İddia şöyle;

Bir Instagram hesabı tarafından 1 Ocak 2026 tarihinde yapılan bir paylaşımda, stresin kanser yaptığının bilimsel olarak ispatlandığı iddia edildi.

İddia YANLIŞ 
İddiada kaynak gösterilen çalışma, stresin kansere neden olup olmadığını değil, zaten kanseri olan deneklerde metastazın nasıl arttığını inceleyen deneysel bir araştırma. Çalışma kanserli fareler üzerinde yapılmış ve değişken olarak kanserin ortaya çıkışı değil yayılımı ölçülmüş.
Mevcut bilimsel çalışmalar ve kurumlar, stresin tek başına kansere yol açtığını gösteren bir kanıt bulunmadığını belirtiyor. Stres ve kanser, daha çok stres altında gelişebilen sigara kullanımı, alkol tüketimi ve hareketsizlik gibi dolaylı davranışlar sebebiyle dolaylı bir ilişkiye sahip.
Çalışma Metastazı Ölçmek İçin Kanserli Denekler Üzerinde Yapılmış
Son dönemde sosyal medyada bilimsel çalışmalara atıf yapan paylaşımlar artıyor. Fakat bu paylaşımların önemli bir kısmı, akademik araştırmaların sınırlarını ve bağlamını eksik şekilde paylaşıyor. Makalelerde bilimsel bulgular, çoğu zaman koşullu ifadelerle sunulmasına rağmen sosyal medyada kesin sonuçlar gibi aktarılıyor. Özellikle deneysel modeller, sınırlı örneklemler ya da belirli koşullara özgü elde edilen sonuçlar, “kanıtlanmış bilgi” şeklinde paylaşılıyor. Bu durum bilimsel bilginin yanlış anlaşılmasına ve bilim temelli bir dezenformasyon alanının oluşmasına neden oluyor.
Sosyal medyada yayılan bir paylaşımda, bu konuya örnek olacak nitelikte bir iddia yer alıyor. Bir Instragram hesabının yaptığı paylaşımda stresin kansere sebep olduğunun bilimsel olarak ispatlandığı öne sürüldü. Paylaşımda kaynak olarak “Cold Spring Harbor” gösterilmiş. Fakat iddia doğru değil.

Konuya ilişkin çalışma Cold Spring Harbor Laboratory’de arandığında “Kronik stres kanseri yayıyor” başlıklı bir yazı bulunuyor. 22 Şubat 2024 tarihinde yayımlanan bu yazı, kanser ve stres ilişkisi üzerinde yapılan bir araştırma makalesini konu alıyor. Makalenin aslına yazının içindeki linkten ulaşılabiliyor. 

Bu çalışma, kronik stresin kansere neden olup olmadığını değil, zaten var olan kanserin vücutta nasıl daha kolay yayılabildiğini inceliyor. Araştırma fareler üzerinde yapılıyor ve deneylerde kullanılan hayvanlar kanserli. Bilim insanları, kronik stres altında kalan farelerde akciğer metastazının belirgin biçimde arttığını gözlemliyor. Yani çalışmada stres, kanserin ortaya çıkmasına değil, ilerlemesine ve yayılmasına odaklanan bir değişken olarak ele alınıyor.
Çalışmanın bulgularına göre; kronik stres, stres hormonları üzerinden nötrofil gibi bazı bağışıklık hücrelerini değiştiriyor. Bu hücreler dokularda metastazı yani yayılımı kolaylaştıran bir ortam yaratıyor. Bu mekanizma engellendiğinde ise stresin metastaz üzerindeki etkisi de ortadan kalkıyor. Özetle makale, “stres kansere neden olur” çıkarımında bulunmuyor, “stres, mevcut olan kanserin yayılmasını biyolojik olarak kolaylaştırabilir” diyor.
Bununla birlikte bilimsel çalışmalarda stresin kansere neden olduğuna ilişkin bir sonuca henüz erişilmedi.  ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) de benzer şekilde, kronik stresin genel sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine değinirken, stresin tek başına kanser riskini artırdığını gösteren güçlü ve kesin bir bilimsel sonuca ulaşılmadığını ifade ediyor. Cancer Research UK de, stresin doğrudan kansere neden olduğuna dair güvenilir bilimsel kanıt bulunmadığını açıkça vurguluyor. Bugüne kadar yapılan çalışmaların stres ile kanser arasında net ve tutarlı bir nedensellik ilişkisi ortaya koymadığını belirtiyor. Kurumlar stresin, sigara kullanımı, beslenme alışkanlıkları veya sağlık hizmetlerine erişim gibi dolaylı faktörler üzerinden riskleri etkileyebileceğine dikkat çekiyor fakat bu durumun "stres kansere neden olur” şeklinde bir çıkarımı doğurmayacağını belirtiyor.

Sonuç olarak;

Stresin kansere neden olduğunun bilimsel olarak ispatlandığı iddiası yanlış.