Bir Instagram hesabı tarafından 22 Şubat 2026 tarihinde paylaşılan gönderide, İngiltere’de 1696 yılında güneş ışığına vergi koyduğu ve insanların vergiden kaçınmak için pencerelerini tuğlalarla örerek güneş ışığını engellediği iddia edildi.
715 bin kez görüntülenen paylaşım 6 bin 800 beğeni almış.
İddia DOĞRU
İngiltere’de 1696’dan 1851’e kadar konut vergisi kriteri olarak pencere sayısına göre vergi alınmış.
10’dan az penceresi olan evler ek vergiden muaf tutulduğundan, özellikle kentsel bölgelerdeki apartmanlarda ev sahipleri pencereleri tuğlalarla örerek vergiden kaçınmış.
Uygulama, güneş ışığının kesilmesi ve rutubet gibi insan sağlığına olumsuz etkilerinden dolayı 1851 yılında yürürlükten kaldırılmış.
Birleşik Krallık’ta Geçmişte Pencere Vergisi Alınmış
Sosyal medyada tarihî olaylara dair çarpıcı iddialar sıkça bağlamından koparılarak dolaşıma giriyor. Kullanıcıların dikkat çekme ve etkileşim motivasyonuyla paylaştığı bu içerikler, kısa sürede geniş kitlelere ulaşıyor ve karmaşık tarihsel gerçekler basitleştirilmiş ya da çarpıtılmış şekilde aktarılabiliyor.
Instagram’da dolaşıma giren bir paylaşımda, 1696 yılında İngiltere’de Pencere Vergisi adı altında evlerdeki pencere sayısına göre emlak vergisi alınmaya başlandığı, buna karşılık ev sahiplerinin vergiden kaçınmak için pencerelerini tuğlayla ördüğü, uygulamanın 150 yıl sürdüğü ve 1851’de kaldırıldığı iddia edildi.
Pencere vergisi “window tax” İngilizce anahtar kelimeleri ile arama motorlarında araştırıldığında Birleşik Krallık Parlamentosu’nun sitesinde Window Tax başlığına ulaşılıyor. Söz konusu başlıktaki açıklamalar okunduğunda 1696 ile 1851 yılları arasında İngiltere’de Pencere Vergisi’nin uygulandığı anlaşılıyor.
Pencere Vergisi, 1696’da İngiltere’de yürürlüğe giren ve hane başına pencere sayısını esas alan bir vergi uygulamasıydı. Başlangıçta 10’dan az penceresi olan evler yalnızca 2 şilinlik sabit bir konut vergisine tabi tutuluyor, pencere vergisinden muaf tutuluyordu. 10’dan fazla pencereye sahip evlerde ise pencere sayısı arttıkça vergi de artıyordu. Kâğıt üzerinde yoksulları koruyan kademeli bir sistem gibi tasarlansa da özellikle kentlerde bu uygulama gerçekleşmedi. Çalışan sınıflar çoğunlukla tekil evlerde değil, çok sayıda haneye bölünmüş büyük apartmanlarda yaşıyordu ve bu yapılar vergi açısından tek bir konut sayıldığı için yüksek pencere vergisine tabi tutuluyordu. Vergi mülk sahibinden alınsa da maliyet kiralara yansıtıldı. Ayrıca vergiden kaçınmak için pencereler ev sahipleri tarafından kapatıldı ya da yeni binalar yetersiz pencereyle inşa edildi. 1766’da verginin 7 ve üzeri pencereli evleri kapsayacak şekilde genişletilmesinin ardından 7 pencereli evlerin sayısının üçte iki oranında azalması, verginin mimariyi ve gündelik hayata doğrudan etkisini gösteren bir örnek durumunda.
Diğer yandan verginin halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri de 18. yüzyıldan itibaren dile getirildi. Yetersiz ışık ve havalandırma, tifüs, çiçek ve kolera gibi salgınlara karşı kırılganlığı artırdı. 1845’te Dr. D. B. Reid’in Sunderland için hazırladığı sağlık raporunda, pencere vergisinden kaçınmak amacıyla pencerelerin kapatılmasının hastalık ve ölümleri artırdığı açıkça ifade edildi. 1850’de verginin kaldırılmasına yönelik bir önerge üç oy farkla reddedilse de 1850–1851 yıllarında ulusal ölçekte güçlü bir kampanya yürütüldü ve bu baskı sonucunda vergi 1851’de yürürlükten kaldırıldı.
Sonuç olarak;
İngiltere'de 1696 yılında pencere vergisinin yürürlüğe girdiği iddiası doğru.