
2027'de Markette Gördüğümüz Ürünler Değişecek
Tarım & Gıda
İlk yayın :
3 Eylül 2026
31 Aralık 2026’da geçiş süresinin sona ermesiyle, 2027’den itibaren birçok tanıdık ürünün ambalajı, adı ve üzerindeki görseller değişecek. Dondurmaya benzeyen fakat mevzuata göre dondurma sayılmayan ürünlerin ambalajlarından, gerçek meyve yerine aroma kullanılan gıdaların görsellerine kadar birçok ürünün tüketiciye sunuluş biçimi değişiyor. Alışılmışın dışındaki yeni gıdalar da yolda.
Bu değişikliklerin önemli bir bölümü aslında yeni değil. Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği 6 Nisan 2024'te değiştirilmiş, ardından Bakanlığın etiketleme kılavuzu da birkaç kez güncellenmişti. İşletmelere yeni kurallara geçmeleri için 31 Aralık 2026'ya kadar süre tanındı. Bu tarihten sonra düzenlemelere uygun olmayan gıdalar, raf ömürleri devam etse bile piyasada yer alamayacak.
Düzenlemelerin ortak noktası, ambalajın tüketicide ürünün gerçekte sahip olmadığı bir özellik varmış izlenimi yaratmasını engellemek. 2024'te yapılan değişiklikle, birbirine benzeyen ürünlerin sahip olmadıkları başka bir gıdanın adını kullanarak “tadında”, “lezzeti”, “keyfi” gibi ifadelerle pazarlanması yasaklandı. Böylece margarin tereyağı, kokolin çikolata, yenilebilir sütlü buzlar da dondurma çağrışımı yaratacak biçimde sunulamayacak. Aroma kullanılan gıdaların görselleri, ürün adının paketin neresinde ve nasıl yazıldığı, şeker veya tatlandırıcı bilgisinin görünürlüğü gibi ayrıntılar da yeni kurallarla düzenleniyor.
Pakette Gördüğümüz Meyve Gerçekten Ürünün İçinde mi?
Yeni kuralların getirdiği en görünür değişiklik meyve görselleri. Bir gıdanın tadı tamamen aroma vericiden geliyorsa etikette o gıdanın gerçek görseli kullanılamayacak. Ürünün aromasını temsil eden çizim ya da benzeri temsili görseller kullanılabilecek fakat ürünün “aromalı” olduğu açık şekilde belirtilecek.
Gerçek gıda bileşeni ile aroma vericinin birlikte kullanıldığı ürünlerde de benzer bir ayrım var. Eğer üründeki tat esas olarak aroma vericiden geliyorsa, tüketicide ürünün tadının gerçek bileşenden geldiği izlenimini yaratacak görseller kullanılamayacak.
*Görsel, temsil amacıyla yapay zeka ile üretilmiştir.
Bakanlığın verdiği örneklerden biri muzlu gofret. Muz tadı ağırlıklı olarak aroma vericiden gelen bir ürün “muzlu gofret” adıyla satılamayacak. Ürünün “muz aromalı gofret” olarak adlandırılması gerekecek ve ambalajında gerçek muz görseli kullanılamayacak.
Bu ayrım küçük görünebilir fakat market rafında ürünle kurduğumuz ilk ilişki çoğu zaman ön yüzündeki isim, fotoğraf ve renkler ile gerçekleşiyor. İçerik listesinde yazılı küçük açıklamalar, çoğu tüketicinin en son baktığı yer. Büyük bir çilek ya da muz fotoğrafı, ürünün içinde bu meyvelerin direkt kullanıldığı algısını yaratıyor. Yeni düzenlemeler bu görsel dil ile ürünün gerçek içeriği arasındaki farkı azaltmayı amaçlıyor.
Dondurma, Çikolata ve Tereyağı Çağrışımı Sınırlandırılıyor
Mevzuat değişikliğiyle bir gıdanın sahip olmadığı başka bir gıdanın özelliklerini çağrıştıracak biçimde pazarlanmasına da sınır getirildi. Bakanlığın kılavuzunda bu durum margarin, kokolin ve yenilebilir buzlu ürünler ile açıklanıyor.
*Görsel, temsil amacıyla yapay zeka ile üretilmiştir.
Tereyağı aroması içeren bir margarin, tüketiciye tereyağıymış izlenimi verecek ifadelerle veya görsellerle sunulamayacak. Ambalajlarda tereyağını çağrıştıran yayık, bakraç, süt ya da inek görsellerinin kullanılmasına da izin verilmiyor.
Kokolin ürünlerinde de çikolatayı çağrıştıran ifadeler kullanılamayacak. Çikolatayla benzer biçimde kullanılan fakat mevzuatta farklı bir ürün kategorisinde yer alan kokolin, çikolata gibi sunulamayacak.
Aynı durum yenilebilir buzlu ürünler için de geçerli. Sütlü buz veya benzeri ürünlerin ambalajlarında tüketicide dondurma algısı yaratacak ifadelere yer verilemeyecek. Bu değişiklikle raflarda birbirine benzeyen iki ürün arasında fiyat farkı kadar içerik farkı da varsa, ambalajın bu farkı kapatmaması amaçlanıyor.
Krema ve Şeker Beyanları da Değişiyor
23 Ağustos 2025'te yayımlanan Krema ve Kaymak Tebliği ile krema ve kaymakta süt yağı dışında bitkisel veya hayvansal yağ kullanımı yasaklanmıştı. Böylece süt kremasına benzer amaçlarla kullanılan fakat süt kreması tanımını karşılamayan bitkisel yağlı ürünlerin “krema” adıyla satılması da sınırlandırıldı. Mart 2026'da yapılan yeni düzenleme ile bu ürünlerin nasıl adlandırılacağı ayrıntılandırıldı ve belirli ürünlerde “kremsos” adının kullanılmasına imkan tanındı.
“Şeker ilavesiz” ibaresine de sınırlama geldi. Bir ürüne sofra şekeri eklenmemiş olması, her koşulda “şeker ilavesiz” olarak pazarlanabileceği anlamına gelmiyor. Bal, pekmez, meyve şurubu veya meyve konsantresi gibi bileşenler tatlandırma amacıyla kullanılıyorsa bu ifade etikette yer alamıyor. Bu kurala ilişkin geçiş süresi 1 Şubat 2026'da sona erdi. Değişiklik 2027'ye özgü değil, etkilerini şimdiden raflarda görmek mümkün. Yine de tüketiciye sunulan ürün bilgisinin son yıllarda nasıl daha sıkı kurallara bağlandığını göstermesi açısından önemli.
Tarihi Geçen Gıdalar Neden Rafta?
2026'da gıda ürünleriyle ilgili gündeme gelen konulardan biri de son tüketim tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi ayrımıydı. İki kavram günlük kullanımda sık sık birbirinin yerine kullanılıyor. Mevzuatta ise aralarında önemli bir fark var.
*Görsel, temsil amacıyla yapay zeka ile üretilmiştir.
Son Tüketim Tarihi, kısa süre içinde bozulabilen ve tarih geçtikten sonra insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek gıdalarda kullanılıyor. STT'si geçmiş ürünlerin satışı yasak.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise ürünün güvenli kalabileceği süreden çok, üreticinin ürünün kendine özgü kalite özelliklerini koruyacağını garanti ettiği dönemi ifade ediyor. TETT'si geçmiş bir ürün bu nedenle otomatik olarak tüketilemez hale gelmiyor. Belirli şartları karşılayan TETT'si geçmiş ürünlerin satışı mümkün. Ürünün uygun koşullarda saklanmış olması, ambalajının bozulmamış olması ve gıdada tüketimi engelleyecek bir değişiklik görülmemesi gerekiyor.
Fakat bunun da bir şartı var. Bakanlığın kılavuzuna göre TETT'si geçmiş ürünlerin diğer ürünlerden ayrılması, tüketicinin durum hakkında bilgilendirilmesi ve özel olarak belirlenmiş ayrı reyonlarda satışa sunulması gerekiyor. Bu şart 2026'da ilk kez getirilmedi fakat denetim talimati ile bu yıl daha görünür oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı Mayıs ayında 81 il müdürlüğüne gönderdiği talimatla TETT'si geçmiş ürünlerin satış koşullarının kontrol edilmesini istedi. Denetimlerin artmasıyla birlikte bu ayrı reyonları marketlerde daha sık görmeye başlayabiliriz.
Market Rafına “Yeni Gıdalar” da Geliyor
Marketlerde değişen yalnızca bildiğimiz ürünlerin adı ve ambalajı değil. 20 Mayıs 2026'da yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği ile Türkiye'de daha önce yaygın biçimde tüketilmeyen gıdaların piyasaya nasıl gireceğine ilişkin kapsamlı bir sistem oluşturuldu. Bu sistemle yeni gıdaların satışının da yolu açılıyor.
Yönetmelikte temel eşik 31 Aralık 2025. Bu tarihten önce Türkiye'de önemli ölçüde kullanılmamış ve yönetmelikte sayılan kategorilerden birine giren ürünler "yeni gıda" kapsamında değerlendiriliyor. Yeni bir bileşenden, farklı bir kaynaktan veya daha önce kullanılmayan bir üretim teknolojisinden elde edilen gıdalar bu kapsama girebiliyor.
*Görsel, temsil amacıyla yapay zeka ile üretilmiştir.
Bakanlığın verdiği örnekler arasında alglerden elde edilen bazı lif ve takviye bileşenleri, krill yağı, meyan kökünden elde edilen maddeler ve B9 vitamini kaynağı olarak kullanılan yeni bileşenler yer alıyor. Ayrıca bazı gıdaların UV ışığıyla işlenerek D vitamini bakımından zenginleştirilmesi de yeni üretim teknolojilerine örnek gösteriliyor.
Yeni sistem her yeni gıdanın başvurusuna açık değil. Yapay et, böcek ve domuz kaynaklı yeni gıdalar bu alanın dışında tutulmuş durumda. Tarım ve Orman Bakanlığı, hayvansal hücre ve doku kültürüyle üretilen ve "yapay et" olarak adlandırılan ürünler için başvuru alınmayacağını açıklıyor. Böcek ve domuz kaynaklı yeni gıdalar için de izin verilmeyeceği belirtiliyor.
Başka ülkelerde uzun süredir tüketilen fakat Türkiye için yeni sayılan geleneksel gıdalar için de ayrı bir yol var. Bu ürünlerin güvenilir tüketim geçmişinin gösterilebilmesi için başka bir ülkede en az 25 yıl boyunca insanların alışılmış beslenmesinin parçası olduğuna ilişkin veriler sunulması gerekiyor.
Yeni Gıdalar Yönetmeliği bu açıdan market rafındaki dönüşümün başka bir tarafını gösteriyor. Bir yanda yıllardır aldığımız ürünlerin tüketiciye hangi isim ve görsellerle sunulabileceği yeniden düzenleniyor. Diğer yanda alglerden elde edilen bileşenlerden krill yağına, yeni vitamin kaynaklarından farklı üretim teknolojileriyle zenginleştirilen gıdalara kadar daha az aşina olduğumuz ürünlerin rafa hangi koşullarla çıkabileceği belirleniyor.
2027’de market raflarında bir gecede bambaşka ürünlerle karşılaşmayacağız. Fakat bildiğimiz ürünlerin nasıl adlandırıldığı, hangi görsellerle sunulduğu ve tüketiciye hangi bilgilerin verildiği daha sıkı kurallara bağlı olacak. Yeni Gıdalar Yönetmeliği de buna başka bir boyut ekliyor: Türkiye’de daha önce yaygın biçimde tüketilmeyen ürünlerin hangi koşullarla raflara girebileceği artık ayrı bir sistemle belirleniyor.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Türkiye'nin Ekonomi Karnesi
Videonun Nepal’de Sele Kapılan İnsanları Kurtaran Bir Fili Gösterdiği İddiası Doğru mu?
Konut Ucuz (mu)?
Kemoterapi Kararları Keyfi Bir Şekilde mi Alınıyor?
Video Özgür Özel’in Bir Mitingini mi Gösteriyor?
Aspirin Ne Kadar "Mucizevi" Bir İlaç?
Kanserin “Et Çürümesi” Anlamına Geldiği İddiası Doğru mu?
Erdal Beşikçioğlu Behzat Ç.’nin Belediye İmkanlarıyla Çekildiğini İtiraf Etti mi?
Bir Emojiye Bastığınızda Aslında Ne Gönderiyorsunuz? ASCII’den Unicode’a Emojilerin Hikâyesi
Bir Devleti "Kırılgan" Yapan Nedir?