Yazar:
Gül Hür
İddia şöyle;

Bir Instagram hesabı tarafından 13 Ocak 2026’da yapılan bir paylaşımda, bilim insanlarının uzun süreli Bluetooth kulaklık kullanımının tiroid nodülleriyle bağlantılı olduğunu keşfettiği iddia edildi

İddia KISMEN YANLIŞ
İddiaya dayanak olarak gösterilen tek bilimsel çalışma, Bluetooth kulaklık kullanım süresi ile tiroid nodülleri arasında istatistiksel bir ilişki buluyor ama bunun neden-sonuç ilişkisi olduğunu kanıtlamıyor.
Tiroid uzmanlarının ve mevcut tıbbi literatürün ortak değerlendirmesine göre, Bluetooth kulaklıkların yaydığı düşük seviyeli non-iyonize radyasyonun tiroid nodülü oluşumuna yol açtığını gösteren kesin ve güçlü bir kanıt bulunmuyor.
Bilimsel Çalışmalar Bluetooth Kulaklık Kullanımı ile Tiroid Nodülleri Arasında Kesin Bir İlişki Ortaya Koymuyor
Sosyal medyada özellikle sağlık alanıyla ilgili “bilim insanları diyor ki” ya da “son araştırmalar gösterdi ki” gibi ifadelerle paylaşılan iddiaların önemli bir kısmı, bilimsel çalışmaların bulgularını aşırı genelleyici ve kesinmiş gibi sunuyor. Oysa sağlık araştırmaları çoğunlukla belirli gruplar, sınırlı koşullar ve istatistiksel olasılıklar üzerinden yürütülür. Sonuçlar nadiren herkes için geçerli ve net hükümler içerir. Basit, iddialı ve doğrudan cümleler kullanıcıların dikkatini daha kolay çektiği için bu tür paylaşımlar sosyal medyada hızla yayılıyor. Bu da sağlıkla ilgili bilgilerin bağlamından koparılmasına ve yanlış ya da yanıltıcı genellemelerin yanlış bilgi ekosistemini güçlendirmesine neden oluyor.
İlgili gönderide de bilim insanlarının uzun süreli Bluetooth kulaklık kullanmanın tiroid nodülleriyle bağlantılı olduğunu keşfettiği iddia edilmiş. Bu iddiayı incelemeden önce trioidin ve tiroid nodüllerinin ne olduğunu anlamakta fayda var. Tiroid, boynun ön kısmında bulunan kelebek şeklinde bir bezdir ve vücudun enerji kullanımını düzenleyen hormonlar salgılar. Tiroid nodülü ise bez dokusunun içinde oluşan, çoğu zaman iyi huylu ve küçük bir yumrudur. Bilimsel çalışmalara göre tiroiddeki iyi huylu nodüllerin yaklaşık yarısı, yıllar içinde yavaş yavaş büyüyebiliyor. Bu büyümenin kişinin yaşı, cinsiyeti ya da nodülün ilk boyutuyla net bir bağlantısı bulunmuyor ve tiroid hormonu kullanmak da nodülün büyümesini durdurmuyor. Uzmanlar, iyot eksikliğinin nodül oluşumunu kolaylaştırabildiğini söylüyor.

Kaynak: https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/thyroid-nodules/symptoms-causes/syc-20355262 

Peki Bluetooth kulaklık kullanımı ile tiroid nodüllerinin sayısı arasındaki ilişkiyi inceleyen bilimsel çalışmalar var mı? Bu soruya yanıt aramak için, bilimsel makalelerin yer aldığı Google Scholar, PubMed ve Web of Science gibi akademik veri tabanlarına bakmak mümkün. “Bluetooth headset”, “radiofrequency radiation” ve “thyroid nodule” gibi İngilizce anahtar kelimelerle yapılacak bir taramada, bu konuda sınırlı sayıda bilimsel çalışmaya rastlamak mümkün. 2024’te Scientific Reports dergisinde yayımlanan bir makale “Epidemiological exploration of the impact of bluetooth headset usage on thyroid nodules using Shapley additive explanations method” (Shapley eklemeli açıklamalar yöntemi kullanılarak Bluetooth kulaklık kullanımının tiroid nodülleri üzerindeki etkisinin epidemiyolojik olarak incelenmesi) başlığını taşıyor. Araştırma Çin’de gerçekleştirilmiş ve 600 kişiden toplanan anket verileri üzerinde makine öğrenmesi kullanılarak Bluetooth kulaklık kullanım süresi ile tiroid nodülleri arasındaki ilişki incelenmiş. Çalışmada günlük kullanım süresinin ve yaşın risk tahminindeki en önemli iki değişken olduğu saptanarak uzun süreli kullanımların tiroid nodülü gelişimi ile kuvvetli bir şekilde bağlantılı olduğu belirtilmiş. Ancak yazarlar da çalışmalarında verilerin anketle toplandığını, SHAP analiziyle elde edilen istatistiksel etkilerin nedensellik göstermekten ziyade yalnızca ilişkiyi tanımladığını ve örneklemin genç, teknoloji kullanan bireylerle sınırlı olduğu için genellenebilirliğin kısıtlı olduğunu vurguladılar. Dolayısıyla bu çalışma, Bluetooth kulaklıklar ile tiroid nodülü riski arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kuracak güçte değil. 
Ayrıca tiroid doktorlarının görüşlerinin aktarıldığı bir yazıda, non‑iyonize radyasyonla çalışan Bluetooth kulaklıkların enerji seviyesinin çok düşük olduğu, DNA’yı veya hormon üretimini bozmadığı ve mevcut düzeylerde tiroid fonksiyonunu etkilediğine dair kanıt bulunmadığı belirtilmiş. Tiroid konusunda uzmanlığı olan hekimler, kablosuz kulaklıkların tiroid nodülü oluşturduğunu söylemek için yeterli veri olmadığını ve iddianın daha fazla kanıt gerektirdiğini vurgulamış. Paloma Health tarafından hazırlanan inceleme de, söz konusu çalışmanın sadece bir bağlantı bulduğunu, cep telefonu ve Bluetooth cihazlarının yaydığı radyo frekans enerjisinin güvenlik sınırlarının altında olduğunu ve genel kullanımda güvenli kabul edildiğini belirtmiş. Uzun süreli kullanımda oluşabilecek risklerin araştırılmaya devam edilmesi gerektiğini de yazıya eklenmiş. 
Özetle, iddiada atıf yapılan bilimsel bir araştırma bulunsa da, bu çalışmanın vardığı sonuçlar kesin bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koymuyor ve genelleme yapılmasına izin vermiyor.

Sonuç olarak;

Bilim insanlarının uzun süreli Bluetooth kulaklık kullanımının tiroid nodülleriyle bağlantılı olduğunu keşfettiği iddiası kısmen yanlış.