
Toplumsal Hafıza ve Hakikat: Arşivlere Erişimin Önemi
Kültür ve Sanat
İlk yayın :
21 Ocak 2026
Duyguların gerçeklerin önüne geçtiği ve hakikatin sürekli esnetildiği bu çağda, 'geçmiş' artık en çetin bilgi savaşı cephelerinden biri. Sosyal medyanın bağlamsızlığı ödüllendiren yapısı, tarihi yeniden kurgulayıp bugünün çatışmalarında bir silaha dönüştürmeyi hem kolaylaştırıyor hem de bu anlatıları inandırıcı kılıyor. Neyse ki bu akıntıda toplumsal hafızamızı yerinde tutacak hayati bir çapa hala mevcut: Gazete arşivleri.
Gazete arşivleri tarihin durağan tanıklarıdır ve bu özellikleri doğruluk kontrolü pratiğinden onları güvenilir bir kaynak statüsüne yükseltir. Özellikle tarihsel iddiaların doğrulanmasında gazete arşivleri, geçmişin "ilk taslağı" olmaları nedeniyle eşsiz bir öneme sahiptir. Tarih kitapları veya sonradan oluşturulan anlatılar, olayları genellikle belli bir yorum süzgecinden geçirerek, neden-sonuç ilişkisi içinde sunar; bu da kaçınılmaz bir öznellik yaratır. Ancak gazete arşivleri, olayları yaşandığı anın sıcaklığıyla, henüz tarihsel bir kurguya dönüşmeden önceki ham haliyle sunar.
Türkiye basın tarihi açısından muazzam bir birikime sahip olsa da, bu mirası kamuya açma konusunda dünya standartlarının gerisinde kalıyor. Bu durumun temelinde, arşivleri 'paylaşılacak bir kamu hizmeti' değil, 'kilit altında tutulması gereken bir hazine' olarak gören geleneksel anlayış yatıyor. Dünya hızla 'Açık Erişim' sistemine geçerken, Türkiye'deki araştırmacılar ne yazık ki hâlâ dilekçe ve sayfa başı ücret gibi bürokratik duvarlara çarpıyor. Buna teknik yetersizlikler, standartlaşmamış kataloglar ve arşivlerin dağınık yapısı da eklenince, elimizdeki bu zengin kaynağa ulaşmak daha da zorlaşıyor.
Türkiye’de Gazete Arşivlerine Ulaşmak
Kapsamlı bir gazete arşivi taraması için kütüphanelere fiziksel erişim hâlâ büyük önem taşıyor; İBB Atatürk Kitaplığı da bu merkezlerin başında geliyor. Kütüphanenin web sitesi üzerinden koleksiyona uzaktan erişim mümkün olsa da, her eser henüz dijital ortama aktarılmış değil. Araştırmacılar, E-Devlet üzerinden sisteme giriş yaparak dijitalleştirilmiş yayınları inceleyebilir; bu kapsamda olmayan eserler içinse kütüphaneyi bizzat ziyaret ederek yerinde okuma yapabilirler.
Cumhuriyetin ilk yıllarına ışık tutan dijital kaynakların başında, İstanbul Üniversitesi’nin 'Gazeteden Tarihe Bakış Projesi' geliyor. Arşivde, 1920’lerden 1940’ların başına kadar uzanan geniş bir yelpazede, 53 farklı gazeteye erişmek mümkün. Koleksiyon sadece Türkçe yayınlarla sınırlı değil; dönemin Fransızca basılan Beyoğlu gibi gazetelerini de içeriyor. Ancak sistemin önemli bir dezavantajı var: Kelime bazlı aramaya izin vermemesi nedeniyle, araştırmacıların bu geniş arşivde sayfaları tek tek taraması gerekiyor.
Cumhuriyet’in ilk dönemine odaklanan bir diğer önemli kaynak ise 'Gaste Arşivi' platformu. İstanbul Üniversitesi projesinden farklı olarak, bu platform tamamen ücretsiz değil; kullanıcılara günlük 10 sayfa görüntüleme kotası sunuyor ve bu limitin üzerindeki erişimler için Patreon üzerinden abonelik talep ediyor. Ancak arşivin kapsamı oldukça geniş. 1920’lerden 1950’lere uzanan gazetelerin yanı sıra, eski mizah dergilerini ve yakın tarihli gazetelerin manşetlerini de içerir. Platformun en büyük avantajı ise kelime bazlı arama özelliği. Bu sayede araştırmacılar aradıkları konuya nokta atışı yaparak çok daha verimli çalışabilirler.
Gazetelerin Kendi Arşivi
Türkiye'de kütüphaneler ve üniversiteler haricinde, gazetelerin kendi kurumsal arşivlerini oluşturup koruma geleneğine ne yazık ki pek rastlanmıyor. Medya organlarının kendi geçmişlerine sahip çıkmaması, toplumsal hafızanın erişilebilirliği önünde büyük bir boşluk yaratıyor. Mevcut tabloya bakıldığında, yayın hayatını sürdüren gazeteler arasında kendi arşivini dijital ortama aktarabilmiş sadece iki gazete var.
Kendi arşivini dijital dünyaya açan örneklerden biri Milliyet gazetesi. Arşivleme süreci 2007 yılında dursa da, gazetenin ilk sayısından itibaren dijitalleştirilmiş olması, bu koleksiyonu Türkiye'nin toplumsal hafızası için eşsiz kılıyor. Özellikle 70'li, 80'li ve 90'lı yıllara ait kaynaklara erişimin son derece zor olduğu bir ortamda, böylesine kapsamlı bir arşivin ücretsiz sunulması araştırmacılar için büyük bir fırsat. Demirören Yayın Grubu hesabı oluşturarak erişilebilen sistem, kullanıcılara hem tarih aralığı seçerek hem de kelime bazlı arama yaparak haberlere ulaşma imkanı tanıyor.
Kendi kurumsal belleğini dijital çağa taşıyan bir diğer köklü kuruluş ise Cumhuriyet gazetesi. 1 Ocak 1930'dan günümüze uzanan tüm sayılarını dijital ortamda saklayan gazete, özellikle yakın tarih araştırmaları için kesintisiz bir kaynak sunuyor. Milliyet'in daha popüler ve magazinsel diline karşılık Cumhuriyet'in daha ciddi ve siyasi ağırlıklı üslubu, araştırmacılara aynı günün olaylarını iki farklı pencereden çapraz okuma imkanı tanıyor. Ancak Milliyet'in aksine, Cumhuriyet arşivi ücretli bir abonelik modeliyle çalışıyor. Günlük, aylık veya yıllık paketlerle erişilen sistemde, seçilen abonelik türüne göre değişen limitlerle sayfaları PDF olarak indirmek ve detaylı kelime araması yapmak mümkün.
Resmi ve düzenli arşivlerin dışında, bazı gazetelerin geçmiş verilerine arka kapı' yöntemleriyle ulaşmak mümkün. Sabah Gazetesi, 1998-2009 yılları arasındaki haber havuzunu eski sunucularında barındırsa da, bu arşive doğrudan erişim artık mümkün değil. arsiv.sabah.com.tr adresine girildiğinde boş bir sayfayla karşılaşılsa da, bağlantının sonuna manuel olarak tarih (Yıl/Ay/Gün) eklendiğinde sistem çalışıyor. Bu yöntemle o dönemin haber metinlerine ulaşılabilirken, özellikle 1 Nisan 2002 ile 28 Mayıs 2003 arasındaki tarih aralığında, basılı gazetenin dijital mizanpajına (sayfa görüntüsüne) da erişilebiliyor.
Türkiye’de sadece yazılı basına değil, görsel hafızaya erişmek de ciddi zorluklar barındırıyor. Neyse ki Anadolu Ajansı (AA), sunduğu geniş fotoğraf arşiviyle bu boşluğu kısmen dolduruyor. AA, yakın tarihe ışık tutan koleksiyonunu kullanıcıların serbestçe gezmesine imkân tanırken, sadece yüksek çözünürlüklü görseller için ücret talep ediyor. Bu alandaki bir diğer önemli kaynak ise Depo Photos. Ancak Depo Photos, AA gibi şeffaf ve gezilebilir bir yapı sunmak yerine, arşive erişim için doğrudan abonelik talep etmesiyle araştırmacılar için daha kısıtlı bir seçenek olarak öne çıkıyor.
İLGİNİ ÇEKEBİLİR
Hamidiye Su A.Ş’nin Yıllık Kar ve Zarar Verileri Doğru mu?
Fotoğraf Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii'nin Pavyon Olarak Kullanıldığını mı Gösteriyor?
Anadolu Liseleri: Elit Kolejlerden Kitlesel Sıradanlığa
Fotoğraf DEM Parti’nin “Umut Hakkı” Yürüyüşü İçin İBB Araçlarıyla Taşınan Pankartları mı Gösteriyor?
Cumhuriyet Altınının Fiyatı Asgari Ücreti İlk Kez 2025 Yılında mı Geçti?
Görsel “Yetimin Hakkı 560 Milyar Dolar Nerede” Pankartı Taşıyan Bir Vatandaşı mı Gösteriyor?
Ali Müfit Gürtuna’nın Refah Partisi’nin İBB Meclisinde Çoğunluğu Olmadığı Halde Seçildiği İddiası Doğru mu?
Video İstanbul Depremi Nedeniyle Sallanan BUDO’yu mu Gösteriyor?
Atatürk’ün İş Bankası Hisseleri ve CHP
Fotoğrafın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’yu Tutuklayan Savcıyı Gösterdiği Doğru mu?