
Türkiye'de Kanser ve Kalp Krizi Kaynaklı Ölüm Oranı Artıyor mu?
Sağlık
İlk yayın :
31 Ağustos 2026
Toplumlarda ölüm şekilleri, sağlık sisteminden yaşam tarzına kadar pek çok şeyi yansıtır. Bu yüzden “nasıl ölüyoruz?” sorusu sadece tıbbı değil, toplumsal yapıyı da ilgilendirir. Salgın hastalıklardan kurtulan insanlık, artık kronik hastalıklarla savaş veriyor. Türkiye’de de durum küreselden farklı değil. Son yıllarda ülkede özellikle kanser ve kalp krizi nedenli ölümlerin arttığına ilişkin iddialar dolaşıyor. TÜİK’in Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri’nde yer alan veriler, geçmişten günümüze kanser ve kalp-damar hastalıklarından kaynaklanan ölümlerin seyrini ortaya koyuyor.
TÜİK, bu verileri Sağlık Bakanlığı’na bağlı ölüm bildirim sistemi üzerinden, hastane kayıtları, adli tıp raporları ve aile hekimliği verileri gibi resmi kaynaklardan derliyor. Uluslararası Hastalık Sınıflandırma Sistemi (ICD) kodlarına göre, kanser kaynaklı ölümler “kötü huylu tümörler” başlığı altında C00–C97 kodlarıyla, kalp krizi kaynaklı ölümler ise “akut miyokard enfarktüsü” olarak I21–I22 kodlarıyla sınıflandırılıyor. Kanser, tümör kaynaklı ölümlerin bir alt başlığı olarak yer alırken, kalp krizi kaynaklı ölümler de dolaşım sistemi hastalıkları içinde yer alıyor.
Bu konuda şu içeriği faydalı bulabilirsin
Türkiye’de Kanser ve Kalp Krizi Nedenli Ölüm Oranları
Türkiye’de 2025 yılında 491 bin 684 kişi hayatını kaybetti. Bu ölümlerin %34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşti. Dolaşım sistemi hastalıkları içinde yer alan akut miyokard enfarktüsü, yani kalp krizi nedeniyle 47 bin 686 kişi yaşamını yitirdi. Bu sayı toplam ölümlerin yaklaşık %9,7’sine karşılık geliyor. İkinci sırada %16,1 ile iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklanan ölümler yer aldı. Kanser olarak sınıflandırılan kötü huylu tümörler nedeniyle 77 bin 134 kişi hayatını kaybetti. Kötü huylu tümörler böylece 2025 yılındaki toplam ölümlerin yaklaşık %15,7’sini oluşturdu.
2018–2025 yılları arasında Türkiye'de kanser kaynaklı ölümlerin büyük kısmı erkeklerde gerçekleşti. Bu dönemde erkeklerin toplam kanser ölümleri içindeki payı yaklaşık %63 ile %66 arasında değişirken, kadınların payı %34 ile %37 aralığında seyretti. 2022’de 47 bin 717 olan kanser kaynaklı erkek ölüm sayısı, 2023’te 48 bin 773’e, 2024’te 49 bin 245’e yükseldi. 2025’te ise 48 bin 689’a geriledi. Kadınlarda da benzer bir seyir görüldü. 2022’de 27 bin 297 olan ölüm sayısı 2023’te 28 bin 552’ye, 2024’te 28 bin 917’ye yükseldikten sonra 2025’te 28 bin 445’e düştü. 2025 itibarıyla kanser nedeniyle hayatını kaybedenlerin yaklaşık %63’ünü erkekler, %37’sini kadınlar oluşturuyor.
2018–2025 yılları arasında kalp krizi nedeniyle ölenlerin çoğunluğunu yine erkekler oluşturdu. Pandemi döneminde yükselen ölüm sayıları 2022 sonrasında genel olarak düşüş eğilimine girdi. Akut miyokard enfarktüsü nedeniyle hayatını kaybeden erkeklerin sayısı 2022’de 29 bin 946 iken, 2023’te 28 bin 569, 2024’te 28 bin 838, 2025’te ise 26 bin 673 oldu. Kadınlarda aynı sayı 2022’de 23 bin 895, 2023’te 23 bin 113, 2024’te 22 bin 970 ve 2025’te 21 bin 13 olarak kaydedildi. 2025 itibarıyla kalp krizi nedeniyle ölenlerin yaklaşık %56’sını erkekler, %44’ünü kadınlar oluşturuyor.
TÜİK verilerine göre 2018’den 2025’e kadar geçen sekiz yıllık süreçte, hem kanser hem de kalp krizi kaynaklı ölümlerin toplam ölümler içindeki payında dalgalanmalar görülüyor. 2018 yılında toplam ölümler içinde kanserin oranı %18,8 iken, bu oran 2021’de %13,7’ye kadar geriledi. Sonraki yıllarda yeniden yükselen oran 2024’te yaklaşık %16’ya ulaştı, 2025’te ise %15,7’ye geriledi.
Kalp krizi kaynaklı ölümlerin payı 2018’de %10,6 seviyesindeydi. Revize edilen verilere göre 2024’te yaklaşık %10,6 olan oran, 2025’te %9,7’ye düştü. Dolayısıyla son veriler, kanser ya da kalp krizi kaynaklı ölümlerde kesintisiz bir artış olmadığını gösteriyor. Aksine, her iki ölüm nedeninde de 2025 yılında hem ölüm sayısı hem de toplam ölümler içindeki pay 2024’e kıyasla geriledi.
COVID-19’un Kalp Krizine Etkisi
Ülkemizde 2020 yılında yayılım gösteren COVID-19 ölüm nedenlerinin %4,4’ünü oluştururken bu oran 2021 yılında %11,5’a yükseldi. Bu veriler, özellikle pandemi yıllarına denk gelen 2020–2021 döneminde kanser kaynaklı ölüm oranlarında belirgin bir düşüş olduğunu gösteriyor. Kalp krizi vakalarında da genel oranın pandemi süresinde aynı kaldığı görülüyor.
Bununla birlikte, COVID-19 enfeksiyonunun yalnızca solunum sistemiyle sınırlı kalmadığı, kalp ve damar sağlı üzerinde ciddi etkiler yarattığı biliniyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar COVID-19 enfeksiyonu geçiren kişilerin akut mikoard enfarktüsü yani kalp krizi riskinin hem hastalık sırasında hem de sonrasında belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor.
Araştırmalar, COVID-19 geçiren bireylerde miyokard enfarktüsü riskinin özellikle ilk 30 gün içinde iki katına çıktığını gösteriyor. Bu riskin, hastalığı ağır geçirenlerde çok daha yüksek olduğu, hastaneye yatış gerektiren vakalarda ise kalp hastalığı geçmişi olan bireylerle eşdeğer riskler taşıdığı da ortaya konmuş durumda. Üstelik bu artış, yalnızca ileri yaş grupları için değil, genç ve daha önce kalp hastalığı tanısı almamış bireyler için de geçerli. COVID-19 geçirmiş kişilerde kalp krizi ve inme riskinin 3 yıla kadar devam ettiğini öne süren çalışmalar da mevcut.
Pandemi sonrası dönemde bu tür etkilerin ölüm nedenleri istatistiklerine yansıması zaman alabilir. Çünkü enfeksiyon sonrası ortaya çıkan kardiyovasküler sorunlar, ani ölümlerden çok kronikleşen sağlık sorunları ve dolaylı etkiler şeklinde kendini gösterebilir. 2025’e kadar olan TÜİK verileri ise kalp krizi kaynaklı ölüm oranlarında pandemi sonrasında kalıcı bir artış göstermiyor. Aksine, akut miyokard enfarktüsü nedeniyle ölenlerin sayısı 2024’te 51 bin 808 iken 2025’te 47 bin 686’ya geriledi. Kanser kaynaklı ölümlerde de 2024’teki 78 bin 162 ölümün ardından 2025’te 77 bin 134 ölüm kaydedildi.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Ekrem İmamoğlu’nun Kişisel Kullanım İçin Haliç’e Tenis Kortu Kurdurduğu İddiası Doğru mu?
Konut Ucuz (mu)?
Kemoterapi Kararları Keyfi Bir Şekilde mi Alınıyor?
Video Arjantinli Taraftarların Malvinas Adaları Tartışması Nedeniyle Meksikalı Bir Taraftarı Dövdüğünü mü Gösteriyor?
Aspirin Ne Kadar "Mucizevi" Bir İlaç?
Türkiye’de Kadın Cinayetleri
Kanserin “Et Çürümesi” Anlamına Geldiği İddiası Doğru mu?
Video Fas’tan İspanya’ya Gelen Göçmenlerin Sokakları Tahrip Ettiğini mi Gösteriyor?
Türkiye’nin Suç İstatistikleri
Bamyanın Sümüksü Sıvısının Mide Yaralarını Saniyeler İçinde Kapattığı İddiası Doğru mu?