Yazar:
Gül Hür
İddia şöyle;

Bir X kullanıcısı tarafından 24 Aralık 2025’te yapılan paylaşımda, ABD’de yapılan bir araştırmanın ev erkeği babaların oğullarının %75’inin eşcinsel ya da trans olduğunu gösterdiği iddia edildi

İddia YANLIŞ
İddiaya dayanak gösterilen çalışma, ABD’li psikiyatrist Richard Green’in 1970’lerde başlattığı ve “The Sissy Boy Syndrome and the Development of Homosexuality” (1987) adlı çalışmadır.
Bu araştırma, babaları ev erkeği olan çocukları değil, erken yaşta belirgin feminen davranışlar gösteren 44 erkek çocuğun uzun dönem takibini konu alır.
Çalışmada babaların ev içi rolleriyle çocukların cinsel yönelimi arasında bir ilişki kurulmuyor.
İddiada Geçen Araştırma Babaları Ev Erkeği Olan Çocukları Değil, Erken Yaşta Belirgin Feminen Davranışlar Gösteren Çocukları Ele Alıyor
Son yıllarda çocuk gelişimi, ebeveynlik rolleri ve toplumsal cinsiyet kavramları etrafında yürütülen tartışmalar, sosyal medyada sıkça bilimsel araştırmalara atıf yapan iddialarla gündeme geliyor. Cinsiyet kimliklerini ve cinsel yönelimleri “hastalık” olarak ele alan, yıllar öncesine ait ve bilimsel temelden yoksun yaklaşımlar ise bugün bazı gruplar tarafından yeniden dolaşıma sokuluyor. Bu çerçevede, Netflix gibi dijital platformların eşcinselliği “özendirdiği” ya da müzik gruplarının çocukların cinsel yönelimlerini etkilediği yönündeki tartışmalar, benzer iddialarla birlikte sosyal medyada geniş yer buluyor.
İlgili gönderide yer alan videoda da benzer bir iddia dile getirilmiş. Videoda yapılan açıklamaya göre, ABD’de yapılan bir araştırma, ev erkeği babaların oğullarının %75’inin eşcinsel ya da trans olduğunu göstermiş. Buna benzer bütün sosyal medya paylaşımlarında olduğu gibi bu paylaşımda da bu araştırmanın kim tarafından, hangi kurumda ve ne amaçla yapıldığı, örneklemin nasıl seçildiği, çalışmanın hangi yıllarda tamamlandığı gibi kritik bilgiler bulunmuyor. Videoda yer alan açıklamalarda yer alan bazı anahtar kelimeler üzerinden akademik platformlarda yapılan bir araştırmayla bazı sonuçlara ulaşmak mümkün.
Öncelikle videonun en genel iddiası olan ev erkeği bir babaya sahip 44 çocuk üzerinden ilerlemek gerekiyor. Bu yönlü yapılan araştırmanın sonunda tek bir çalışmaya rastlanıyor: ABD’li psikiyatrist Richard Green tarafından 1970’lerde başlatılan ve 1987’de The “Sissy Boy Syndrome” and the Development of Homosexuality kitabında detaylandırılan bir araştırma.  
Öncelikle Richard Green’in kim olduğunu araştırmakta fayda var. Richard Green (1936‑2019) Amerikalı psikiyatrist, cinsellik araştırmacısı ve avukattır. Kariyeri boyunca eşcinsel ve trans hakları için mücadele etmiş, 1962’de ABD Göçmenlik Servisi’nin eşcinsel olması nedeniyle sınır dışı etmeye çalıştığı bir göçmeni savunarak önemli bir dava kazanmıştır. 1972’de yayınladığı makalesinde, eşcinselliğin bir hastalık olmadığı ve Amerikan Psikiyatri Birliği’nin hastalık listesinden çıkarılması gerektiğini savunmuş ve birlik, bir yıl sonra bu değişikliği yapmıştır. 1970’lerde ABD televizyon programı The Advocates’ta eşcinsel evliliği savunmuş, aynı dönemde boşanma davalarında eşcinsel veya trans ebeveynlerin velayet ve ziyaret hakkı için uzman tanıklığı yapmıştır. Bu nedenle Green, hem klinik çalışmaları hem de hukuki müdahaleleriyle LGBTİ+ hakları alanında öncü kabul edilir.
Peki Richard Green, yukarıda adı geçen çalışmalarında ne yapmıştı? Green, 1970’lerde cinsiyet‑uyumsuz davranışları nedeniyle kliniklere getirilen 44 erkek çocuğu yaklaşık 15 yıl boyunca takip etmiş. Erkek çocuklar feminen oyuncaklara ve kız arkadaşlara ilgi gösteriyor, erkek arkadaşlarla oynamak istemiyor ve “kız gibi” giyinmek istiyormuş. Yani çocuklar babalarının mesleğine veya ev erkeği olup olmadıklarına göre seçilmemiş. Çalışmanın amacı “sissy boy syndrome” olarak tanımlanan cinsiyet uyumsuzluğunun yetişkinlikteki sonuçlarını izlemekmiş. Çalışmanın hiçbir bölümünde babaların ev işi yapması veya pasif olmaları gibi kriterler kullanılmamış. Green, bu çocukları 15 yıl sonra tekrar değerlendirmiş ve The Atlantic ve Salon dergilerindeki özetlere göre ergenlik‑yetişkinlik döneminde 44 çocuğun yaklaşık %73–75’i gay ya da biseksüel imiş. Yalnızca bir tanesi transeksüel olarak cinsiyet geçişi düşündüğünü söylemiş. 
Özetle; Richard Green’in çalışması, babaları ev erkeği olan çocukları inceleyen bir araştırma değildir. Örneklem, erken yaşta belirgin biçimde feminen davranışlar sergileyen erkek çocuklardan oluşuyor. Takip çalışmasının sonunda elde edilen bulguların babaların ev içindeki rolleriyle ilişkilendirildiğine dair bilimsel herhangi bir dayanak bulunmuyor.

Sonuç olarak;

ABD’de yapılan bir araştırmanın ev erkeği babaların oğullarının %75’inin eşcinsel ya da trans olduğunu gösterdiği iddiası yanlıştır.