İddia şöyle;

Bir X hesabı tarafından 8 Mayıs 2026'da yapılan paylaşımda Pfizer’in ürettiği Covid 19 aşısının tanıtım kitapçığı içerisinde Hantavirüsten yan etki olarak bahsedildiği iddia edildi.

İddia YANLIŞ
Söz konusu belge Covid19 aşısının yan etkilerini göstermiyor. Belgede aşı uygulaması sırasındaki özel ilgi gerektiren olumsuz olaylar listeleniyor.
Özel ilgi gerektiren olumsuz olaylar, araştırmacıların aşı denemesi sırasında yakından izlemek istedikleri aşıdan kaynaklanmayan sağlık sorunlarıdır.
Belge Yan Etkileri Göstermiyor
Pandeminin bitmesinin ardından birkaç yıl geçmesine rağmen Covid19 aşıları ile alakalı olarak komplo teorileri ve dezenformasyon üretimi hâlâ devam ediyor. Son günlerde bir cruise gemisindeki Hantavirüs vakaları bazı kesimleri tekrar bir pandemi olması konusunda endişeye sürüklüyor. Söz konusu iddianın da Covid19 aşıları ile alakalı üretilmiş bir dezenformasyon örneği olarak sosyal medyada dolaşıma girdiği anlaşılıyor.
İddiayı araştırmadan önce Hantavirüsün ne olduğunu bilmek gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü Hantavirüsü  kemirgenler tarafından taşınan ve insanlarda ciddi hastalıklara neden olabilen bir virüs grubu olarak tanımlıyor. Virüs insanlara genellikle enfekte kemirgenlerle veya onların idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas yoluyla bulaşıyor. DSÖ Hantavirüs enfeksiyonu, ciddi hastalıklar ve ölüm de dahil olmak üzere çeşitli rahatsızlıklara neden olabileceğini belirtiyor. Güney Amerika'da bulunan Andes türündeki hantavirüsün, temas yoluyla insandan insana bulaşmasının sınırlı olduğu belgelendiği de ifade ediliyor. Son günlerde haberlerde görülen gemideki virüsün de Andes türünde olduğu düşünülüyor. Ayrıca insanlar için tehlikeli olan hantavirüsün kemirgenlerde belirgin hastalıklara neden olmadığı da bilim insanları tarafından raporlandı.
Yüksek riskli bir bölgede Andes virüsüne belirli bir süre maruz kalan 20 hastada, maruz kalmadan semptomların başlangıcına kadar olan potansiyel kuluçka süresi 7-39 gün olarak, 48 saatten daha kısa süre maruz kalan 11 hastada ise bu süre 14-32 gün olduğu bazı çalışmalarda ifade ediliyor.
Türkiye’de ise kemirgenler arasındaki hantavirüs ilk olarak 2004 yılında raporlandı. 2009 yılında ise ilk resmi hantavirüs vakaları Zonguldak-Bartın bölgesinde raporlandı. Türkiye Cumhuriyet Sağlık Bakanlığı 2009 ile 2018 yılları araında Türkiye’de tespit edilen 238 kişiden 12’sinin hayatını kaybettiğini, ortalama vaka ile ölüm oranının %4,7 olduğunu belirtiyor.
İddiadaki belgeye bakıldığında ise “BNT162b2” ve  “Cumulative Analysis of Post-authorization Adverse Event Reports” ifadelerinin yer aldığı fark ediliyor. Bu iki ifade de Google üzerinde aratıldığında söz konusu belgeye ulaşılabiliyor.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi yani FDA aşı ile ilgili bilgileri 55 yıla yayarak açıklayacağını belirtmişti. Bunun üzerine, aralarında Yale, Harvard, ve UCLA üniversitelerinin de bulunduğu 30'dan fazla profesör ve bilim insanından oluşan davacı grup, dava açtı. Yargı süreci profesörleri ve bilim insanlarını haklı çıkardı. FDA’nın bütün belgeleri dava sonucunun ardından 8 ay içinde yayınlaması kararı verildi. Söz konusu iddiadaki belge de bu şekilde kamuoyu ile paylaşıldı.
Peki, bu belgeler yan etkileri mi ifade ediyor? Belgenin başlığında “28 Şubat 2021 tarihine kadar alınan PF-07302048 (BNT162B2) ilacının ruhsatlandırma sonrası olumsuz olay raporlarının kümülatif analizi” ifadesi yer alıyor. İddiada vurgulanan bölümde 'hantavirüs akciğer enfeksiyonu' ifadesi yer alıyor. Raporda da bu bölüm aratıldığında bu ifadeye ulaşılabiliyor. FDA, AESI olarak kısalttığı bu olumsuzlukları şu şekilde tanımlıyor;
“Özel ilgi gerektiren olumsuz olaylar (eğer tanımlanmışsa): Bu olumsuz olaylar, söz konusu olayları daha iyi tanımlayabilmek (karakterize etmek) için tüm çalışma popülasyonu genelinde ek bilgi toplanmasını gerektirebilir (örneğin; belirli laboratuvar parametreleri, yaşamsal bulgular, risk faktörleri, eş zamanlı tedaviler ve/veya eşlik eden hastalıklar). Örneğin; eğer mide-bağırsak kanaması (gastrointestinal kanama) özel ilgi gerektiren bir olumsuz olay olsaydı, tüm çalışma popülasyonu genelinde eş zamanlı olarak kullanılan pıhtılaşma önleyici (antitrombosit) tedavi bilgilerinin proaktif bir şekilde toplanması istenebilirdi.”
Daha basit bir şekilde ifade etmek gerekirse özel ilgi gerektiren olumsuz olaylar, araştırmacıların aşı denemesi sırasında yakından izlemek istedikleri aşıdan kaynaklanmayan sağlık sorunlarıdır. Belgenin başlığındaki tarihe bakıldığı zaman da aşının 3 aydır kullanıldığı bilgisine ulaşılabiliyor. 
Aynı zamanda, mRNA aşıları içerisinde canlı virüs içermeyen aşılardır. Bu aşılar virüsün genetik kodunu taşıyan RNA’yı içeren aşılardır. Zayıflatılmış virüs içeren aşılardan en büyük farkları budur. Dolayısıyla, başka bir virüsün neden olacağı hastalıkları içermesi de tıbbi açıdan imkânsıza yakındır. Aşının bilinen yan etkileri için arama yapıldığında da hantavirüsün neden olduğu hantavirüs akciğer enfeksiyonu yer almamaktadır.

Sonuç olarak;

Pfizer’in ürettiği Covid19 aşısının tanıtım kitapçığında hantavirüsten yan etki olarak bahsedildiği iddiası yanlış.