Vatandaşlık uzun süre kişiden kolay kolay geri alınamayan bir statü olarak görüldü. Bugün ise ülkelerin yaklaşık üçte ikisinin mevzuatı, sadakatsizlik ya da devletin güvenliğine yönelik tehdit gerekçesiyle vatandaşlıktan çıkarmaya izin veriyor. Avrupa Üniversite Enstitüsü'ne bağlı GLOBALCIT'in 2024 mevzuatına dayanan raporuna göre bu oran dünyada yüzde 69, Avrupa'da yüzde 67. Bu oranlar yetkinin fiilen kullanıldığı değil, hukuken bulunduğu ülkeleri gösteriyor.
Bu yetki tamamen yeni değil. ISI ve GLOBALCIT'in 2022 tarihli raporuna göre 2000 yılında da Avrupa ülkelerinin yaklaşık yüzde 38'inde sadakatsizlik ya da ihanet gerekçesiyle vatandaşlık kaybını öngören hükümler bulunuyordu. 2000'lerden itibaren ise güvenlik gerekçeli yetkiler yayıldı ve kapsamları genişledi. Bazı ülkeler yeni hükümler getirdi, bazıları mevcut düzenlemelerini terör eylemlerini de kapsayacak biçimde genişletti.
Kurallar ülkeden ülkeye büyük farklar gösteriyor. Bazı ülkelerde kararı mahkeme, bazılarında bakan veriyor. Bazıları mahkûmiyet şartı arıyor, bazıları istihbarat değerlendirmesini yeterli sayıyor. Bu yazıda bu yetkinin nasıl yayıldığını, kimleri etkilediğini, sınırlarını ve Türkiye'deki düzenlemenin diğerleriyle karşılaştırıldığında nerede durduğunu inceliyoruz.
Avrupa'da bu yetki nasıl yayıldı?
Düzenlemelerin çoğu, Suriye ve Irak'ta IŞİD'e katılan Avrupa vatandaşlarının gündeme geldiği 2014-2019 döneminde yapıldı. Hükümetler bu kişilerin ülkeye dönmesini engellemek ya da dönüşlerini zorlaştırmak için vatandaşlıktan çıkarmayı bir araç olarak kullanmaya başladı.
Avusturya 2014'te, yurt dışında örgütlü bir silahlı grup adına çatışmalara aktif olarak katılan çifte vatandaşların vatandaşlığını kaybetmesini düzenledi. Hüküm 2015 başında yürürlüğe girdi.
Belçika'da terör suçundan mahkûmiyete dayanan hükümler 2012'de zaten vardı; ülke bu yetkiyi 2015'te genişletti.
Hollanda 2017'de bir adım daha ileri gitti: yurt dışında bir terör örgütüne katıldığı değerlendirilen çifte vatandaşlar, mahkûmiyet olmadan, bakan kararıyla vatandaşlıktan çıkarılabiliyor.
Almanya ve Danimarka 2019'da yabancı savaşçılar için benzer hükümler getirdi. Norveç 2021'de mahkûmiyet aramayan bir yol ekledi.
İtalya 2018'de, sonradan vatandaş olup terör suçundan mahkûm olanlar için vatandaşlıktan çıkarmayı düzenledi.
İsveç henüz bu ülkeler arasında değil, ama yolda. Gerekli anayasa değişikliği 20 Mayıs 2026'da meclisten ilk oylamada geçti. Yürürlüğe girmesi için Eylül 2026'da seçilen meclisin de aynı metni onaylaması gerekiyor.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi 2019'da bu eğilimden duyduğu kaygıyı bir kararla dile getirdi. Kararda yakın zamanda bu tür düzenlemeler yapan ülkeler arasında Belçika ve Norveç'in yanında Türkiye de sayılıyordu.
Kimler etkileniyor?
Avrupa'daki düzenlemelerin büyük kısmı, kişinin vatansız kalmaması için yalnızca başka bir vatandaşlığı da olanlara uygulanıyor. Bu, aynı ülkede doğup büyümüş iki kişiden yalnızca çifte vatandaş olanın vatandaşlığını kaybedebileceği anlamına geliyor. Eleştirmenler bu durumu “iki kademeli vatandaşlık” olarak tanımlıyor. İngiltere'de bu kurala bir istisna da var: sonradan vatandaş olanlar, ülkenin hayati çıkarlarına ciddi zarar verdiği ve başka bir ülkenin vatandaşlığını alabileceğine dair makul gerekçe bulunduğu durumlarda, başka vatandaşlıkları olmasa da vatandaşlıktan çıkarılabiliyor.
Bu yetkinin kimleri kapsadığı nüfusun her kesiminde eşit dağılmıyor. İngiliz dergisi New Statesman'ın 2021'deki tahmine dayalı analizine göre İngiltere ve Galler'de yaklaşık 6 milyon kişi başka bir vatandaşlığa sahip olabildiği için bu yetkinin potansiyel kapsamında. Oran beyaz olmayan nüfusta yüzde 41, beyazlarda ise yüzde 5. Rights & Security International gibi insan hakları kuruluşlarına göre ise “kamu yararı” gerekçesiyle verilen kararların çoğu Müslüman ya da Müslüman kökenli kişileri kapsıyor.
İngiltere bu yetkiyi Avrupa'da en yaygın kullanan ülke. İçişleri Bakanı, kişinin vatandaşlıktan çıkarılmasının “kamu yararına” olduğuna kendisi karar verebiliyor; bunun için mahkûmiyet gerekmiyor.
Show more

“Kamu yararı” gerekçeli kararların sayısı, sahtecilik gerekçesiyle verilenler hariç, IŞİD'e katılanların gündemde olduğu 2017'de 104'e çıktı, 2024'te ise 1'e indi. Bu dönemin en bilinen örneği, 15 yaşındayken IŞİD'e katılmak için Suriye'ye giden ve İngiltere'de doğan Shamima Begum. Begum'un vatandaşlıktan çıkarılmasına karşı itirazları İngiliz mahkemelerinde reddedildi; dava şu anda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde.

Yetkinin sınırları neler?

Eğilim tek yönlü değil. Bazı ülkeler bu yetkiyi geri çekti ya da daralttı.
Kanada 2014'te kabul edip 2015'te yürürlüğe koyduğu terör gerekçesini 2017'de kaldırdı.
Avustralya Yüksek Mahkemesi 2022 ve 2023'teki iki kararla, vatandaşlıktan çıkarma gibi cezalandırıcı bir yetkinin bakana verilmesini yargı yetkisine müdahale sayarak anayasaya aykırı buldu. 2023 sonundan beri bu kararı ancak bir mahkeme, ağır bir suçtan mahkûmiyet sonrasında verebiliyor.
İrlanda'da Yüksek Mahkeme 2020'de bakanın vatandaşlıktan çıkarma usulünü bağımsız ve tarafsız bir karar süreci sunmadığı için anayasaya aykırı buldu, hüküm 2021'de iptal edildi. Yetki 2025'te bağımsız bir soruşturma komitesinin incelemesine bağlanarak yeniden düzenlendi.
ABD'de Yüksek Mahkeme kararları nedeniyle, hukuka uygun kazanılmış vatandaşlık güvenlik ya da sadakatsizlik gerekçesiyle kişinin iradesi dışında kaybettirilemiyor. Hukuka aykırı yollarla kazanılmış vatandaşlığın mahkemece iptali ise ayrı bir yol.
Uluslararası hukuk da bu yetkiye sınır koyuyor. 1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılması Sözleşmesi, birini vatansız bırakacak şekilde vatandaşlıktan çıkarmayı kural olarak yasaklıyor ve kararın bir mahkeme ya da bağımsız bir kurul önünde savunulabilmesini şart koşuyor. Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi de devletin hayati çıkarlarına ciddi zarar veren davranışlar için vatandaşlıktan çıkarmaya izin veriyor ama sahtecilik dışında kişinin vatansız kalmasına izin vermiyor. Vatansızlık ve kapsayıcılık üzerine çalışan ISI ile GLOBALCIT'in 2022 raporuna göre ise sadakatsizlik gerekçesiyle vatandaşlık kaybına izin veren ülkelerin dörtte üçünde vatansızlığa karşı yeterli bir güvence yok.
Bu sözleşmeler yalnızca taraf olan ülkeleri bağlıyor. Türkiye ne 1961 Sözleşmesi'ne ne de Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi'ne taraf.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin çizdiği çerçeve daha esnek. Mahkeme, terör suçundan mahkûm olmuş çifte vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılmasını Fransa (2020) ve Belçika (2024) davalarında hak ihlali saymadı. Buna karşın Rusya (2020) ve Azerbaycan (2023) davalarında kararları ölçüsüz ya da keyfi bularak ihlal tespit etti. Mahkemenin içtihadında belirleyici olan, kararın keyfi olup olmadığı, usul güvencelerinin bulunup bulunmadığı ve kişiyi vatansız bırakıp bırakmadığı.

Türkiye'de kural ne?

Türkiye'de vatandaşlıktan çıkarma, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 29. maddesinde düzenleniyor. Bu maddede uzun süre yalnızca yabancı bir devletin hizmetinde Türkiye'nin çıkarlarına aykırı görevde kalmak ya da izinsiz yabancı askerlik yapmak gibi gerekçeler vardı.
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal döneminde maddeye yeni bir fıkra eklendi. Ekleme 6 Ocak 2017'de yayımlanan 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapıldı, 2018'de 7072 sayılı Kanun'la kanunlaştı. Kanunun bugünkü haline göre süreç şöyle işliyor:
1)Kişi hakkında Ceza Kanunu'ndaki darbe, anayasal düzene ve devletin güvenliğine karşı suçlardan (TCK 302 ve 309-315. maddeler) soruşturma ya da kovuşturma yürütülüyor ve kişi yurt dışında olduğu için ulaşılamıyor. Savcılık ya da mahkeme bu durumu bir ay içinde İçişleri Bakanlığı'na bildiriyor.
2)İçişleri Bakanlığı, Resmî Gazete'de kişiye ülkeye dönmesi için çağrı yapıyor.
3)Kişi üç ay içinde dönmezse vatandaşlığı Cumhurbaşkanı kararıyla kaybettirilebiliyor. Kararı başlangıçta Bakanlar Kurulu veriyordu; 2018'deki sistem değişikliğiyle yetki Cumhurbaşkanı'na geçti.
Hükmün öne çıkan özellikleri:
Mahkûmiyet şartı yok. Kanundaki diğer şartlar gerçekleştiğinde, kişi hakkında bir mahkûmiyet kararı olmadan vatandaşlık kaybettirilebiliyor.
Başka bir vatandaşlık şartı aranmıyor. Hüküm doğuştan ya da sonradan, tek ya da çifte vatandaş ayrımı yapmıyor.
Vatansızlığa karşı açık bir güvence yok. Madde, kişiyi vatansız bırakacak kararları engelleyen bir hüküm içermiyor.
Yargı yolu Danıştay. Cumhurbaşkanı kararlarına karşı ilk derece mahkemesi Danıştay.
Karar kişinin eşini ve çocuklarını etkilemiyor.
Bu hükme dayanarak Haziran ve Eylül 2017'de iki yurda dön çağrısı yayımlandı. Haziran 2017'de yayımlanan ilk çağrı 130 kişiyi kapsıyordu; aralarında Fethullah Gülen ve HDP milletvekilleri vardı. Eylül 2017'deki ikinci çağrıyla 99 kişi daha listeye eklendi. Bu kişilerden kaçının fiilen vatandaşlıktan çıkarıldığına dair toplu bir bilgiye ulaşamadık.
Bu düzenleme, İçişleri Bakanlığı'nın Ağustos 2026'da açıkladığı, yatırım yoluyla vatandaşlık alan 1.413 yatırımcı ve aile fertlerinden oluşan 6.134 kişinin vatandaşlığının iptal edilmesi ya da geri alınmasıyla karıştırılmamalı. O kararlar, sonradan kazanılan vatandaşlığın iptaline ilişkin farklı maddelere dayanıyor.
Türkiye'de vatandaşlıktan çıkarmada vatansızlığı önleyen bir hüküm yok
Kuralları yan yana koyduğumuzda Türkiye'nin düzenlemesi, mahkûmiyet aramaması ve kararı yürütmenin vermesiyle İngiltere ve Hollanda'daki mahkûmiyetsiz yollara benziyor. Başka bir vatandaşlık şartı aramaması ve vatansızlığı önleyen açık bir hüküm içermemesiyle ise tablodaki diğer ülkelerden ayrılıyor.
Show more

Tablo, ülkelerin terör ve devletin güvenliği gerekçeli hükümlerini kapsıyor; sahtecilik gibi diğer gerekçeler dahil değil. Çoğu ülke kesin sayıları düzenli olarak yayımlamadığı için tabloya sayı eklemedik. Yayımlanan rakamlar da sınırlı. Örneğin Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanlığı'nın verilerine göre 1 Nisan 2025 itibarıyla, yurt dışında terör örgütüne katılmaya ilişkin yolla 15, mahkûmiyete dayalı yolla 14 kesinleşmiş karar bulunuyor.