Bu iddia, büyük olasılıkla sarımsağın oksidatif stres (vücutta serbest radikallerin artması ve bunların hücrelere zarar vermesi) ve serbest radikaller ile mücadele yeteneğine (antioksidan kapasitesine) atıfta bulunuyor. Sarımsağın içerdiği allisin gibi bileşiklerin, vücutta iltihaplanmayı ve hücre hasarını tetikleyen bu zararlı molekülleri nötralize ettiği birçok çalışma tarafından doğrulanmış. Örneğin, kalp-damar sağlığı üzerine yapılan bir
derleme çalışması, sarımsak takviyelerinin (özellikle yaşlanmış sarımsak ekstresinin) iltihabın en önemli belirteçlerinden biri olan C-reaktif protein (CRP) seviyelerini düşürmede olumlu etkileri olduğunu rapor etmiş. Ancak, %48 gibi kesin bir oran vermek oldukça problemli. Bilimsel literatürde bu etki için genel geçer bir oran veren çalışma bulunmuyor. Etkinin şiddeti, kişinin metabolizması, tüketilen miktar ve süre gibi birçok faktöre bağlı olarak değişir. Dolayısıyla iddia, sarımsağın antioksidan etkisini doğru bir şekilde tanımlasa da genel bir gerçeklikmiş gibi sunulan %48 oranı nedeniyle iddianın tamamen doğru olduğu söylenemez.