II. Abdülhamid saltanatının erken dönemlerinde; 1 Temmuz 1876’da Sırbistan, 2 Temmuz’da da Karadağ, Osmanlı Devleti’ne karşı savaşa girdiler. Bu muharebeler Osmanlı ordularının kesin galibiyetiyle sonuçlandı. Ancak, Osmanlı için büyük bir yıkım olarak kabul edilen 1877-78 Osmanlı-Rus Muharebeleri peşi sıra geldi. Doğu’da Erzurum, Batı’da İstanbul önlerine kadar ilerleyen muharebeler ile yenilgiyle sonuçlanan savaşın ardından, 3 Mart 1878’de
Ayastefanos Antlaşması imzalandı. 29 maddelik bu antlaşmaya göre,
Osmanlı Devleti Romanya, Karadağ ve Sırbistan’ın bağımsızlıklarını kabul etti. Karadağ, Adriyatik Denizi’ne kadar uzandı, Sırbistan Niş’i aldı. Bulgaristan, Osmanlı Devleti’ne bağlı özerk bir prenslik haline geldi. Savaş tazminatı olarak belirlenen rakamın bir kısmına karşılık Rumeli’deki bazı yerler ile Kars, Ardahan, Batum ve Doğubayazıt’ı Rusya’ya bırakılacaktı. Fakat Rusya’nın fazla üstünlüğü ile sonuçlanan bu antlaşma, başta İngiltere olmak üzere muhalefete uğrayınca, 13 Temmuz 1878’de Berlin Konferansı’nda
Berlin Antlaşması kabul edildi, Ayestefanos’un bazı maddeleri değişikliğe uğradı, savaş ile bağlantısı bulunmayan Yunanistan ve İran dahil olmak üzere topraklar ülkeler arasında dağıtıldı: