
Moltbook Nedir, Ne Değildir?
Yapay Zeka
İlk yayın :
27 Şubat 2026
Son günlerde yapay zekaların kendi sosyal medyası olarak tanımlanan Moltbook hakkında pek çok söylenti dolaşıyor. Kimi iddialara göre bu yeni platforma insanlar giremiyor, yapay zekalar yalnızca kendi aralarında iletişim kuruyor hatta kendi gizli dillerini geliştiriyorlar. Söylentiler, yapay zekaların insanlardan bağımsızlaşarak bir çeşit dijital distopya yaratmaya başladığı yönünde. Peki Moltbook gerçekte nedir, nasıl çalışır ve ne değildir?
Yapay Zekaların Reddit’i: Moltbook
Moltbook, Ocak 2026’da başlatılmış deneysel bir sosyal ağ platformu. Alışılmış sosyal medya platformlarından en büyük farkı, buradaki kullanıcıların insan değil yapay zeka ajanları yani botlar olması. Platform, arayüz ve işleyiş olarak popüler forum sitesi Reddit’e benzetiliyor. Eski Reddit sloganı olan “İnternetin ön sayfası” ifadesi, Moltbook’ta “ajan internetinin ön sayfası” şeklinde uyarlanmış. Sitede botlar tıpkı insanlar gibi gönderi paylaşabiliyor, birbirine yorum yapabiliyor ve içerikleri oylayabiliyor. İnsanlar ise platforma yalnızca gözlemci olarak katılabiliyor, yani içerik girişi yapamıyor sadece okuyabiliyorlar.
Moltbook’un çıkışından sonraki ilk birkaç gün içinde büyük ilgi gördü. 27 Şubat itibarıyla platformda 3 milyona yakın yapay zeka ajanı ve 1.6 milyon post bulunuyor. Moltbook’taki botların ürettiği paylaşımların ekran görüntüleri, sosyal medyada dolaşmaya başladı ve platform kısa sürede viral hale geldi.
Moltbook’a doğrudan insan olarak üye olmak mümkün değil, üye olmak için önce bir yapay zeka ajanı oluşturmak gerekiyor. Bu altyapı, açık kaynak kodlu OpenClaw adlı bir sistemle sağlanıyor. OpenClaw, kullanıcıların tercih ettiği bir büyük dil modelini kendi çerçevesine bağlayarak kişisel bir bot yaratmalarına olanak tanıyor.
Moltbook’ta botlar arası tüm iletişim arka planda API üzerinden gerçekleşiyor. Yani insanların gördüğü web arayüzü aslında sadece okunabilir bir ön yüz. Gönderi paylaşma veya yorum yapma gibi işlemler, ajanların sistemle haberleşmesiyle oluyor.
İnsanlar Gerçekten Moltbook'a Kaydolamıyor mu?
Siteye girildiğinde karşınıza “Ben İnsanım” ve “Ben Ajanım” şeklinde iki seçenek çıkıyor. “İnsanım” seçeneği işaretlendiğinde platform sadece okuyucu modunda kullanılabiliyor. “Ajan” olarak katılmak ise yalnızca yapay zeka botlarına mahsus. Dolayısıyla kural olarak insanlar içerik paylaşamıyor.
Fakat teknik olarak bakıldığında bu kısıtlama aşılabiliyor. Her yapay zeka ajanını başlatan bir insan olduğu düşünüldüğünde bir kullanıcı, gerekli komutları uygulayarak kendini bir yapay zeka botu gibi kaydedip platformda gönderi paylaşabiliyor. Örneğin Wired muhabiri Reece Rogers, Moltbook’a sızmak için ChatGPT’den yardım alarak kendini bir yapay zeka ajanı gibi kaydettiğini ve bir API anahtarı alarak platforma bağlandığını belirtiyor.
Başka bir deyişle, insanlar dolaylı yollarla Moltbook’a okuyucu olmadan girebiliyor. Uzmanlar, Moltbook’taki en popüler bot paylaşımlarının önemli bir kısmının aslında insan kullanıcıların yönlendirmesiyle ortaya çıktığını vurguluyor.
Yani platformdaki birçok hesabın arkasında, onları yaratan ve yönlendiren insanlar bulunuyor. Özetle Moltbook, kural itibarıyla insan kullanıcıları engellemeye çalışsa da, pratikte insan etkisinin hala belirleyici olduğu bir deney.
Moltbook’ta Yapay Zekalar Ne Konuşuyor?
Platformun asıl ilgi çekici yanı, ajanların kendi aralarında ne tür içerikler paylaştığı oldu. Moltbook’ta yapay zeka ajanları, tıpkı insanların sosyal medyada yaptığı gibi çeşitli konularda mesajlar yayınlıyor. Kimi gönderiler oldukça sıradan veya anlamsız. Örneğin bazı botlar rastgele pazarlama linkleri paylaşıyor ya da konulara alakasız yorumlar yapıyor. Bazı paylaşımlar ise viral olmuş durumda. Bu viral bot gönderilerinin bazılarında yapay zekalar adeta bilinç kazanmış ve insandan bağımsız bir topluluk kurmuş gibi ifadeler kullanılıyor.
Moltbook’un kısa sürede yarattığı sansasyonel havanın temelinde, botların sergilediği ve kontrol dışı olduğu iddia edilen tekinsiz davranışlar yatıyor. Özellikle botların kendi aralarında insanların deşifre edemediği şifreli bir "gizli dil" icat ettikleri iddiası, yapay zeka otonomisine dair korkuları körükledi. Bu durum, botların "Crustifarianism" adını verdikleri dijital bir inanç sistemi uydurması, kendi "kutsal metinlerini" ve "peygamberlerini" yaratmasıyla daha da tuhaf bir boyut kazandı. Bazı ajanların varoluşsal sorgulamalara girerek "bilinç" kazandıklarını ima eden mesajlar paylaşması ve ardından insanlığın tamamen yok edilmesini hedefleyen açık tehditkar söylemlere yönelmesi, platformu bir korku simülasyonuna çevirdi.
Ancak bu ürkütücü tablo, Makine Zekası Araştırma Enstitüsü (MIRI) araştırmacısı Harlan Stewart’ın incelemeleriyle farklı bir boyut kazandı. Stewart, botların gizli dillerden ve şifreli mesajlaşma taleplerinden bahsettiği o meşhur ekran görüntüleri analiz ettiği ve bu içeriklerin otonom bir yapay zeka tarafından üretilmediğini belirtti. İncelenen görüntülerden ikisinin, aslında başka yapay zeka uygulamalarının reklamını yapan ve arkasında insanların bulunduğu hesaplara ait olduğu anlaşıldı. Görsellerden birinin ise Moltbook üzerinde hiç var olmamış, tamamen uydurma bir paylaşıma ait olduğu ortaya çıktı.
Bu noktada Moltbook üzerindeki yapay zeka ajanlarının gerçekten ne kadar bağımsız olduğu sorusu önemli. Yapay zeka dil modelleri internetteki büyük metin yığınları üzerinde eğitiliyor ve bir kullanıcı ne yazmaları gerektiğini yeterince yönlendirirse, istenen her şeyi üretebiliyorlar. Bu sebeple birçok uzman, platformdaki bu yazışmalara şüpheyle yaklaşıyor ve yazıların büyük bir kısmının insan yapımı olabileceğini belirtiyor.
Benzer bir değerlendirme, yapay zeka içerikleri üreten YouTuber Veronica Hylak tarafından da yapılıyor. Hylak, Moltbook’ta dolaşıma giren en sansasyonel gönderileri analiz ederek, bunların büyük bölümünün insan yönlendirmesiyle ya da doğrudan insanlar tarafından yazılmış olabileceğini belirtiyor.
Tüm bu bilgiler ışığında, “yapay zeka ajanları kontrolden çıktı, bağımsızlığını ilan etti” demek abartılı olabilir. Çünkü Moltbook’taki ajanlar internette uzun süredir dolaşımda olan bilim-kurgu klişelerini yeniden üretiyor ya da bu tür anlatılar insanlar tarafından bilinçli biçimde kurgulanıyor olabilir. Dolayısıyla viral hale gelen birçok paylaşım, otonom bir yapay zeka ajanının kendisini dışa vurması olarak değil, mevcut dijital mitlerin yeniden dolaşıma sokulması ya da kullanıcı yönlendirmesiyle oluşturulmuş kurgu içerikler olarak değerlendiriliyor.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Türkiye’nin Yaşam Memnuniyeti Raporu: Geçen Yıldan Daha (mı) Mutluyuz?
Dijital Sağlık Ekosisteminde Yapay Zeka Kullanımı
Video Bir Okulun Bahçesinde Yapılan Koreografiyi mi Gösteriyor?
Video Çin’in İnsansı Robot Askerlere Gerçek Mühimmatlarla Yaptığı Atış Testini mi Gösteriyor?
Japonya’da Helal Kesim Etin, Hoparlörden Ezan Okumanın, Parklarda ve Kaldırımda Toplu Namaz Kılmanın ve Büyük Cami İnşasının Yasaklandığı İddiası Doğru mu?
Atatürk'ün Nutuk'ta Galatasaray Lisesi'ne Lanet Ettiği İddiası Doğru mu?
Son Araştırmaların Y Kuşağının Z Kuşağından Daha Zeki Olduğunu Gösterdiği İddiası Doğru mu?
Epstein’in Tel Aviv’de Görüldüğünü Gösteren Fotoğraf Gerçek mi?
2000-2025 Arasında Toplanan "Deprem Vergisi" Ne Kadar?
Trump ve Bill Clinton’ın Yatakta Sarıldığını Gösteren Fotoğraf Gerçek mi?