Yazar:
Gül Hür
İddia şöyle;

Bir X kullanıcısı tarafından 8 Mart 2026 tarihinde yapılan bir paylaşımda, Bahreyn Kralı Hamid bin İsa el Halife’nin ülkeden kaçtığı iddia edildi

İddia YANLIŞ
İran’ın ABD ve İsrail hedeflerine yönelik misilleme saldırıları kapsamında Bahreyn çevresi de hedef alındı ama ABD’nin Bahreyn’deki 5. Filo karargâhının ele geçirildiğine dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Bahreyn’de bazı protestolar ve gözaltılar yaşandığına dair haberler var, fakat mevcut veriler ülke çapında bir iç savaş veya hükümetin kontrolü kaybettiğini göstermiyor.
Sosyal medyada dolaşan Bahreyn Kralı’nın ülkeden kaçtığı iddiasını destekleyen güvenilir bir kaynak bulunmuyor. Ayrıca resmi açıklamalar ve diplomatik görüşmeler kralın ülkesinde olduğunu gösteriyor.
Bahreyn Kralı’nın Ülkeden Kaçtığı İddiasını Destekleyen Güvenilir Bir Kaynak Bulunmuyor
Hamad bin İsa El Halife, 1950’de Bahreyn’in Riffa kentinde doğdu. Ülkeyi yöneten El Halife hanedanının bir üyesi. Gençliğinde Britanya ve ABD’de eğitim görmesinin yanında askeri eğitim de aldı. 1999’da babasının ölümü üzerine Bahreyn’in emiri oldu. Göreve geldikten kısa süre sonra bazı siyasi mahkumları serbest bırakıp Devlet Güvenlik Mahkemesi’ni kaldırdı. 2002’de ise ülkenin yönetim sistemini değiştirerek Bahreyn’i krallığa dönüştürdü ve ülkenin ilk kralı oldu. Bugün Bahreyn yarı anayasal monarşi olarak tanımlanan bir sistemle yönetiliyor. 
İran-İsrail-ABD savaşının Körfez’e sıçramasıyla Bahreyn yeniden gündeme geldi. İran, ABD ve İsrail hedeflerinin bulunduğu Körfez ülkelerine drone ve füze saldırıları düzenlerken Bahreyn de bu saldırıların konuşulduğu ülkelerden biri haline geldi. Bunun en önemli nedeni ise başkent Manama’da ABD Deniz Kuvvetleri’nin bölgedeki en büyük askeri varlıklarından biri olan 5. Filo karargahının bulunması. Yaklaşık 9 bin ABD askerinin görev yaptığı bu üs, Bahreyn’i bölgesel gerilimin doğrudan etkileyebileceği stratejik noktalardan biri haline getiriyor. Ayrıca nüfusunun önemli bir kısmı Şii olan ülkede uzun süredir ABD askeri varlığına yönelik protestolar da yaşanıyor. Bu nedenle İran ile Batı arasındaki çatışmanın Körfez’e yayılması, hem stratejik konumu hem de iç siyasi dengeleri nedeniyle Bahreyn’i dikkatle izlenen ülkelerden biri yapıyor.
Savaşın ilk günlerinde İran, Körfez’deki ABD bağlantılı hedeflere yönelik misilleme saldırıları kapsamında Bahreyn çevresini de hedef aldı. 28 Şubat 2026’dan itibaren İran’a ait drone ve füzelerin Manama çevresinde hava savunma sistemleri tarafından engellendiğine dair haberler yayımlanmış. Çeşitli medya kuruluşları, saldırılar sırasında başkentte patlamalar duyulduğunu ve liman bölgesinde bir petrol tankerinin vurulması sonucu yangın çıktığını aktarmış. Ancak bu saldırıların ABD’nin Bahreyn’deki 5. Filo karargahının ele geçirilmesine yol açtığına dair doğrulanmış herhangi bir bilgi bulunmuyor.
Sosyal medyada dolaşıma giren bir diğer iddia ise Bahreyn’de geniş çaplı bir iç isyan başladığı yönünde. Bazı haber kaynakları ülkede bazı protestolar yaşandığını doğruluyor. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından Bahreyn’in bazı şehir ve köylerinde gösteriler düzenlenmiş. Bu protestoların büyük bölümü yürüyüş şeklinde gerçekleşirken bazı noktalarda güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz kullanılmış ve onlarca kişi gözaltına alınmış. ABD’nin Bahreyn Büyükelçiliği de 8 Mart 2026’da yayımladığı güvenlik uyarısında vatandaşlarına protestolardan ve toplu alanlardan uzak durmaları çağrısında bulunmuş. Ancak bu gelişmeler ülke genelinde bir iç savaşa işaret etmiyor. 
Son günlerde sosyal medyada en hızlı yayılan iddialardan biri de Bahreyn Kralı’nın ülkeden kaçtığı yönünde oldu. Ancak bu iddiayı doğrulayan güvenilir bir kaynak bulunmuyor. Tam tersine resmi açıklamalar kralın ülkesinde kaldığını gösteriyor. Birleşik Krallık hükümeti 5 Mart 2026’da Başbakan Keir Starmer’ın Bahreyn Kralı ile telefon görüşmesi yaptığını ve Bahreyn’e hava savunma desteği teklif ettiğini açıklamış. Aynı günlerde Kral Hamad’ın İspanya Kralı VI. Felipe ile görüşerek ülkesinin barışa bağlı olduğunu vurguladığı Arab News tarafından aktarılmış. Ayrıca Ayrıca Bahreyn basınında yer alan haberlerde Kral Hamad’ın 8 Mart 2026’da yaptığı konuşmada İran’ın saldırılarını kınadığı ve ülkesinin barıştan yana tutumunu yinelediği de aktarılıyor. Bu açıklamalar ve diplomatik temaslar, kralın hâlâ ülkesinde bulunduğunu ve görevini sürdürdüğünü gösteriyor.
Bahreyn’deki Toplumsal Yapı ve Geçmiş Protestolar 
Bahreyn’de siyasal gerilimlerin arka planında önemli bir toplumsal yapı bulunuyor. Ülkeyi yöneten El Halife hanedanı Sünni olsa da uluslararası raporlara göre Bahreyn vatandaşlarının yaklaşık %55–65’i Şii. Bu mezhepsel denge uzun süredir siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor. 2011’de Arap Baharı sırasında on binlerce kişi siyasi reform ve seçilmiş bir hükümet talebiyle sokaklara çıkmıştı. Protestolar kısa sürede bastırılmış, Bahreyn yönetimi sıkıyönetim ilan etmiş ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin askerleri Körfez Kalkanı gücü kapsamında ülkeye girerek hükümete destek vermişti. Bu geçmiş deneyim, Bahreyn’deki protestoların ve bölgesel gelişmelerin neden yakından takip edildiğini anlamak açısından önemli bir arka plan sunuyor.

Sonuç olarak;

Bahreyn Kralı Hamid bin İsa el Halife’nin ülkeden kaçtığı iddiası yanlış.