
Gazze'de Üç Yılın Ardından Ne Kaldı?
GüvenlikKent & İmarPolitika
İlk yayın :
6 Ekim 2026
7 Ekim 2023'te Hamas öncülüğündeki silahlı grupların İsrail'e düzenlediği saldırılarda yaklaşık 1.200 kişi hayatını kaybetti, 251 kişi Gazze'ye rehin olarak götürüldü. İsrail, bu saldırıların ardından Gazze’de hava saldırıları ve kara saldırıları başlattı. Süregelen saldırılarda, 7 Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 74.237’ye ulaştı.
Savaş zamanla Gazze'nin dışına taşarken, Ekim 2025'te ABD destekli ateşkes çatışmaların yoğunluğunu azalttı ve rehinelerin serbest bırakılmasını sağladı. Ancak İsrail ordusunun Gazze'den çekilmesi, Hamas'ın silahsızlandırılması ve bölgenin gelecekte nasıl yönetileceği meseleleri hala çözülebilmiş değil.
Üç Yılda Savaş Nasıl Değişti?
7 Ekim saldırılarının ardından İsrail hükümeti Hamas'ı ortadan kaldırmayı ve rehineleri geri getirmeyi savaşın temel hedefleri olarak açıkladı. İsrail'in saldırıları Gazze'nin kuzeyinden güneyine yayıldı, nüfusun büyük bölümü birden fazla kez yer değiştirmek zorunda kaldı.
Çatışma kısa sürede bölgesel bir boyut kazandı. Ekim 2023'te Lübnan merkezli Hizbullah, Hamas'a destek amacıyla İsrail'in kuzeyindeki askeri hedeflere ateş açmaya başladı. Karşılıklı saldırılar Eylül 2024'te geniş çaplı savaşa dönüştü. Ekim 2023’te Suriye topraklarından da İsrail’e roket atıldığı bildirildi. İsrail ise Suriye'deki İran bağlantılı grupları ve silah sevkiyatlarını gerekçe göstererek saldırılarını artırdı. Suriye devleti doğrudan savaşa girmese de ülke toprakları İsrail ile İran bağlantılı gruplar arasındaki çatışmanın sahalarından biri oldu.
Bölgedeki İsrail karşıtı gruplara olan desteğiyle bilinen İran ile tırmanan gerilim ise Nisan 2024'te yeni bir boyuta taşındı. İran 7 Ekim’den bu yana ilk kez İsrail'e doğrudan füze ve insansız hava aracı gönderdi. Savaşın başından itibaren İsrail'e siyasi ve askeri destek veren ABD’nin, Nisan 2024'te İran saldırısının engellenmesine doğrudan katılmasıyla askeri rolü de genişledi. Haziran 2025’te ise ABD ve İsrail ile İran arasında karşılıklı stratejik noktaların hedef alındığı, 12 gün süren çatışmalar gerçekleşti.
28 Şubat 2026'da ise ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarıyla açık savaşa dönüştü. İran, İsrail'in yanı sıra bölgedeki ABD hedeflerine de karşılık verdi. Husiler de 28 Mart 2026’da İsrail’e yönelik füze saldırılarıyla çatışmaya katıldıklarını açıkladı. Böylece Gazze'de başlayan savaş, İran, İsrail ve ABD'nin doğrudan karşı karşıya geldiği daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüştü.
Gazze'yi Yeniden İnşa Etmenin Maliyeti
BM, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği tarafından Nisan 2026’da yayımlanan ve fiziksel hasar için 8 Ekim 2023 - 9 Ekim 2025 dönemini esas alan değerlendirmeye göre Gazze'deki doğrudan fiziksel hasarın maliyeti 35,2 milyar dolar, ekonomik ve sosyal kayıplar ise tahmini 22,7 milyar dolar. Yeniden inşa ve toparlanma için gelecek on yılda yaklaşık 71,4 milyar dolara ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor.
Rapora göre 371 binden fazla konut hasar gördü veya yıkıldı, yaklaşık 1,9 milyon kişi yerinden edildi ve Gazze ekonomisi savaş öncesine kıyasla yüzde 84 küçüldü. İnsani gelişmişlik göstergelerindeki kaybın Gazze'yi yaklaşık 77 yıl geriye götürdüğü hesaplanıyor.
Yeniden inşanın önündeki engel yalnızca para değil. Kalıcı ateşkes, insani yardıma erişim, insanların ve inşaat malzemelerinin hareketi ile Gazze'nin gelecekteki yönetiminin netleşmesi toparlanmanın temel koşulları arasında gösteriliyor. BM ve AB yeniden inşa sürecinin Filistinliler tarafından yönetilmesi gerektiğini de vurguluyor.
Trump'ın Gazze Planı Neden Tıkandı?
Donald Trump'ın 2025'te açıkladığı plan Hamas'ın silahsızlandırılmasını, İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini, Gazze'de geçici bir Filistinli yönetim oluşturulmasını ve uluslararası bir güvenlik gücü kurulmasını öngörüyordu. Planın ilk aşamasında Ekim 2025'te ateşkes yürürlüğe girdi ve rehine-mahkum takasları yapıldı. Ancak ikinci aşamada ilerleme sağlanamadı.
Ekim 2026 itibarıyla İsrail hala Gazze'nin yaklaşık üçte ikisini kontrol ediyor. Diğer yandan ateşkese rağmen, sonraki bir yılda İsrail saldırılarında 1.400'den fazla Filistinli hayatını kaybetti. Anlaşmazlığın merkezinde ise silahsızlanma ve çekilmenin hangi sırayla gerçekleşeceği bulunuyor. Hamas, silahların uluslararası denetim altında bırakılmasını görüşmeye açık olduğunu belirtirken İsrail'in de çekilmesini istiyor. Netanyahu hükümeti ise Hamas tamamen silahsızlanmadan yeni bir çekilmeyi kabul etmiyor.
ABD planın ana siyasi aktörü olmaya devam ederken Katar ve Mısır dolaylı görüşmelerde arabuluculuk yapıyor. Planlanan uluslararası güvenlik gücü ise henüz kurulmadı. Böylece ateşkes çatışmaların yoğunluğunu azaltsa da savaş sonrası siyasi düzen konusunda ilerleme sağlanamadı.
27 Ekim Seçimi Netanyahu Dönemini Bitirebilir mi?
7 Ekim’de başlayan çatışmaların bölgesel bir savaş haline dönüşmesinin gölgesinde, İsrail 27 Ekim'de 7 Ekim savaşı sonrası ilk genel seçimine gidiyor. Seçim aynı zamanda Netanyahu'nun üç yıllık savaş dönemindeki yönetiminin ilk kapsamlı sandık sınavı olacak. Reuters'ın Eylül sonundaki değerlendirmesine göre anketler Likud'un parlamentodaki sandalye sayısının yaklaşık üçte birini kaybedebileceğine işaret ediyor.
23-24 Eylül tarihli Maariv/Lazar Research anketine göre, katılımcıların yüzde 34'ü Netanyahu'nun seçimden sonra başbakan olarak devam etmesini istediğini belirtiyor. Başbakanlığa uygunluk sorusunda Netanyahu yüzde 39 destek alırken eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot yüzde 47'ye ulaştı.
İsrail'de hükümet doğrudan başbakanlık oyuyla belirlenmiyor. 120 sandalyeli Knesset'te (İsrail meclisi) hükümet kurabilmek için 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. İsrail’de 25 Eylül’de yayımlanan bir ankette, Netanyahu’nun koalisyon partileri ile Arap partileri dışındaki muhalefet partileri 53’er sandalyede kalıyor, Arap partilerine ise toplam 14 sandalye öngörülüyor. Knesset’teki bu potansiyel dağılım, seçim sonrasında koalisyon görüşmelerinin belirleyici olabileceğini işaret ediyor.
Filistinliler İçin Ne Değişti?
Üç yılın ardından Gazze'de çatışmaların yoğunluğu azaldı ancak savaşın yarattığı insani, ekonomik ve siyasi sorunların önemli bölümü devam ediyor. Yeniden inşa sınırlı ilerlerken Gazze'nin gelecekte kim tarafından yönetileceğine ilişkin kalıcı bir uzlaşma da bulunmuyor.
Trump planı savaş sonrası dönem için bir çerçeve sunsa da Filistinlilerin siyasi temsilinin nasıl şekilleneceği, Filistin Yönetimi'nin Gazze'deki rolü ve bağımsız Filistin devleti hedefinin süreçte nasıl yer alacağı hala açık değil. BM ve AB, Gazze'nin geleceğinin Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ten ayrı ele alınmaması ve yeniden inşanın Filistinliler tarafından yönetilen bir siyasi sürece dayanması gerektiğini belirtiyor.
İsrail’de gerçekleşecek 27 Ekim seçimi, mevcut siyasi denklemi ve sonrasında savaşın seyrini değiştirebilir. Ancak seçim sonucu ne olursa olsun, üç yıllık savaşın ardından Gazze'nin önündeki temel meseleler İsrail ordusunun çekilmesi, yeniden inşa ve Filistinlilerin savaş sonrası siyasi düzende nasıl temsil edileceği olmaya devam ediyor.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
2024 Yerel Seçimlerinden Bu Yana Türkiye'de Belediye Yönetimlerinin Değişimi
2. Trump Döneminde Avrupa’da Aşırı Sağ
Video Rusya’nın Ukrayna’ya Yönelik Hava Saldırılarını mı Gösteriyor?
Dünyada Savaşlar Artıyor mu?
Video Meloni’nin BM’de Filistin Bayrağı Taşıdığını mı Gösteriyor?
TikTok’a 5 Ekim 2026’dan İtibaren Erişim Engeli Getirileceği Doğru mu?
Suudi Veliaht Prens Bin Selman’ın Atatürk Hakkında Açıklama Yaptığı Doğru mu?
Video Rusya’nın Ukrayna’ya Yaptığı Saldırıyı mı Gösteriyor?
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron BM Genel Kurulunda İsrail’e Katil dedi mi?
Fotoğraf Hilafetin Kaldırılmasına Karşı Çıkanların 23 Nisanda İdamını mı Gösteriyor?