Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!

Pfizer - BioNTech aşısı grafen maddesi içeriyor.

Yanlış
Bu iddia 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren yayılmaya başladı.
İddianın yayıldığı mecra : Instagram
GÜNDEMDE
Okuma Süresi    5 Dakika
EMRE GÜNGÖR
Yayın Tarihi: 9 Temmuz 2021 Son Güncelleme: 14 Temmuz 2021

Pfizer - BioNTech Aşısının Grafen İçerdiği İddiası

Bir Instagram hesabı tarafından 1 Temmuz 2021 tarihinde yapılan paylaşımda Pfizer- BioNTech aşısının içinde grafen maddesi bulunduğu iddia edildi.

Paylaşımda geçen metin şu şekilde:

       Pfizer'in “aşısında” mRNA (gen tedavisi) yok. İspanyol araştırmacılar, Pfizer aşısını bir elektron mikroskobu altına koydular ve %99 grafen oksit içerdiğini ve neredeyse başka hiçbir şey olmadığını buldular. Devamı gelecek.

İddia İspanya merkezli doğrulama kuruluşu olan Newtral ve Teyit tarafından da incelenmiş.

Grafen Nedir?

Kalem ucundan nükleer santrallerine kadar birçok alanda kullanılan grafit, karbon atomlarının altıgen düzende bir araya gelmesi sonucu oluşan maddeye deniyor. Bu şekildeki karbon, bildiğimiz en kararlı yapıdaki karbon düzenlenmesine sahip oluyor. Normalde grafit 3 boyutlu katmanlar halinde olan grafitin ek katmanlı haline ise grafen deniyor. Grafite doğada rastlanmasına rağmen, grafen doğada çok sık bulunmuyor.

Grafenin keşfi bilim dünyasında büyük bir yankı yapmıştır. Bu sebeple Rus bilim insanları Andre Geim ve Konstantin Novoselov’a keşifleri sayesinde 2010 yılında Nobel Fizik Ödülü verilmiştir. Bu maddenin önemli bir özelliği de yüksek derecede iletkenliğe sahip olmasıdır. Bilinen birçok iletken metaldir, fakat grafen karbon temelli bir ametaldir. Bu sebeple, elektrik akımını metal olmadan iletmek durumundaki koşullar için grafen araştırmaları önem kazanmaktadır.

Grafenin yaygın kullanım alanları ise şunlardır:


Grafen oksiti ise grafene benzerlik gösterse de belli oranda farklıdır. Grafitin güçlü oksitleyici maddeler kullanılarak oksitlenmesiyle, oksijenli işlevsellikler grafit yapıya dahil edilir, bu da yalnızca katman ayrılmasını genişletmekle kalmaz, aynı zamanda malzemeyi hidrofilik hale getirir (yani suda dağılabilecekleri anlamına gelir). Bu özellik, grafit oksidin sonikasyon kullanılarak suda tabakalarına ayrılmasını sağlar ve sonuçta grafen oksit (GO) olarak bilinen tek veya birkaç katmanlı yapı elde edilir. Grafit oksit ve grafen oksit arasındaki temel fark katman sayısıdır. Bir grafen oksit dispersiyonunda birkaç katmanlı grafen oksitler ile birlikte tek grafen oksitler de bulunabilir.

Peki Aşıda Grafen Oksiti Bulunduğu İddiası Doğru mu?

Aşılanma hızı artmaya başladıkça özellikle bir mRNA aşısı olan Pfizer - BioNTech aşısı hakkında birçok farklı iddialar üretilmeye başlandı. Yakın zamanda ise genellikle aşı karşıtı birçok sayfa aşıların içinde yüksek oranda grafen olduğunu iddia etti. Paylaşımlarda aşının içinde grafen olduğu, bu nedenle aşı olan kişilerin vücutlarının manyetik bir özellik kazanıp metal eşyaların yapıştığı söylendi. Aynı şekilde iddia edilene göre İspanyol bilim insanlarının aşının içinde %99 oranında grafen bulunduğunu gösteren bir makale yayınladığı belirtildi.

Grafen sağlık alanında zaten kullanılan bir madde. 2004 yılında keşfedilen grafen, Covid-19’a karşı aşı çalışmalarında da tartışılmış ve hakkında makaleler yazılmıştır.

İspanyol doğrulama kuruluşu olan Newtral, iddiayı İspanya’daki uzmanlara danıştı. Santiago de Compostela Üniversitesi'nde Organik Kimya profesörü ve Moleküler Materyaller Araştırma Merkezi'nde (CIQUS) araştırmacı olan Diego Peña, konu hakkında grafenin insan vücudunda manyetik bir alan yaratamayacağını, sadece laboratuvar koşullarında özel bir moleküler düzeyde grafenin belli bir manyetiklik kazandığını belirtiyor. Ama bu durumun normal şartlarda mümkün olmadığı da aktarılmış.

İspanya Aşılama Derneği başkanı Amós García ise “aşıların grafen içerdiğine dair hiçbir referans olmadığını" ve ayrıca "bunu bir araya getirmenin son derece zor olduğunu" belirtiyor. Aşıların sağladığı varsayılan manyetizma ile ilgili olarak, "İki doz aşı oldum ve şimdiye kadar herhangi bir sokak lambasına veya herhangi bir metale bağlanmadım" diyor. Bu etkinin olası nedenine gelince, bazı insanların vücuduna belirli nesnelerin yapışkan kalması nedeninin yağ ve ter ile ilgisi olduğunu vurguluyor.

mRNA aşıları olan Moderna ve BioNTech aşılarında spike protein sayesinde koruyuculuk sağladığı hali hazırda biliniyor. Araştırmalar ise şunu gösteriyor: Pfizer aşısının içinde potasyum klorür, potasyum dihidrojen fosfat, sodyum klorür, disodyum fosfat dihidrat, sakaroz, enjeksiyonluk su ve diğer maddeler bulunmakta, ancak içinde grafen veya grafen oksitine dair hiçbir olmadığı belirtiliyor.


Profesör Diego Peña şunu da belirtiyor: “Grafen çözünür bir madde değil, bu nedenle onu bir aşıda aşılamak zor olacaktır. Eğer çözünse bile enjeksiyonlar bulanık olurdu çünkü grafen kömür gibidir, bileşim karbondur." diyor.

Katalan İleri Araştırmalar Enstitüsü'nde (ICREA) Nanomühendislik, Nanomekanik ve Nanomanyetizma için Akıllı Malzemeler Grubuna liderlik eden Jordi Sort ise aşıların böyle bir implant taşıyamayacağını belirtiyor. Son olarak ise, grafenin insan vücuduna enjekte edilmesi sonrasında dahi insan vücutta bir manyetiklik oluşmayacağı belirtiliyor.

İddia YANLIŞ

Bir Instagram hesabı tarafından 1 Temmuz 2021 tarihinde yapılan paylaşımda Pfizer - BioNTech aşısının içinde grafen bulunduğu iddia edilmişti. Grafen sağlıktan sanayiye birçok alanda kullanılan bir madde olmasına karşın, uzmanlara göre aşıların içinde bulunmuyor. Uzmanlar aşının içinde grafen bulunması durumunda bile vücutta manyetik bir özellik sağlamayacağını vurguluyor.

Sonuç olarak;

Pfizer - BioNTech aşısı grafen maddesi içerdiği iddiası yanlış.

Bu iddia kontrolüne dair itirazlarınız varsa bize ulaşabilirsiniz.
Yayın Tarihi:   9 Temmuz 2021 Son Güncelleme:   14 Temmuz 2021