
Ölüm Sonrası Sosyal Medya: Dijital Mezarlığa Dönüşen Platformlar
Bilim & Teknoloji
İlk yayın :
30 Aralık 2025
Sosyal medya platformları, başlangıçta yaşayanlar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak için tasarlanmış olsa da bugün bu işlevin ötesine geçiyor. Sosyal medyada dolaşırken, paylaşımları hala karşımıza çıkan ancak artık hayatta olmayan binlerce kullanıcıyla karşılaşmak mümkün. Kullanıcılar vefat ettikten sonra geride kalan sosyal medya profilleri, dijital etkileşimler, görsel arşivler ve veriler, literatürde “dijital kalıntılar” (digital remains) veya “dijital miras” (digital heritage) olarak adlandırılan yeni bir varlık sınıfını oluşturuyor. Bu durum, interneti yaşayanların etkileşim alanı olmaktan çıkararak giderek büyüyen bir “dijital mezarlığa” (digital graveyard) dönüştürüyor.
2100’de Sosyal Medyada Ne Kadar Ölü Hesap Olacak?
Araştırmalar, önümüzdeki yıllarda sosyal medya platformlarının milyonlarca ölü hesaba ev sahipliği yapacağını öne sürüyor. Konuyla ilgili en kapsamlı çalışma 2019 yılında Oxford İnternet Enstitüsü tarafından yürütülen ve Big Data & Society dergisinde yayımlanan "Are the dead taking over Facebook?" (Ölüler Facebook'u ele mi geçiriyor?) başlıklı araştırma. Bu çalışma, Birleşmiş Milletler ölüm oranı verileri ile Facebook'un 2018 yılı kullanıcı demografisini birleştirerek, 21. yüzyılın sonuna kadar oluşacak dijital mezarlığın boyutlarını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, platformun büyüme hızına bağlı olarak iki temel senaryodan söz ediyor.
Senaryo A, Facebook’un 2018 yılı itibarıyla yeni kullanıcı kaydının tamamen durduğu varsayımına dayanıyor. Yani bu senaryo, Facebook’un büyüme sınırlarına ulaştığı ve yeni kullanıcıların bu platforma gelmediği bir durumu simüle ediyor. Modelin projeksiyonlarına göre, eğer yeni üye katılımı olmazsa, 2100 yılına kadar en az 1.4 milyar kullanıcı hayatını kaybedecek. Bu senaryonun en çarpıcı bulgusu ise, ölü kullanıcı sayısının yaşayan kullanıcı sayısını 2070 yılı civarında geçecek olması. Bu tarihten itibaren Facebook, yaşayanların sosyal ağından ziyade, insanlık tarihinin en büyük dijital arşivi ve dijital mezarlığına dönüşecek. Senaryo B’de ise Facebook'un mevcut büyüme oranlarını yani yıllık %13’lük büyümesini koruyarak küresel doygunluğa ulaşana kadar genişlemeye devam ettiği durum ele alınıyor. Bu senaryoda, 21. yüzyılın sonuna kadar ölen kullanıcı sayısının 4.9 milyara ulaşabileceği öngörülüyor. Facebook’ta toplanan bu veri seti, insan davranışları ve kültürü üzerine şimdiye kadar toplanmış en büyük antropolojik veri setini oluşturacak.
ExpressVPN tarafından yapılan bir başka projeksiyon çalışması, Facebook dışındaki platformların da benzer bir kaderi paylaşacağını gösteriyor. ABD özelinde yapılan analizde, 2100 yılına kadar ülkede 659 milyon ölmüş sosyal medya hesabı bulunacağı tahmin ediliyor ve bu rakam, ABD'nin 2100 yılındaki tahmini nüfusu olan 366 milyonun neredeyse iki katı. Platform bazında yapılan tahminlerde ise 2100 yılı itibarıyla Facebook’ta yaklaşık 278,6 milyon Instagram’da 158,7 milyon, TikTok’ta 126,5 milyon ve X (Twitter)’da 94,9 milyon ölü hesabın bulunacağı öne sürülüyor. Bu veriler aynı zamanda sosyal medya platformları açısından önemli bir ekonomik sorunu da ortaya koyuyor. Aktif olmayan ve reklam geliri üretmeyen hesaplar herhangi bir kazanç sağlamamasına rağmen sunucularda depolanmaya devam ederse bu platformlar için ciddi bir maliyet yaratabilir. Örneğin, yalnızca Facebook’taki ABD merkezli ölü hesapların yıllık depolama maliyetinin yaklaşık 67 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu mali baskı, platformları ölü hesapları silmeye veya bu verileri ticarileştirmeye zorlayabilir ki bu da etik tartışmaların merkezini oluşturan bir sorun.
Sosyal Medya Platformlarının Ölen Kullanıcıların Hesaplarına İlişkin Protokolleri
Bu noktada, sosyal medya platformlarının ölü kullanıcıların hesaplarına bugün nasıl yaklaştığına bakmak gerekiyor. Platformların büyük bölümü, artan maliyetler ve yönetim yükü nedeniyle ölü kullanıcıların hesaplarını uzun vadede korumak yerine silme ya da erişimi kısıtlama yoluna gidiyor. Ancak bu uygulamalar platformdan platforma değişiyor ve kullanıcıların ölüm sonrası dijital varlıkları üzerinde farklı sonuçlar doğuruyor.
Facebook
Sosyal medya platformları arasında en çok ölü hesabı barındıracağı düşünülen Facebook, dijital ölüm konusunda en gelişmiş ve katmanlı yönetim araçlarını sunan platform. Platformda kullanıcıların hayattayken hesaplarının ölüm sonrası durumuna dair karar verebilmesini mümkün kılan Hesap Varisi (Legacy Contact) adlı bir mekanizma bulunuyor.
Facebook’ta ölüm sonrası süreç, temel olarak anıtlaştırma (memorialization) uygulaması üzerinden ilerliyor. Eğer kullanıcı, ölümünden sonra hesabının anıtlaştırılmasını istemişse, bunun için sınırlı yetkilere sahip bir kişi belirleyebiliyor. Anıtlaştırılan bir hesap, yaşayan bir kullanıcı profili olmaktan çıkarak bir anı alanına dönüşüyor. Bu durumda profil adının yanına “Anısına” ibaresi ekleniyor. Hesap, arkadaş önerilerinde, reklamlarda ve doğum günü hatırlatmalarında artık görünmez hale gelse de kullanıcının daha önce paylaştığı içerikler platformda kalmaya devam ediyor. Güvenlik gerekçesiyle, anıtlaştırılan hesaba hiçbir şekilde giriş yapılamıyor.Anıtlaştırma süreciyle birlikte devreye giren ve kullanıcının hayattayken belirlediği Hesap Varisi, hesabı sınırlı ölçüde yönetme yetkisine sahip. Hesap varisi, profilin üst kısmına veda mesajı veya cenaze bilgisi ekleyebiliyor, profil ve kapak fotoğraflarını güncelleyebiliyor ve yeni gelen arkadaşlık isteklerine yanıt verebiliyor. Ayrıca, kullanıcı önceden izin vermişse, paylaşılan gönderiler, fotoğraflar ve videolardan oluşan bir içerik arşivini indirmesine olanak tanınıyor.Buna karşılık, hesap varisinin yetkileri sınırlı, örneğin varis kişinin özel mesajlarına erişemez, geçmiş paylaşımları silemez veya arkadaş listesini değiştiremez. Bu kısıtlamalar, kullanıcının mahremiyetinin ölümden sonra da korunmasını amaçlıyor.
Eğer kullanıcı hayattayken bir hesap varisi atamamışsa, birinci derece yakınları ölüm belgesi sunarak hesabın anıtlaştırılmasını ya da tamamen silinmesini talep edebiliyor, fakat hesabın yönetimine ilişkin herhangi bir yetki elde edilemiyor. Yani kullanıcı vefatından önce bir hesap varisi seçmediyse, vefatından sonra hesabı anıtlaştırılsa bile bir hesap varisi atanmıyor. Profilin yanında yalnızca “Anısına” ibaresi ekleniyor ve profilde herhangi bir değişiklik yapılamıyor.
Instagram
Instagram, Meta bünyesinde yer almasına rağmen ölüm sonrası hesap yönetimi konusunda Facebook’a kıyasla daha sınırlı bir yapı sunuyor. Kullanıcının vefatı durumunda, Facebook’ta olduğu gibi aile üyeleri ölüm belgesi veya benzeri resmî belgelerle başvurduğunda hesap anıtlaştırılıyor. Anıtlaştırılan hesapta profil adının yanına “Anısına” ibaresi ekleniyor ve hesap, “Keşfet” gibi halka açık alanlarda görünmez hale geliyor.
Hesap varisi, anıtlaştırılan profilin fotoğrafını güncelleyebiliyor, etiketleri görüntüleyip yönetebiliyor ve kullanıcının önceden izin vermesi halinde paylaşılan içeriklerin bir kopyasını indirebiliyor. Fakat hesap varisi Instagram’da kullanıcının adına paylaşım yapamıyor, mesaj gönderemiyor ya da özel mesajlara erişemiyor.
Hesabın tamamen silinmesi ise yalnızca doğrulanmış birinci derece aile üyeleri veya yasal temsilciler tarafından, resmî ölüm belgesi sunulması halinde talep edilebiliyor. Fakat kullanıcı, vefat etmeleri durumunda profillerinin yayında kalmasını istemiyorsa, hayattayken “Ölümden Sonra Sil” seçeneğini tercih edebiliyor. Bu seçenek kullanıcı tarafından işaretlendiği takdirde, bir ölüm bildirimi alındığında anıtlaştırmak için başvurulsa dahi hesap kalıcı olarak siliniyor.
X (Twitter)
X, ölüm sonrası hesap yönetimi konusunda en sınırlı ve en çok eleştirilen platformlardan biri. Platform, Facebook ve Instagram’ın aksine, resmî bir anıtlaştırma (memorialization) seçeneği sunmuyor. Mevcut politika, aktif olmayan hesapların tamamen devre dışı bırakılması üzerine kurulu.Vefat durumunda, birinci derece aile üyesi veya yasal varis, X’in gizlilik formu üzerinden ölüm belgesi ve kimlik bilgileriyle başvurarak hesabın kalıcı olarak silinmesini talep edebiliyor. Ancak X, bu süreçte başvuruyu yapan kişiye hesaba erişim izni vermiyor ve ölen kullanıcının içeriklerine ait herhangi bir arşiv paylaşmıyor. Bu durum, hesabın bir anı alanı olarak korunmasını imkansız hale getiriyor.
Bununla birlite Elon Musk’ın platformu devralmasının ardından aktif olmayan hesaplara yönelik temizlik politikası da hız kazandı. 2023 yılında duyurulan ve kademeli olarak uygulanan bu politika, uzun süre giriş yapılmayan hesapların silinmesini veya kullanıcı adlarının yeniden kullanılmasını öngörüyor. Bu yaklaşım, ölen yakınlarının paylaşımlarını dijital bir anı olarak takip eden kullanıcılar arasında ciddi tepkilere yol açıyor. Platform süreci zaman zaman yavaşlatsa da, ölü hesapların kalıcı biçimde korunacağına dair açık bir güvence sunmuyor. Bu belirsizlik, X üzerindeki dijital mirasın en temel sorunu.
TikTok
Genç kullanıcı kitlesine sahip TikTok, ölüm sonrası hesap yönetimi konusunda henüz diğer sosyal medya platformlarından geri kalmış durumda. Platformda resmî bir anıtlaştırma seçeneği bulunmuyor ve ölü hesaplara ilişkin süreçler büyük ölçüde pasif kalmaya dayanıyor.
TikTok’un etkin olmayan hesap politikasına göre, 180 gün boyunca giriş yapılmayan hesapların kullanıcı adları rastgele sayısal dizilerle değiştiriliyor. Bu durumda içerikler silinmese bile, hesabın kimliği ve bulunabilirliği ortadan kalkıyor ve hesap fiilen anonimleşiyor.
Aile üyeleri, ölüm belgesi sunarak hesabın tamamen silinmesini talep edebiliyor. Ancak TikTok, hesabın bir anı sayfasına dönüştürülmesi ya da paylaşılan videoların indirilmesi konusunda resmî bir destek sağlamıyor.
LinkedIn
LinkedIn, ölüm sonrası hesap yönetimini diğer platformlardan farklı olarak “saygı sayfası” modeli üzerinden ele alıyor. Vefat eden bir kullanıcının profili, talep üzerine saygı sayfasına dönüştürülerek yayında kalabiliyor ya da tamamen kapatılabiliyor. Yetkili bir kişi bulunmadığı durumlarda ise yalnızca ölüm bildirimi yapılabiliyor ve profil LinkedIn tarafından saygı sayfasına çevriliyor.
Bir profil saygı sayfasına dönüştürüldüğünde, hesaba erişim tamamen kilitleniyor ve kullanıcı adı ya da şifre hiçbir koşulda, aile üyeleri dahil olmak üzere kimseyle paylaşılmıyor. Profilde bir anma rozeti yer alıyor ve mesaj gönderme, bağlantı isteği yollama, profili paylaşma ya da kullanıcıyla doğrudan etkileşime geçme gibi işlevler devre dışı bırakılıyor. Fakat vefat eden kişinin daha önce paylaştığı gönderi ve içeriklerle etkileşim kurmak hala mümkün.
Hesabın saygı sayfasına dönüştürülmesi veya kapatılması için, talepte bulunan kişinin vefat eden üyenin mirası üzerinde yasal yetkiye sahip olduğunu belgelemesi gerekiyor. Hesabın kapatılması talep edildiğinde, LinkedIn hesabı kapalı olarak işaretliyor ve verilerin sistemden tamamen silinmesi 30 gün sürebiliyor.
YouTube ve Google
YouTube, Google’a bağlı bir platform olarak faaliyet gösteriyor ve ölüm sonrası süreçler büyük ölçüde Google’ın hesap altyapısı üzerinden şekilleniyor. Bu nedenle YouTube’daki içeriklerin ve bu içeriklerle bağlantılı hesapların devamlılığı, yalnızca platform politikalarıyla değil, Google’ın ölüm sonrası hesap yönetimi yaklaşımıyla da doğrudan ilişkili.
Google, kullanıcıların ölüm sonrası hesap ve verilerinin yönetimi için Etkin Olmayan Hesap Yöneticisi adlı bir araç sunuyor. Bu sistem, kullanıcının belirlediği süre boyunca hesabına giriş yapılmaması durumunda devreye giriyor ve önceden seçilen kişilere belirli verilerin paylaşılmasına ya da hesabın tamamen silinmesine imkan tanıyor. Gmail, Google Drive ve Google Fotoğraflar gibi hizmetlerde yer alan içerikler bu kapsamda değerlendiriliyor. Ancak bu mekanizma, hesap erişiminin devredilmesini değil, sınırlı veri paylaşımını ve hesabın kapatılmasını sağlıyor.
YouTube söz konusu olduğunda ölüm sonrası süreç yalnızca hesap ve veri yönetimiyle sınırlı değil. Platformda paylaşılan videolar, içerik üreticinin vefatından sonra da izlenmeye devam edebiliyor ve reklam geliri üretmeyi sürdürüyor. YouTube reklam gelirleri doğrudan platform tarafından değil, Google’ın reklam ödeme sistemi olan AdSense üzerinden ödeniyor. Bu noktada asıl belirleyici unsur, YouTube kanalının varlığı değil, bu gelirlerin aktarıldığı AdSense hesabının kime ait olduğu. Bu durum, YouTube gelirlerinin mirasçılara geçen bir hak olarak değerlendirilmesini zorlaştırıyor.
AdSense hesabının bireysel ya da farklı bir statüde açılmış olması, ölüm sonrası gelir akışının devam edip etmeyeceğini doğrudan etkiliyor. AdSense hesapları, platformun kullanım koşulları gereği kişiye özel kabul ediliyor. Bu nedenle eğer YouTube kanalı doğrudan kişinin ana Google hesabına bağlı bir bireysel kanal olarak kullanılıyorsa, bu kanalın mülkiyeti ve AdSense hesabı başkasına aktarılamıyor. Fakat vefat eden kullanıcının AdSense hesabında birikmiş ancak henüz ödenmemiş bir bakiye bulunması halinde, bu gelir kaybolmuyor. Tutarın tahsil edilebilmesi için Google’a resmî bir başvuru yapılması gerekiyor. Varislerin Google Hesaplar Yardım Merkezi talep oluşturarak ölüm belgesi ve veraset ilamı gibi belgeleri sunmaları isteniyor. Belgelerin doğrulanmasının ardından Google, ilgili hesabı kalıcı olarak kapatıyor ve hesapta kalan son bakiyeyi yasal mirasçıların banka hesabına aktarıyor. YouTube kanallarının mülkiyet devri ise “kanal aktarımı” olarak adlandırılan teknik bir süreç üzerinden mümkün oluyor. Bir kanal, doğrudan kişinin ana Google hesabına bağlı bir bireysel kanal statüsünde olsa bile, Google bu kanalın ve içeriklerinin bir “Marka Hesabı”na taşınmasına izin veriyor. Bu işlemle birlikte kanal, kişisel Google hesabından ayrılarak bağımsız bir dijital varlığa dönüşüyor ve sahiplik yetkileri başka hesaplara devredilebilir hale geliyor.
Bu nedenle bir YouTube kanalının dijital ömrünü sürdürebilmesi için izlenmesi gereken yol, öncelikle kanalın bir Marka Hesabı’na taşınması, ardından yeni sahiplerin veya yasal varislerin yönetici olarak eklenmesi ve belirli bir bekleme süresinin sonunda birincil sahipliğin devralınması şeklinde ilerliyor. Bu sürecin nasıl işlediği, 2022 yılında vefat eden Technoblade’in kanalında yaşananlar üzerinden daha net biçimde görülebiliyor.
Vefatından Sonra Gelir Kazanmaya Devam Eden Kanal: Technoblade
Asıl adı Alex olan ve Minecraft içerikleriyle milyonlarca takipçiye ulaşan Technoblade 2022 yılında kanser sebebiyle hayatını kaybetti. Vefatının ardından kanalı kapatılmadı, paylaşılan videolar yayında kalmaya devam etti ve kanal izlenme almaya sürdü. Vefatın ardından Technoblade’in babası, topluluk tarafından “Technodad” olarak anılan figür haline geldi ve kanalın yönetim sürecinde aktif bir rol üstlendi. Kanal, bir anı alanı olarak korunurken aynı zamanda Technoblade adına bağış kampanyaları düzenlendi ve elde edilen gelirler hayır kurumlarına yönlendirildi.
Technoblade’in kanalında dikkat çeken nokta, ölüm sonrası gelir akışının kesilmemesi oldu. Kanal, vefatın ardından da milyonlarca izlenme almaya devam etti ve YouTube reklam gelirleri üretmeyi sürdürdü. Reddit’te açılan bazı başlıklarda, Technoblade’in ailesinin gelir elde edemediği iddia edilse de, Technodad bu iddialara doğrudan yanıt vererek YouTube’un ödeme yapmaya devam ettiğini belirtmiş.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Video İran’daki Protestoları mı Gösteriyor?
Video ICE Polislerini Kiliseden Kovan Bir Rahibi mi Gösteriyor?
Görüntülerin Yoğun Bakımda Yatan Colani'yi Gösterdiği İddiası Doğru mu?
Video Venezuela’da ABD’nin Saldırısını Protesto Eden Halkı mı Gösteriyor?
ABD’de Yapılan Bir Araştırmanın Ev Erkeği Babaların Oğullarının %75’inin Eşcinsel ya da Trans Olduğunu Gösterdiği İddiası Doğru mu?
Türkiye’de Emeklilik Sistemi Nereye Gidiyor?
Ecevit ve ABD Arasında Paylaşımdaki Diyalogun Geçtiği İddiası Doğru mu?
Diyanet’in Bütçe Payı Son 10 Yılda Rekor Kırdı
2026'da Net Asgari Ücret: 28.075 TL
2025'in Finans Karnesi