Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi    8 Dakika
Konu : Ekonomi

Brüt Dış Borç Stokunun GSYH’ye Oranı Rekor Seviyelerde

Hazine ve Maliye Bakanlığı resmî web sitesinde 1989 yılından bu yana 3 aylık dönemler halinde Türkiye Dış Borç İstatistikleri’ni paylaşıyor. Türkiye’nin brüt ve net dış borçlarının yayınlandığı verilerde, Türkiye’deki kamu sektörünün, merkez bankasının ve özel sektörün kısa ve uzun vadeli borçları da yayınlanıyor. Bunun yanında brüt ve net borç stoklarının yıllara göre GSYH içindeki paylarını da bakanlığın paylaştığı istatistiklerde görmek mümkün.

Türkiye’nin Brüt Dış Borç Stoku

Brüt dış borç stoku; “yurtiçinde yerleşik olan kişi ya da kurumların yurtdışında yerleşik olan kişi ya da kurumlara olan borçlarıdır. Bu borcun hangi para biriminden olduğu değil alacaklının yurt dışında yerleşik kişi veya kurumlar olması önemlidir.” olarak tanımlanıyor. Türkiye’deki kişi ya da kurumların yurtdışındaki kişi ya da kurumlara olan borçlarını yıllar içerisinde incelediğimizde borç stokunun son yıllarda oldukça yükselişte olduğu görülüyor.

Türkiye’nin brüt dış borcunu Dünya Bankası’nın verileriyle 1970 yılından 1989 yılına kadar, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın istatistikleriyle ise 1989 yılından 2019 yılının son çeyreğine kadar görmek mümkün. Buna göre 1970 yılında Türkiye’nin brüt dış borcu 2,7 milyar $’dı ve bu da o yılki GSYH’nin %15,8’ine tekabül ediyordu. 1970 ila 1980 yılları arasında Türkiye’nin brüt dış borcu her yıl artarak devam etse de GSYH içindeki payı 1976 yılına kadar azalış gösterdi. 1980 yılına gelindiğinde ise Türkiye’nin brüt dış borcu 19,1 milyar $, borcun GSYH içindeki payı ise %27,8 civarındaydı.

1980 ila 1990 yılları arasında özel sektörün, kamu sektörünün ve TCMB’nin brüt dış borçlarının toplamını incelediğimizde, yine 70 ila 80 yılları arasındaki gibi brüt dış borcun her yıl arttığı gözlemleniyor. 1980 yılında 19,1 milyar $’lık dış borcun 1990’a gelindiğinde 52,4 milyar $’a çıktığı, %27,8 olan GSYH’ye oranının ise %26,1’e düştüğü görülüyor. Fakat konuyla ilgili göz ardı edilemeyecek bir veri de brüt dış borcun GSYH’ye oranının 1987 yılında %47’lere kadar yükselmiş olması.

Türkiye’nin brüt dış borcuna 1990 ile 2000 yıllarında baktığımızda bu 10 yıl içerisinde brüt dış borç stokunun 2 katına çıktığını söyleyebiliriz. 1990 senesin 52’4 olduğu belirtilen brüt dış borç 2000 yılına gelindiğinde 118,6 milyar $ olarak açıklandı. GSYH içindeki payı ise 2000 yılında %43,6’ya kadar yükseldi.

2001 yılında o dönem yaşanan hem küresel ölçekteki hem de ekonomik krizin, hatta yaşanan resesyonun neticesinde dış borç 113,6 milyar $’a düşmüş gözükse de borcun GSYH’ye oranı o döneme kadarki en yüksek seviyeye, %56,5’e çıkmıştı. Bunun yanı sıra 2010 yılına kadar brüt dış borç stoku her yıl artarak devam etmiş ve 2010 yılında 291,4 milyar $ olarak açıklanmıştı.

2010 yılından günümüze Türkiye’nin brüt dış borcunu incelediğimizde ise son 10 yılın özellikle 2. yarısında oldukça negatif veriler ile karşı karşıyayız. 2014 yılına kadar her yıl artış gösteren dış borç, 2015 yılının son çeyreğinde 400 milyar $’a gerilemişti. 2018 yılının ilk çeyreğinde ise dış borç 467 milyar $’a kadar yükselmişti. 2018 yılının 2. yarısında Türkiye’de yaşanan döviz kriziyle beraber yükselen dolar kuru neticesinde brüt dış borç stoku da dolar bazında azalışa geçti fakat 2019 yılının 2. çeyreğinde dış borcun GSYH’ye oranı tarihin en yüksek seviyesine, %61’e çıktı. 2019 yılı sonunda da 436,9 milyar $ olan dış borç stokunun GSYH’ye oranı ise %58 olarak açıklandı. 2020 yılının ilk çeyreğine dair açıklanan en güncel verilere göre de brüt dış borç stoku 431 milyar $, GSYH'ye oranı ise %56,9.

TCMB’nin açıklamış olduğu resmî rezerv varlıklar da dış borçların son yıllarda artmasıyla beraber oldukça geriledi. Kasım 2013’te 134,6 milyar $’lık resmî rezerv varlığı ile son 10 yıldaki en yüksek seviyesinde olan TCMB rezervleri, 2020 yılının mayıs ayında 84,4 milyar $’a kadar geriledi. Dış borç stokunda yaşanan artışın oldukça etkilediği düşünülen bu resmî varlıklar içerisinde yer alan kalemlerden biri de döviz rezervleri. TCMB’nin en güncel verilerine göre döviz rezervi ise yaklaşık 53 milyar $ ve son 10 yılın en düşük seviyelerinden birinde.

Bu da ilginizi çekebilir: Türkiye'de Enflasyon Oranları

Yıllar İçerisinde Kamu Sektörü Borcu Yerini Özel Sektör Borcuna Bıraktı

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 1989 yılından bu yana 3 aylık dönemler eşliğinde açıkladığı dış borç stokunun kalemleri; kamu sektörü, özel sektör ve TCMB. Uzun ve kısa vadeli borçlarının da ayrı ayrı paylaşıldığı bu kalemlere yıllar içerisinde baktığımızda 1989 yılından 2005 yılına kadar brüt dış borç içinde en büyük paya sahip olan kamu sektörü, 2005 yılından bu yana yerini özel sektöre bıraktı.

1989 yılının son çeyreğinde kamu sektörünün toplam dış borcu 29,4 milyar $, özel sektörün dış borcu 7,8 milyar $, TCMB’nin ise 6,6 milyar $’dı. Toplam brüt dış borç içindeki payları kamu sektörünün %67, özel sektörün %18, TCMB’nin ki de %15 seviyesindeydi. 2002 yılına gelindiğinde de kamu sektörünün borcu 63 milyar $, TCMB’nin dış borcu ise 43 milyar $’dı. 2002’de dış borcun %50’si kamu sektörüne aitken 2019’da bu oran %35’e çıktı. Bununla birlikte 2002’de brüt dış borç içinde %17’lik bir pay sahibi olan özel sektörün borcu ise 2019’da %63’e yükseldi. 2020 yılının ilk çeyreğinde açıklanan en güncel verilere göre de özel sektörün corcu 253,5 milyar $, TCMB'nin dış borcu 8,4 milyar $, kamu sektörünün borcu ise brüt dış borç stoku yaklaşık 169,2 milyar $.

Türkiye’nin Net Dış Borcu Ne Kadar?

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın raporlarında da belirttiği net dış borç stoku, brüt dış borçtan bazı varlık ve alacaklar düşüldüğünde hesaplanıyor. Bu hesaplama; toplam brüt dış borçtan TCMB dış borç stoku ile bankacılık kesimi dış borç stokunun çıkarılması ve çıkan sonuçla da katılım ve yatırım bankaları net varlıkları ile parasal sektör net dış varlıklarının toplanmasıyla yapılıyor.

Türkiye’nin yıllar içerisindeki net dış borcu ve ülke ekonomik büyüklüğü içindeki payı incelendiğinde, 1989 yılında 30,4 milyar $ olan net dış borç stokunun GSYH’ye oranı %21,3. Aynı verilere bir de 2002 yılında bakıldığında ise bu sefer net dış borç 88,5 milyar $ ve GSYH içindeki payı da %37,4. 2019 yılının son çeyreğinde ise Türkiye’nin net dış borcu 244,6 milyar $ iken bu sayı 2019 yılı GSYH’sinin %32,5’ine eş değer. Ayrıca son 30 yılda net dış borcun ülke ekonomik büyüklüğüne oranının en yüksek olduğu dönem %42,4 ile 2002 yılının 2. çeyreği. Bunlara ek olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı en güncel veriler de 2020 yılının ilk çeyreğine ait. 2020 yılının ilk çeyreğinde Türkiye'nin ne dış borç stoku 256,5 milyar $, GSYH'ye oranı ise %33,8.

Önümüzdeki Dönem Dış Borç Ödemeleri Nasıl Olacak?

Türkiye’nin brüt ve net dış borçları ve göstergelerin GSYH’ya oranı gibi önemli bir konu da dış borç projeksiyonu yani dış borç ödemeleri. Bazı kaynaklarda dış borç servisi olarak da açıklanan ödemeler, kamu ve özel sektör tarafından alınmış borçların uzun ya da kısa vadede anapara ve faiziyle birlikte ödeme işlemidir. Buna göre Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre Türkiye’nin 2020 yılının şubat ile aralık ayları arasında yapması gereken ödeme toplam 67,9 milyar $.

Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Borç Projeksiyonları

Yapılacak olan bu borç ödemelerinin 20,3 milyar $’ı kamu sektörüne, 47,6 milyar $’ı ise özel sektöre ait. Yüzdesel olarak dağılımına baktığımızda ise özel sektör toplam dış borç ödemelerinin %70’ini kamu sektörü de %30’unu kapsıyor. Uzun ve kısa vadeli ödemelerin toplam dış borç ödemesi içindeki payı ise %85,6 ve %14,4.

Yayın Tarihi:   23 Mayıs 2020 Son Güncelleme:   5 Temmuz 2020