Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi    7 Dakika
Konu : Diğer

29 yılda 1400'ün üzerinde gazeteci öldürüldü.

2 Kasım günü, Birleşmiş Milletler tarafından 2013’te hazırlanan Genel Kurul Kararı ile Gazetecilere Karşı Suçlarda Cezasızlıkla Mücadele Günü (International Day to End Impunity for Crimes Against Journalists) olarak kabul edildi. Bu gün ile gazetecilere karşı işlenen suçların cezasız kalmasına dikkat çekilmesi amaçlanıyor. Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) her yıl yayımladığı cezasızlık endeksine göre, 2001-2021 yılları arasında yolsuzluk, organize suç çeteleri, aşırılıkçı gruplar ve devlet misillemeleri gibi nedenlerle öldürülen 278 gazeteci davasından 226’sında kimse ceza almaz iken yalnızca 52 vaka cezalandırıldı. 1992 yılından bu yana ise 1400’ün üzerinde gazeteci öldürüldü ve her 10 vakadan 8’inde katiller serbest kaldı. Gazeteci cinayetlerindeki cezasızlığa Türkiye tarihi de çok yabancı değil.

Hasan Fehmi Bey ile Başlayan Gazeteci Cinayetleri

Tarihimizde ilk gazeteci suikastı yaşandığında ise tarihler 6 Nisan 1909’u gösteriyordu. 1874 yılında dünyaya gelen, İstanbul’da Mülkiye Mektebi’ndeki öğreniminin ardından Paris’e giden Hasan Fehmi Bey, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a dönmüş ve Serbesti Gazetesi’nin başyazarı olarak gazetecilik faaliyeti yürütüyordu. Dönemin radikal sayılabilecek yazarlarından birisi olan Hasan Fehmi Bey, yayımlanan yazılarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı sert eleştirilerde bulunuyordu. Serbesti’ye gelen tehdit mektuplarına rağmen eleştirilerini sürdüren Hasan Fehmi Bey, 1909’un 6 Nisan tarihinde arkadaşı Ertuğrul Şakir Bey ile Beyoğlu’ndan Sirkeci’ye gittiği sırada öldürüldü. Hasan Fehmi Bey’in cinayeti faili meçhul olarak kaldı. Hasan Fehmi Bey’in öldüğü tarih 6 Nisan, Türkiye’de “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak anılıyor.

Hasan Fehmi Bey Türkiye’de öldürülen ilk gazeteci oldu ancak son olmadı. Hasan Fehmi Bey’in ardından bugüne kadar her siyasi görüşten Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Muammer Aksoy, Musa Anter, Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Ahmet Taner Kışlalı ve Hrant Dink gibi toplamda 66 gazeteci, mesleği nedeniyle öldürüldü.

“Meksika’da Öldürmek İçin Evinize Gelirler”

Meksika’da geçtiğimiz yıl yayınlanan “Gerçek Öldürülemez (No se mata la verdad)” belgeselinin girişinde, gazeteci ve yapımcı Temoris Grecko’nun, “Orta Doğu'da çatışmaya, bombalamaya yakalanırsanız ya da teröristlerin eline düşerseniz ölürsünüz. Meksika'da sizin için evinize gelirler” sözleri, dünyada gazeteci cinayetleriyle sıklıkla gündeme gelen ülkeye ayna tutuyor. Dünya çapında ifade özgürlüğünü savunmak için çalışan uluslararası bir insan hakları örgütü olan Article 19’a göre, 2000 yılından bu yana 11 kadın, 132 erkek toplamda 143 gazeteci öldürüldü. Ülkedeki son gazeteci cinayeti ise 28 Ekim 2021 tarihinde yaşandı. Serbest gazetecilik yapan ve bir yandan da Jovel Magazine’e katkıda bulunan Fredy Lopez Arevalo, evinin önünde kimliği belirsiz bir kişi tarafından boynundan vurularak öldürüldü. Arevalo’nun neden öldürüldüğü ile ilgili bir bilgi bulunmasa da gazeteci, narkopolitik konuları çalıştığı için, cinayetin Arevalo’nun gazetecilik faaliyeti ile doğrudan bağlantılı olduğu düşünülüyor.


Meksika’da yaşanan gazeteci cinayetleri genellikle ülkedeki uyuşturucu çeteleri ile ilişkilendirilse de gazetecilere karşı işlenen suçlar sadece bu boyutla sınırlı değil. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 2014 yılında dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’a Meksika ziyareti öncesi gönderdiği mektupta “Meksika'da hüküm süren cezasızlık, organize suç ile birlikte siyasi ve idari makamların, genellikle yozlaşmış olmaları gerçeğinden kaynaklanmaktadır; karteller ülkedeki gücü elinde bulunduran bütün birimlere sızmıştır. Bu suçları açıklığa kavuşturmak için üstlenilen süreçler genellikle aceleyle kapatılmakta veya bürokratik yavaşlık nedeniyle geciktirilmektedir. Daha da kötüsü yetkililer, ne yazık ki suç nedeninin mağdurun mesleki faaliyeti ile ilgili olduğunu görmezden gelmekte ve gazetecileri organize suçla bağlantılı olmakla suçlayarak, daha baştan dışlama eğilimindeler” ifadelerine yer vermişti.

Rusya’da 29 Yılda 58 Gazeteci Öldürüldü

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) verilerine göre, Rusya’da 1992 yılından 2021 yılına kadar 58 gazeteci cinayeti yaşandı. IFJ 2020 yılında, Rusya’da eleştirel gazeteciliğin tehlikeli olduğunu belirterek; yolsuzluk, insan hakları ihlalleri hakkında haber yapan birçok gazetecinin öldürüldüğünü açıkladı. Rusya’da medya özgürlüğünün iki yönlü saldırı altında olduğunu belirten federasyon, medya organlarının devlete bağlı oligarklar ve şirketler tarafından satın alınarak devlet kontrolü altına alındığını, bağımsız medya kuruluşlarının ve gazetecilerin de tehdit edilmekte olduğunu açıkladı. Gazetecilere yönelik saldırıların özellikle Kuzey Kafkasya bölgesinde yaygın olduğu ülkede de cezasızlık, gazeteci cinayetleri konusunda önde gelen diğer ülkelerdeki gibi öne çıkıyor.

Anna Politkovskaya
Anna Politkovskaya

Rusya’daki cezasızlığın en büyük örneklerden birisi 2006 yılında öldürülen Anna Politkovskaya. Rusya’nın bağımsız gazetelerinden biri olan “Novoya Gazeta” çalışanı gazeteci, 1999-2009 yılları arasında süren İkinci Çeçen Savaşı döneminde yaptığı barış gazeteciliğiyle tanınıyordu. Savaşı, “Kirli Savaş” olarak tanımlayan Politkovskaya, o süreçte aynı isimle bir kitap da kaleme almıştı. Ordu ve polis teşkilatı içindeki şiddet, devlet içindeki yolsuzluk gibi birçok konu hakkında da araştırmalar yapan gazeteci Uluslararası Af Örgütü’nün İnsan Hakları Haberciliği Ödülü’nü 2001 yılında kazandı. Savaş döneminde hem Rus hem de Çeçen tarafından eleştiri ve tehditler alan Polikovskaya, Eylül 2004’te Kuzey Osetya’nın Beslan kentindeki rehine olayını izlemek için bindiği uçakta zehirlendi ve hastaneye kaldırıldı. Gazeteciyi zehirleyenin uçakta içtiği çay olduğu ortaya çıktı. 7 Ekim 2006 yılında Politkovskaya, Moskova’daki evinin önünde yaşadığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Cinayetten ancak 8 yıl sonra, Haziran 2014’te beş fail hapis cezasına çarptırıldı. Politkovskaya cinayetinin arkasında kimlerin olduğu ise henüz bulunabilmiş değil.

Filipinler Cezasızlık Endeksinde 7. Sıradaki Yerini Koruyor

Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) yayımladığı 2021 Küresel Cezasızlık Endeksi raporunda Filipinler, failli meçhul cinayetler açısından gazeteciler için dünyanın yedinci en tehlikeli ülkesi olmaya devam ediyor. Filipinler’de 1 Eylül 2011’den 31 Ağustos 2021 tarihine kadar 13 gazeteci cinayeti gerçekleşirken, 2020 yılından bu yana Virgilio Maganes, Jobert Bercasio ve Renante Cortes adında üç gazeteci öldürüldü. UNESCO verilerine göre, 1996 yılından bu yana 109 gazetecinin cinayete kurban gittiği ülkede davaların yüzde 81,6’sından henüz bir sonuç çıkmış değil.

Ülkedeki cezasızlığın en açık örneği, Filipinli gazeteciler için en karanlık yıl olan 2009 yılında aralarında 32 gazetecinin de olduğu 58 kişinin öldürüldüğü Maguindanao Katliamı’nın sonuçlarında ortaya çıktı. 23 Kasım 2009’da Filipinler’in Mindanao Adası’nda seçim bürosuna belgeleri almaya giden seçim grubu ve gazeteciler, dönemin Cumhurbaşkanı Gloria Arroyo’ya yakın bir vali olan Andal Ampatuan’a bağlı güçlerce katliama maruz kalmıştı. Katliamdan tam 10 yıl sonra 19 Aralık 2019’da Filipinler mahkemesi, 28 baş şüpheli ve diğer 15 kişiyi mahkum ederek 40 yıla yakın hapis cezası verdi. Yaklaşık 80 şüphelinin hâlâ serbest olması, toplamda 58 kurban varken, mahkemenin cesedinin bulunamaması sebebiyle foto-muhabiri Reynaldo Momay dışarıda tutularak 57 cinayet mahkumiyeti verilmesi tepki toplamaya devam ediyor. Saldırıda hayatını kaybedenlerin aileleri adalet mücadelelerini sürdürürken, UNESCO da 24 Eylül 2020’de Ampatuan Katliamı davasını “çözümlenmemiş” olarak sınıflandırdı. Ampatuan Katliamı, dünyada gazetecilere yönelik şimdiye kadar düzenlenmiş en büyük saldırı olarak tarihe geçmiş durumda.

Yayın Tarihi:   2 Kasım 2021