Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü’nün 2026 Dijital Haber Raporu, insanların habere ulaşma biçiminin değiştiğini gösteriyor. Rapor, 48 pazarda 97 bin 520 yetişkinle yapılan çevrimiçi ankete dayanıyor.
Televizyon ve haber siteleri hâlâ hayatımızda olsa da giderek daha fazla insan gündemi Instagram videolarından, YouTube yayıncılarından veya sohbet botlarından takip ediyor. Haber tüketimi platformlara kayarken bu mecralara duyulan güven düşük kalıyor, habere yönelik ilgi ise azalıyor.
Haber artık başka yerden geliyor
Reuters Enstitüsü’nün 48 pazarda yürüttüğü araştırma, haber tüketiminde sosyal medya ve video ağlarının televizyon ile haber siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini gösteriyor. Haber tüketimi sosyal medya ve video ağlarına, daha yakın dönemde ise yapay zekâ sohbet botlarına doğru kayıyor. Raporda ayrıca habere duyulan güvenin azalmasına ve yanlış bilgiyle ilgili endişelerin artmasına dikkat çekiliyor. Sosyal medya ve video ağları, 48 pazarın ortalamasında ilk kez hem televizyondan hem de haber kuruluşlarının web siteleri ve uygulamalarından daha yaygın bir haber kaynağı hâline geldi.
Rapordaki 48 pazarın ortalamasına göre sosyal medya ve video ağları, ilk kez en yaygın kullanılan haber kaynağı oldu. Bu mecralar, tüm katılımcıların %54’ü tarafından haber için kullanılıyor. Reuters Enstitüsü, haber tüketimindeki bu değişimin tüm yaş gruplarına yansıdığını belirtiyor.
Katılımcılar arasında yapay zekâ sohbet botlarını haber amacıyla kullananların oranı da artıyor. Rapora göre bu kullanım hızlı, ancak patlayıcı olmayan bir büyüme gösteriyor. Geçen yıl katılımcıların %7’si haber için yapay zekâ sohbet botlarını kullanırken bu oran bu yıl %10’a yükseldi. Ancak Reuters Enstitüsü, artışın tüm pazarlara yayılmadığını belirtiyor. Güney Kore, Yunanistan ve İspanya’da haber için yapay zekâ sohbet botlarının kullanımı yıllık bazda iki katına çıkarken ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok pazarda artış görülmedi. Öte yandan, haberleri kontrol etmek ve doğrulamak amacıyla yapay zekâ kullanımı; Hong Kong ve Türkiye gibi basın özgürlüğü puanı düşük, Macaristan ve Romanya gibi habere güvenin daha düşük olduğu pazarlarda daha yaygın.

Haber podcastlerinin haftalık kullanımı bu yıl küresel ölçekte değişmeyerek %11’de kaldı; birçok pazarda da önemli bir değişim görülmedi. Podcastlerin haber için kullanımında Avustralya’da 4, Peru’da ise 3 yüzde puanlık artış yaşandı.
Raporda, ilk kez araştırma kapsamındaki 48 pazarın tamamında katılımcıların çoğunluğunun çevrimiçi haber videosu izlediği belirtiliyor. Küresel olarak katılımcıların %77’si her hafta çevrimiçi haber videosu izliyor. Çevrimiçi haber videoları 45 pazarda televizyon haberlerinden daha yaygın izlenirken yalnızca Almanya, Danimarka ve Hollanda’da televizyon haberleri çevrimiçi haber videolarından daha fazla izleniyor.
Dikkat çeken bir diğer ayrıntı, çevrimiçi haber videolarının izlendiği platformlarla ilgili. Reuters Enstitüsü, bu alandaki büyümenin büyük ölçüde üçüncü taraf platformlarda gerçekleştiğini, haber kuruluşlarının kendi uygulama ve sitelerindeki video tüketiminin ise gerilediğini belirtiyor. Haber kuruluşlarının site veya uygulamalarında video izleme oranı geçen yıl 5 yüzde puan azalarak %23’e düştü. Televizyon haberleri ile haber kuruluşlarının web siteleri ve uygulamalarının kullanımı, 2020’den bu yana sırasıyla 13 ve 12 yüzde puan geriledi.
Bir diğer dikkat çekici bulgu ise televizyonun kullanım amacının değişmeye başlaması. Televizyon haberlerinin erişimi düşse de televizyon, haber tüketiminde yeni bir rol üstleniyor. Araştırmanın bu bölümünün kapsadığı 27 pazardaki haber izleyicilerinin %27’si, akıllı televizyonlardaki YouTube ve benzeri üçüncü taraf uygulamalar üzerinden isteğe bağlı haber izliyor.
Haber Takibinde Sosyal Medya Çağı
Reuters Enstitüsü’nün 48 pazarda yürüttüğü araştırma, sosyal medya ve video ağlarının haber tüketiminde televizyon ile haber siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini gösteriyor. Bu değişimle birlikte podcaster’lar, YouTuber’lar ve TikToker’lardan oluşan parçalı ancak etkili bir alternatif medya ağı da güç kazanıyor.
Katılımcıların %27’si, son bir haftada haber odaklı içerik üreticilerinin veya influencer’ların içerikleriyle karşılaştığını belirtiyor. Haber dışındaki konularda da içerik üreten isimler hesaba katıldığında bu oran %46’ya çıkıyor. İçerik üreticilerinden haber alanlar, bu içerikleri geleneksel haber kuruluşlarına kıyasla daha eğlenceli, anlaşılması daha kolay ve kendileriyle daha ilişkili buluyor. Ancak içerik üreticilerinden haber alan çoğu kişi, bu kaynakları geleneksel medyanın yerine değil, yanında kullanıyor.
Küresel ölçekte 18-24 yaş grubundaki katılımcıların %52’si, sosyal medya, video ağları ve yapay zekâ sohbet botlarının habere erişimde başlıca yöntemi olduğunu söylüyor. Aynı yaş grubunda haber siteleri ve uygulamalarını başlıca yöntem olarak kullananların oranı %20. İki kaynak grubu arasındaki fark 32 yüzde puana ulaşıyor.
18-34 yaş grubunda haber web siteleri ve uygulamalarının kullanımındaki düşüş, televizyon haberlerindeki düşüşten daha hızlı gerçekleşti. Araştırma, dijital haber siteleri ve uygulamalarının kullanıcı kitlesinin giderek yaşlandığını gösteriyor. Bu kaynaklar artık küresel ölçekte hiçbir yaş grubunun başlıca haber kaynağı değil. Y ve Z kuşaklarında sosyal medya ve video ağları öne çıkarken 45 yaş ve üzerindekiler için televizyon başlıca haber kaynağı olmayı sürdürüyor.

Habere Olan İlgi En Düşük Seviyede
Reuters Enstitüsü, araştırmada katılımcıları kendi bildirdikleri haber tüketme sıklığına ve habere ilgilerine göre üç ana gruba ayırıyor. Anket sonuçlarına göre 2021’den bu yana haberlere “son derece” veya “çok” ilgili olduğunu belirtenlerin oranı ortalama 13 yüzde puan azalarak %59’dan %46’nın biraz altına geriledi. Aynı dönemde “haber severlerin” tüm katılımcılar içindeki payı %29’dan %22’ye düşerken ara sıra haber tüketenlerin payı %16’dan %25’e yükseldi. Bu grupların dağılımındaki en büyük değişim Asya’da görüldü.
Habere ilginin azalmasının sonuçlarından biri de insanların en azından zaman zaman haberlerden kaçınması. Rapordaki küresel haberden kaçınma oranı geçen yıla göre neredeyse değişmedi. 2026’da bazen veya sıklıkla haberlerden kaçındığını belirtenlerin oranı %42 oldu.
Bulgaristan, Hırvatistan, Yunanistan ve Türkiye’de katılımcıların %60’ı veya daha fazlası haberlerden bazen ya da sıklıkla kaçındığını belirtiyor. Bazı pazarlarda ise yıllık bazda belirgin değişiklikler görülüyor. Haberlerden kaçınma oranındaki en büyük artışlardan ikisi Danimarka’da 7, Norveç’te 9 yüzde puan olarak kaydedildi. Reuters Enstitüsü, araştırma döneminde Grönland’ın geleceğine ilişkin krizin Danimarka’daki artışta rol oynamış olabileceğini; Norveç medyasının Veliaht Prenses Mette-Marit’le ilgili iki skandala yoğun biçimde yer vermesinin de Norveç’teki artışa katkı sağlamış olabileceğini değerlendiriyor.

Habere Güven Geriledi
Araştırma, habere güvenin düşmeye devam ederek ölçümün başladığı 2015’ten bu yana en düşük seviyeye indiğini gösteriyor. 48 pazarın 29’unda habere duyulan güven anlamlı ölçüde düştü. Küresel güven ortalaması 3 yüzde puan azalarak %37’ye geriledi. Ankete katılan ABD’lilerin yalnızca dörtte biri haberlere çoğu zaman güvendiğini söylüyor.
İnternetteki yanlış bilgiyi ayırt etme konusunda endişeli olduğunu belirtenlerin oranı 4 yüzde puan artarak %62’ye yükseldi. On bir pazarda bu artış 5 yüzde puanın üzerinde gerçekleşti. Brezilya ise yanlış bilgiye ilişkin endişenin 3 yüzde puan azaldığı tek pazar oldu. Filipinler, Tayland, Peru ve Polonya, bu yıl habere güvenin en fazla düştüğü pazarlar arasında yer aldı. Reuters Enstitüsü, siyasi istikrarsızlık, kutuplaştırıcı seçimler ve daha gürültülü ve parçalı bir bilgi ortamının, güvenin en çok düştüğü pazarların ortak özellikleri olduğunu belirtiyor.
Reuters Enstitüsü, habere güvendeki düşüşün bir bölümünün haber kuruluşlarına ve gazetecilere yönelik doğrudan saldırılardan kaynaklandığını, bu saldırıların gazeteciliğe duyulan güveni genel olarak zayıflattığını ifade ediyor. Haber alanına yönelik siyasi baskının sürdüğü ABD’de habere güven bu yıl 5 yüzde puan daha düşerek %25’e geriledi
Reuters Enstitüsü, katılımcılara yapay zekâ sohbet botlarının verdiği yanıtlara duydukları güveni de sordu. Yapay zekâ sohbet botlarının yanıtlarına güven, habere duyulan güvenin oldukça altında kaldı. Küresel olarak yapay zekâ sohbet botlarının yanıtlarına güvenenlerin oranı %20 olarak ölçüldü. Bu oranın en düşük olduğu pazar ise %6 ile İngiltere oldu.
Raporun Türkiye Verileri
Raporda Türkiye’deki medya ortamına ilişkin dikkat çekici bulgular da yer alıyor. Reuters Enstitüsü, Türkiye’nin medya ortamını; büyük televizyon ve yazılı basın kuruluşlarının çoğunlukla hükümetle yakın bağlarıyla bilinen holdinglerin kontrolünde olduğu, bağımsız medyanın ise hem geleneksel hem de dijital alanda sınırlı mali ve düzenleyici destekle faaliyet gösterdiği bir yapı olarak tanımlıyor.
Reuters Enstitüsü, Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT’nin sahibi Can Holding’e ait varlıkların TMSF’ye devredilmesini, devletin medya sahipliği üzerindeki etkisini genişletmesinin bir örneği olarak değerlendiriyor. Raporda, TMSF’nin borçlu ana şirketler üzerinden medya kuruluşlarına el koyduğu ve bunların hükümetle siyasi olarak uyumlu sahiplerine devrini kolaylaştırdığı belirtiliyor. Google’ın Ağustos 2024 ile Mart 2025 arasındaki algoritma güncellemelerinin bağımsız çevrimiçi yayınların trafiğinde %80’e varan düşüşlerle ilişkili olduğu, Gazete Duvar’ın da azalan okur sayısı ve mali sorunları gerekçe göstererek 2025’te kapandığı aktarılıyor. Muhalif ve bağımsız medyanın hem yetkililerin baskısı hem de olumsuz piyasa koşulları altında faaliyet gösterdiği vurgulanıyor.
Mart 2025’te İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve ardından düzenlenen kitlesel protesto ve boykotlar, RTÜK’ün geleneksel ve dijital medyaya yönelik tedbirlerinin odağı hâline geldi. Raporda, muhalif gazeteci ve yorumculara yönelik gözaltı ve yurt dışına çıkış yasaklarının giderek rutinleştiği belirtiliyor. Cumhurbaşkanına “hakaret” ile “ulusal güvenliği veya kamu düzenini tehdit etme”ye ilişkin geniş tanımlı yasal hükümlerin, Türkiye’de cezalandırılabilir ifade alanını genişlettiği; bunun da haber, görüş ve suç arasındaki çizgiyi daha da bulanıklaştırdığı ifade ediliyor.
Rapora göre Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkililere “toplumsal cinsiyet” ve “cinsel yönelim” gibi ifadelerden kaçınmaları yönünde talimat verirken LGBTQ+ görünürlüğünü toplumsal bir tehdit olarak çerçeveleyen kamusal kampanyalar da arttı. Eşcinsel ilişkileri tasvir eden içerikler nedeniyle HBO Max, Netflix ve Prime Video gibi dijital yayın platformlarına para cezaları ve içerik kaldırma kararları uygulanması da raporda yer alıyor.
Raporda ayrıca iktidarın medya ortamını kontrol etme çabalarının yanı sıra sosyal medya şirketlerinin hükümetin içerik kaldırma taleplerine uyumunun da yüksek seviyelere ulaştığı belirtiliyor. Bu oran TikTok’ta %91,8, X’te %85,7 ve Instagram’da %79,2 olarak veriliyor.
Tüm bu gelişmelerin gölgesinde Türkiye’de habere duyulan güvenin ciddi biçimde azaldığı da raporda yer alıyor. Türkiye’de habere güven oranı 5 yüzde puan düşerek %28’e geriledi. Bu oran, ölçümün başladığı 2015’ten bu yana kaydedilen en düşük seviye.
Show more

Türkiye’de ankete katılan 2 bin 2 kişiye sunulan sınırlı marka listesinde A Haber, ATV ve Sabah, güven oranı düşük kuruluşlar arasında yer aldı. Ancak Reuters Enstitüsü, bu tablonun ülkedeki en çok veya en az güvenilen haber kuruluşlarının eksiksiz bir sıralaması olarak yorumlanmaması gerektiğini özellikle belirtiyor.
Show more

Televizyonun Türkiye’de hâlâ etkili bir haber kaynağı olduğu belirtilirken basılı yayınlara ilginin giderek azaldığına dikkat çekiliyor. 2015’e kıyasla gazetelerin haftalık okur oranı yaklaşık üçte birine düşmüş durumda. Yapay zekâ sohbet botlarının haber için kullanımı 6 yüzde puan artarak %14’e yükselirken haber podcastlerinin kullanımı 1 yüzde puan gerileyerek %5’e indi.
Haber ihtiyacının çoğunun veya tamamının, geleneksel medya yerine haber odaklı içerik üreticileri tarafından karşılandığını söyleyenlerin oranı %18 oldu. Türkiye, %13’lük genel ortalamanın üzerinde yer aldı. Türkiye’de tüm katılımcılar bağımsız haber üreticilerini geleneksel medyadan 7 yüzde puan daha güvenilir bulurken haber ihtiyacını bu yayıncılardan karşılayan grupta bağımsız yayıncılara duyulan güven, geleneksel medyaya duyulan güvenin 44 yüzde puan önüne geçiyor.
Show more

Sosyal medyadan haber takibine ilişkin verilerde Instagram dikkat çekiyor. Türkiye’de haber için en çok kullanılan sosyal medya platformu olan Instagram, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da ilk sırada yer alıyor. YouTube ikinci, Facebook ise üçüncü sırada bulunuyor.