
Alzheimer Hakkında Bildiklerimiz Ne Kadar Doğru?
SağlıkToplum
İlk yayın :
21 Eylül 2026
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Alzheimer, demansın en yaygın nedeni ve tüm demans vakalarının yaklaşık %60-70’ini oluşturuyor. 2021 itibariyle dünya genelinde 57 milyon kişi demansla yaşıyor ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka ekleniyor. Bu sayının 2030'da 78 milyona, 2050'de ise 139 milyona ulaşması bekleniyor. Alzheimer’a özgü küresel veriler daha sınırlı olsa da, Alzheimer’s & Dementia dergisinde yayımlanan bir çalışma, 2020’de dünya genelinde yaklaşık 32 milyon kişinin Alzheimer’a bağlı demansla yaşadığını tahmin ediyor. Çalışmanın yazarları, özellikle hastalığın henüz demans aşamasına ulaşmadığı erken evreler için küresel tahminlerin daha belirsiz olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye'de de tablo farklı değil: TÜİK'in 2022 Türkiye Sağlık Araştırması'na göre 65 yaş üstü bireylerde Alzheimer görülme sıklığı %5,5 ve teşhis konmuş 460 binin üzerinde Alzheimer hastası bulunuyor.
Giderek daha fazla insanı etkileyen Alzheimer ve diğer demans türlerine dikkat çekmek için her yıl 21 Eylül, Dünya Alzheimer Günü olarak anılıyor. Alzheimer’s Disease International (ADI), ilk Dünya Alzheimer Günü’nü kuruluşunun 10. yılında, 21 Eylül 1994’te, Edinburgh’daki yıllık konferansının açılışında başlattı. Gün, o tarihten bu yana Alzheimer ve diğer demans türleri hakkında farkındalık yaratmayı amaçlıyor.
Peki, özellikle son yıllarda hemen hemen her ailenin gündemine giren Alzheimer nasıl bir hastalık?
Alzheimer, en basit ifadeyle, beyni etkileyen ve zaman içinde ilerleyen bir hastalık. ABD Ulusal Yaşlanma Enstitüsü (National Institute on Aging; NIA), hastalığın hafıza ve düşünme becerilerini yavaş yavaş bozduğunu, ilerleyen aşamalarda ise kişinin günlük işlerini yapmasını bile zorlaştırabildiğini belirtiyor. Bilimsel literatürde de Alzheimer, sinir hücrelerinin zaman içinde zarar gördüğü ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olarak tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne (World Health Organization; WHO) göre Alzheimer, demansın en yaygın türü ve demans vakalarının yaklaşık %60-70’inden sorumlu.
Alzheimer, özellikle ileri aşamalarında hem hastalar hem de yakınları için oldukça zorlu bir sürece dönüşebildiğinden, en çok korkulan hastalıklardan biri. Bu korku ve belirsizlik, hastalık hakkında pek çok yanlış bilginin de kulaktan kulağa yayılmasına yol açıyor. İşte Alzheimer hakkında en sık karşılaşılan yanlışlardan bazıları:
1. “Alzheimer ve Demans Aynı Şeydir.”
Alzheimer hakkında konuşurken önce demansla arasındaki farkı bilmek gerekiyor. Demans tek bir hastalığın adı değil, bellek, düşünme ve günlük yaşam becerilerinde bozulmaya yol açan birçok hastalığı kapsayan genel/şemsiye bir kavramdır. Alzheimer ise bu hastalıklardan biri ve aynı zamanda en sık görülen türüdür.
Sağlık Bakanlığı’na göre Alzheimer, tüm demans vakalarının yaklaşık %60-70’ini oluşturuyor. Geri kalan vakalar ise vasküler demans ve Lewy cisimcikli demans gibi farklı hastalıklarla ilişkili olabiliyor.
2. “Alzheimer Yaşlanma Sürecinin Normal Bir Parçasıdır.”
Yaş ilerledikçe, bir eşyayı nereye koyduğunu hatırlayamamak, bir ismi anımsamakta gecikmek gibi bazı unutkanlıklar yaşlanmanın doğal ve zararsız bir parçası olabilir. Fakat Alzheimer hastalığı bu sıradan unutkanlıklardan çok farklı. Alzheimer’s Association’a göre ileri yaş, hastalık için en önemli risk faktörlerinden biri olsa da, Alzheimer yaşlanmanın normal bir parçası olmadığı gibi yalnızca yaşlanmanın doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıkmıyor.
NIA da bu ayrımın altını çiziyor. Yaş ilerledikçe yeni şeyleri öğrenmek biraz daha uzun sürebilir veya bazı bilgileri hatırlamak eskisine göre zorlaşabilir. Bunlar çoğu zaman yaşlanmaya eşlik eden hafif unutkanlıklar. Unutkan olmak tek başına Alzheimer olduğunuz anlamına gelmiyor. Asıl dikkat edilmesi gereken, günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen ve zaman içinde giderek kötüleşen bellek ve düşünme sorunları.
3. “Alzheimer Yalnızca Yaşlılarda Görülür.”
Alzheimer denince akla genellikle ileri yaş geliyor, ama bu hastalık yalnızca yaşlılara özgü değil. Yaş, Alzheimer için bilinen en güçlü risk faktörlerinden biri ve risk yaşla birlikte belirgin biçimde artıyor. Buna rağmen hastalık 65 yaşından önce de ortaya çıkabiliyor. Alzheimer’s Association, “genç başlangıçlı” Alzheimer’ın 65 yaşından önce görüldüğünü ve bu gruptaki hastaların çoğunun 40’lı ve 50’li yaşlarda tanı aldığını belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü de 65 yaşından önce başlayan genç başlangıçlı demansın, tüm demans vakalarının %9’unu oluşturduğunu belirtiyor.
4. “Grip ve Diğer Aşılar Alzheimer Riskini Artırır.”
Bu iddianın herhangi bir bilimsel dayanağı bulunmuyor. Alzheimer’s Association, bugüne kadar grip, COVID-19 ve zona gibi aşılarla Alzheimer veya diğer demans türleri arasında bağlantı kuran hakemli bir çalışma yayımlanmadığını belirtiyor.
Mevcut araştırmalar ise bu iddiayı desteklemek bir yana, bazı aşıların demans riskinin azalmasıyla ilişkili olabileceğine işaret ediyor. 2020’de Alzheimer’s Association International Conference’ta sunulan bir çalışmada, en az bir kez grip aşısı olan 60 yaş üstü bireylerde Alzheimer görülme sıklığının %17 daha düşük olduğu, daha sık aşılanmanın ise ek olarak %13 daha düşük görülme sıklığıyla ilişkili olduğu bulundu. Aynı konferansta sunulan başka bir araştırmada ise 65-75 yaş arasında zatürre aşısı olmak daha düşük Alzheimer riskiyle ilişkilendirildi.
Bu sonuçlar aşıların Alzheimer’ı önlediği anlamına gelmiyor. Fakat aşıların hastalık riskini artırdığı yönündeki iddiayı da desteklemiyor. Aşılar, diğer birçok ilaç gibi bazı yan etkilere yol açabilse de, mevcut veriler Alzheimer riskini artırdıklarını göstermiyor.
5. “Alzheimer İçin Yapılabilecek Hiçbir Şey Yok.”
Alzheimer hakkında yaygın bir başka yanlış inanış da hastalık karşısında tamamen çaresiz olunduğu düşüncesidir. Alzheimer’ı tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi henüz var olmasa da, bu, yapılabilecek hiçbir şey olmadığı anlamına gelmiyor.
Donepezil, rivastigmin, galantamin ve memantin gibi ilaçlar bazı hastalarda bellek, düşünme ve günlük yaşamla ilgili belirtilerin yönetilmesine yardımcı olabiliyor. Son yıllarda ise hastalığın seyrini yavaşlatmayı hedefleyen yeni tedaviler geliştirildi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (Food and Drug Administration; FDA), 2023’te lecanemab’ı, 2024’te ise donanemab’ı erken evredeki uygun Alzheimer hastaları için onayladı. Bu ilaçların beyindeki amiloid plaklarını azaltarak hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiği gösterildi. Bu nedenle erken tanı da giderek daha önemli hale geliyor.
Öte yandan, Alzheimer riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, bazı risk faktörleri değiştirilebilir. Sağlık Bakanlığı, yüksek tansiyon, obezite, tip 2 diyabet, sigara ve alkol kullanımı, hareketsizlik ve zihinsel pasiflik gibi faktörlere müdahale edilmesinin demans riskini azaltabileceğini belirtiyor. Değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla demans vakalarının yaklaşık %45’inin geciktirilebileceği veya önlenebileceği tahmin ediliyor.
Unutkanlık Ne Zaman Ciddiye Alınmalı?
Ara sıra bir ismi ya da eşyayı nereye koyduğunu unutmak tek başına Alzheimer anlamına gelmiyor. Fakat unutkanlık günlük yaşamı aksatmaya, kişinin bildiği yerlerde yönünü bulmasını veya alışık olduğu işleri yapmasını zorlaştırmaya başladıysa, bir doktora başvurmak önemli.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Borsa İstanbul’da Neler Oluyor?
MEB, Yeni Genelge ile Öğretmenlere Etek ve Tişört Yasağı mı Getirdi?
2027'de Markette Gördüğümüz Ürünler Değişecek
Türkiye'de Kanser ve Kalp Krizi Kaynaklı Ölüm Oranı Artıyor mu?
Tümörün Vücuttaki Toksinleri Toplayan Bir Savunma Mekanizması Olduğu Doğru mu?
Videonun Nepal’de Sele Kapılan İnsanları Kurtaran Bir Fili Gösterdiği İddiası Doğru mu?
Videonun İran’ın Saldırdığı İsrail’i Gösterdiği İddiası Doğru mu?
Nepal’deki Sel Felaketine Ait Olduğu İddia Edilen Görüntüler Tibet’teki Buzul Gölü Taşkınını mı Gösteriyor?
Konut Ucuz (mu)?
Ucuz Mama Kedileri Gay (!) Yapar mı?