kurumlar arasında. 14 Eylül 2022 tarihinde Halk TV’ye program durdurma cezası veren RTÜK’ün son günlerde, Yesevi Alperenler Ocağı'nın hazırladığı, LGBTİ+ gruplara karşı bir yürüyüş tanıtımını kamu spotları kategorisine alması ve yayını teşvik etmesiyle birlikte kurumun tarafsızlığı bir kez daha tartışılmaya başlandı.
RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu), taşıdığı yaptırım güçleri sebebiyle medya özgürlükleri bağlamında sıklıkla tartışılan bir kuruluş. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) internet sitesinde belirtildiği üzere, 6112 sayılı kanunun 32’nci maddesine göre RTÜK tarafından radyo ve televizyonlara uyarı, program durdurma, idari para cezası ve artırımlı idari para cezası şeklinde yaptırımlar uygulanabiliyor. 
Doğruluk Payı olarak daha önce, RTÜK’ün hangi haber ve tartışma kanallarına daha fazla yaptırım uyguladığına dair bir içerik yayımlamıştık. 2020 yılında yaptığımız araştırmaya göre, 2017-2020 yılları arasında uygulanan cezalarda Halk TV, Fox TV, Tele1 ve KRT TV’nin payı %41,4’tü. 2022 yılı itibarıyla bu durumun çok da değişmediğini gözlemlemek mümkün.
Show more

RTÜK Hangi Programlara Ceza Verdi?

RTÜK; ATV’de, ‘Esra Erol’da’, BEYAZ TV’de, ‘Hayatta Her Şey Var’, SHOW TV’de, ‘Didem Arslan Yılmaz’la Vazgeçme’, STAR TV’de ‘Serap Paköz ile Gerçeğin Peşinde’, TV8’de ‘Survivor All Star’ programları ve KANAL D’de Yargı Dizisi için birer kez idari para cezası kararı almış. Bunun yanı sıra FOX TV, “Yasak Elma” dizisi ve “Fulya ile Umudum Olsun” adlı reality show nedeniyle iki ceza alırken, yayınladığı haber programları gerekçesiyle iki defa yaptırıma uğramış. Halk TV, Tele1, Flash Haber TV, KRT ve TGRT Haber’i yaptırıma uğratan yayınlar ise haber programlarından oluşuyor.
Show more

Söz konusu kanallara uygulanan yaptırımlarda en sık ‘kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı ve iftira niteliğinde ifadeler’ geçmesi gerekçesi kullanılmış. ‘Haberlerin soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayımlanması’ ise bu gerekçeyi takip ediyor.