Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Orhan Sarıbal Bursa Milletvekili | CHP (Görevi Öncesi)

Türkiye uzun zamandır uyguladığı politikalarla buğday, mısır, ayçiçeği, pirinç, et gibi ürünlerde dışarıya bağımlı

8 Nisan 2020 tarihinde Sosyal Medya 'da söylendi.
Okuma Süresi    6 Dakika

Türkiye Tarım Ürünlerinde Dışa Bağımlı mı?

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 8 Nisan 2020 tarihinde kişisel sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımda Türkiye’nin uzun zamandır uyguladığı politikalarla buğday, mısır, ayçiçeği, pirinç ve et gibi ürünlerde dışarıya bağımlı olduğunu iddia etti.

TÜİK tarafından açıklanan Bitkisel Üretim İstatistikleri’ni incelediğimizde buğday ve mısır üretiminin yıllar içerisinde azaldığı, ayçiçeği ve pirinç üretiminin ise yıllar içerisinde arttığı görülüyor. 2015 yılında 22,6 milyon ton olan buğday üretimi 2019 yılına gelindiğinde 19 milyona düşmüşken, mısır üretimi ise aynı yıllar içerisinde 6,4 milyon tondan 6 milyon tona gerilemiş. 2015 yılında 1,7 milyon ton olan ayçiçeği üretimi 2019 yılında 2,1 milyon tona, 920 bin ton olan pirinç üretimi ise 2019 yılında 1 milyon tona kadar ulaşmış.

Türkiye uzun zamandır uyguladığı politikalarla buğday, mısır, ayçiçeği, pirinç, et gibi ürünlerde dışarıya bağımlı 1

Yine TÜİK’in açıkladığı bir başka istatistik olan Bitkisel Ürün Denge Tabloları’nda Türkiye’nin bu tarım ürünlerindeki ticaret verilerine baktığımızda buğday, ayçiçeği, mısır ve pirinç ürünlerinin hepsinde 2015’ten 2018’e gelindiğinde ithalatın oldukça arttığı gözlemleniyor. Buğday ithalatının üç yılda yaklaşık 2,2 milyon ton artış göstermesinin yanı sıra, üç yılda mısır ithalatında 3 milyon ton, ayçiçeği ithalatında yaklaşık 400 bin ton, pirinç ithalatında da yaklaşık 200 bin tonluk artış yaşanmış. 

Türkiye uzun zamandır uyguladığı politikalarla buğday, mısır, ayçiçeği, pirinç, et gibi ürünlerde dışarıya bağımlı 2

Buna ek olarak bu 4 tarım ürününün yıllar içerisindeki yeterlilik derecelerine TÜİK’in yayınladığı istatistiklerden ulaşılabiliyor. Bu verilere göre bu dört bitkisel tarım ürününün yeterlilik yüzdeleri yıllar içerisinde düşüş gösterdi. Buğday 2015 yılında %113,6 oranında yeterlilik dercesine sahipken 2018 yılında %100,5’e kadar geriledi. Bunun yanında Mısır 2015’te %105 oranından 2018’de %70,3 oranına, ayçiçeği ise %78,9’dan %66,4 oranına geriledi. Bu ürünlerin dışında pirincin yeterlilik derecesi ise diğer ürünlere göre daha az geriledi ve %69,9’dan %69,2’ye düştü. Bunlara ek olarak TÜİK'in yayınladığı Bitkisel Ürün Denge Tabloları istatistiklerinde Türkiye'nin yapmış olduğu tarım ürünleri ithalatının ve bu ürünlerin yeterlilik yüzdelerinin 2019 verilerine ulaşılmadığını da belirtmemiz gerekir. 

Kırmızı Et Üretimi ve Kırmızı Et İthalatı

Orhan Sarıbal’ın iddiasında yer alan bir diğer ürün olan kırmızı etin üretim ve yurt dışından ithalat verilini incelediğimizde, üretimin yıllar içerisinde az da olsa arttığını fakat canlı hayvan ve işlenmemiş et ithalatının ise yıllar içerisinde ciddi oranda arttığını görmekteyiz. TÜİK’in açıkladığı verilere göre Türkiye’de kırmızı et üretimi 2015 yılında 1 milyon 149 bin ton iken, 2019 yılında 1 milyon 202 bin tona çıkmış. Yani 4 yılda kırmızı et üretimi yaklaşık 53 bin ton artış göstermiş.

Türkiye uzun zamandır uyguladığı politikalarla buğday, mısır, ayçiçeği, pirinç, et gibi ürünlerde dışarıya bağımlı 3

Türkiye’de ithal edilen canlı hayvanların adedine, tonajına ise Et ve Süt Kurumu tarafından yayınlanan raporlardan ulaşabilmekteyiz. Ayrıca 2018 Sektör Değerlendirme Raporu’nda Türkiye’de işlenmemiş kırmızı et ithalatının yanında büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan ithalatını da görebilmekteyiz.

Türkiye’de ithal edilen canlı hayvanların adedine, tonajına ise Et ve Süt Kurumu tarafından yayınlanan raporlardan ulaşabilmekteyiz. Ayrıca 2018 Sektör Değerlendirme Raporu’nda Türkiye’de işlenmemiş kırmızı et ithalatının yanında büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan ithalatını da görebilmekteyiz.

Rapora göre Türkiye’de besilik, damızlık ve kasaplık olarak 3 çeşit canlı büyükbaş ithal edilmekte. Canlı küçükbaş hayvanlar ise damızlık ve damızlık olmayan olarak ayrılmakta. İthalat rakamlarını incelediğimizde, 2015 yılında toplam 66,7 bin ton canlı hayvan ithalatı yapan Türkiye 2019 yılında ise 459 bin tonluk canlı hayvan ithalatı yaptı. Bu da demek oluyor ki Türkiye’nin canlı hayvan ithalatı geçtiğimiz üç yılda yaklaşık 6,9 katına çıktı. Bunun yanında Türkiye’nin canlı hayvan ihracatı ise 2015 yılında 196 ton iken, 2019 yılında 1.133 ton olarak gerçekleşti.

Türkiye uzun zamandır uyguladığı politikalarla buğday, mısır, ayçiçeği, pirinç, et gibi ürünlerde dışarıya bağımlı 4

Aynı raporda Türkiye’nin işlenmemiş kırmızı et ithalatına baktığımızda, küçükbaş etinin ithal edilmediği bilgisine ulaşılırken, işlenmemiş büyükbaş kırmızı etler ise kemikli ve kemiksiz olarak açıklanıyor. Açıklanan verilere göre yurt dışından gerçekleştirilen toplam işlenmemiş kırmızı et alımının yıllar içerisinde oldukça arttığını görüyoruz. 2015 yılında yaklaşık 17,6 bin ton olan ithalatımız 2016 yılında 5,7 bin tona gerilese de 2018 yılında 55,8 bin tona kadar çıkıyor. Böylece işlenmemiş kırmızı et ithalatının da canlı hayvan ithalatı gibi yıllar içerisinde arttığını söylemek mümkün. Hatta 2018 yılındaki işlenmemiş kırmızı et ithalatının 2016’ya göre 10 katına çıktığını da söyleyebiliriz. Ayrıca Et ve Süt Kurumu'nun 2019 yılına dair herhangi bir veri açıklamadığını ve en güncel verilerin 2018 yılına ait olduğunu da belirtmemiz gerekir.

Türkiye uzun zamandır uyguladığı politikalarla buğday, mısır, ayçiçeği, pirinç, et gibi ürünlerde dışarıya bağımlı 5

Sonuç olarak Orhan Sarıbal’ın da iddia ettiği gibi Türkiye mısır, pirinç, buğday ve ayçiçeği gibi tarım ürünlerinde ithalata ihtiyaç duyuyor hatta yıllar içerisinde bu ürünlerdeki ithalatını da ciddi oranda arttırmış. Bunun yanında kırmızı et üretimi yıllar içerisinde az da olsa artış gösterirken, hem canlı hayvan ithalatı hem de işlenmemiş et ithalatı yıllar içerisinde oldukça artış göstermiş.

Sonuç olarak;

Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın İddiasında Doğruluk Payı Vardır.

Bu iddia kontrolüne dair itirazlarınız varsa bize ulaşabilirsiniz.
Yayın Tarihi:   9 Nisan 2020 Son Güncelleme:   10 Nisan 2020