Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi    11 Dakika
Konu : Ekonomi

Makroekonomik Göstergeler 2020'de Nasıl Değişti?

2020 yılı COVID-19 salgınının gölgesinde hükümetlerin salgını önleyici tedbirlerin yanında ekonomiyi işler halde tutmanın da mücadelesini verdikleri bir yıl oldu. Türkiye’de de Mart 2020’den beri süren salgın koşulları ekonomi göstergelerinde etkisini baskın olarak gösterdi. 2019 yılından devralınan ekonomi sorunlar ve COVID-19 salgının bu sorunları derinleştirici etkisi 2020’yi küresel ekonomi için olduğu kadar Türkiye ekonomisi için de çok iyi hatırlanacak bir yıl yapmadı.

Doğruluk Payı, 2021 yılına girerken geçtiğimiz bir yılda Türkiye ekonomisi için makroekonomik göstergelerin nereden nereye geldiğini derledi.

Türk Lirası’nın Dolar Karşısındaki Değer Kaybı %23,5

Türkiye ekonomisindeki tüm makroekonomik göstergeleri en çok etkileyen faktörlerden biri yabancı para birimleri ve bunların Türk Lirası üzerindeki değerleri. 2018 yılının ikinci yarısından itibaren siyasi gelişmelerle beraber ivmesini arttırmaya başlayan TL’nin yabancı para birimleri karşısındaki değer kaybı, 2020 yılında 2019’a göre daha yüksek oldu. 2020’nin son aylarında ekonomi yönetiminin değişmesiyle TL döviz kurları karşısında değer kazansa da 2020 yılının geneli için TL’nin iyi bir performansından bahsetmek pek de mümkün değil.

2019 yılının son iş günü 31 Aralık’ta dolar 5,95 TL, euro 6,67 TL, sterlin ise 7,84 TL seviyesindeydi. 30 Aralık 2020 tarihinde ise dolar 7,35 TL, euro 9,02 TL, sterlin de 10 TL idi. 2020’de TL dolar karşısında %23,5, euro karşısındaki %35,2, sterlin karşısında ise %27,6 oranında değer kaybı yaşadı.

Döviz kurlarının dışında 2020 yılında altının fiyatı da ciddi bir artış gösterdi. Altın özellikle yabancı para birimleriyle beraber son aylarda düşüş yaşasa da yıllık artışı oldukça yüksek. 31 Aralık 2019’da 290,4 TL olan gram altın 30 Aralık 2020 itibarıyla 443,8 TL seviyesinde, çeyrek altın ise 480 TL’den, 738,4 TL’ye yükseldi. 2020 yılında gram altının fiyatı %52,8, çeyrek altının fiyatı ise %53,9 oranında yükseldi.

2020’de Enflasyon Çift Hanelerde Seyretti

Yüksek enflasyon Türkiye ekonomisinin kronik sorunlarından biri. Merkez Bankası ve hükümetin her ne kadar enflasyon oranını tek haneli oranlarda istikrarlı hale getirmek gibi hedefleri olsa da 2020 yılında da Türkiye’deki enflasyon oranı hiçbir ayda tek hanelere düşmedi. 2019 yılı sonunda %11,84 seviyesinde olan enflasyon aralık ayı itibarıyla 2020’nin de en yüksek seviyesi olan %14,6 seviyesinde gerçekleşti.

Aralık itibarıyla son bir yılda fiyatı en çok artış gösteren ana harcama grupları ise %28,1 ile çeşitli mal ve hizmetler, %21,1 ile ulaştırma ve %20,6 ile gıda ve alkolsüz içecekler.

TCMB’de her yılın ocak ve temmuz aylarında yıl sonu enflasyon tahminini açıklıyor. Ocak 2020’de yıl sonu enflasyon tahmini %8,2 olan TCMB, temmuz ayında bu tahminini %8,9 olarak güncellemişti. Ancak aralık ayında açıklanan enflasyon oranı da gösteriyor ki yıl sonu gerçekleşen enflasyon oranı Merkez Bankası’nın tahminlerinin oldukça üzerinde.

Politika Faiz Oranı Son Bir Yılda Net %5 Artış Gösterdi

2019 yılının aralık ayında %14’ten %12 seviyesine düşen TCMB politika faizi mayıs ayı sonunda Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviyesine %8,25’e düşürülmüştü. Özellikle yılın ikinci yarısında doların 8,5 TL seviyesine çıkmasıyla beraber Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın görevden ayrılması ve TCMB Başkanı Murat Uysal’ın yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın atanmasının ardından yılın ikinci yarısında politika faizi 3 kere arttırıldı ve 25 Aralık’ta yapılan toplantı neticesinde %17 olarak açıklandı.

COVID-19 Salgını Ekonomik Büyümeyi Etkiliyor

TÜİK’in açıkladığı ekonomik büyüme verilerine göre Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçtiğimiz yılın ilk çeyreğine göre %4,5 büyümüştü. Yılın 2. çeyreğinde salgının sebep olduğu küresel ölçekteki ekonomik kriz ile beraber Türkiye ekonomisi de %9,9 oranında daraldığı açıklanmıştı ancak 2. çeyrekteki bu daralma yılın son çeyreğindeki raporda %10,3 olarak revize edildi. Bunlarla beraber 3. çeyrekte yaşanan ve ilk başta %6,7 olarak açıklanan büyüme de son çeyrekte %6,3 olarak revize edildi. 4. çeyrek için açıklanan GSYH artışı ise yıllık %5,9 seviyesinde açıklandı. 2020 genelinde ise Türkiye'de milli gelir %1,8 oranında artış gösterdi. Bunların dışında GSYH bir de cari fiyatlarla dolar bazında incelendiğinde 2019’da GSYH 760,8 milyar $ seviyesindeyken, 2020 yılınında ise bu değer 717 milyar $ seviyesinde.

Salgında İşgücüne Dahil Olmayan Nüfus Arttı

2019 yılında Yeni Ekonomi Programı’nda dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 2020 yıl sonu işsizlik hedeflerini %11,8, 2020’deki programında ise 2020 yıl sonu işsizlik hedeflerini %13,8 olarak açıklamıştı. Her ne kadar Aralık 2019’da %13,7 olan işsizlik oranı kasım ayında %12,9 olarak açıklansa da işsizlik oranları geçtiğimiz yıl yapılan öngörünün ve hedefin şu anda üzerinde. Özellikle salgının ilk dalgası olarak nitelendirilen ve sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı mart, nisan ve mayıs aylarında TÜİK’in açıkladığı verilerde işgücüne dahil olmayan nüfusun oldukça artmasıyla beraber işsizlik oranı da düşüş göstermişti. Yaz aylarında %13,4 seviyesine tekrardan çıkan bu oran kasım ayında ise %12,9 olarak açıklandı. Ayrıca kasım ayındaki toplam işsiz sayısı da 4 milyon 5 bin kişi.

İşgücü istatistiklerinde önemli olan bir diğer konu da gençlerin istihdamı. TÜİK’in açıkladığı genç işsizlik oranı ülkede işgücünde yer alan 15 ila 24 yaş arasındaki gençleri kapsıyor. Aralık 2019’da %25 olan genç işsizlik oranı Kasım 2020’de %25,4’e geriledi. Fakat bu gerilemede işgücüne dahil olan gençlerin toplam sayısındaki düşüş de önemli bir etken. 2018 ve 2019’de yıllık 5 milyon 182 bin genç işgücüne dahil olurken, bu sayı Nisan 2020’de 4 milyon 28 bine düşmüş. Kasım 2020’de işgücüne dahil olan genç sayısı 4 milyon 663 bin kişi. 2019’da 6 milyon 485 bin genç işgücünün dışındayken, Nisan 2020’de bu gösterge 7 milyon 653 bin’e çıkmıştı. Kasım 2020 itibarıyla ise 7 milyon 101 bin genç işgücüne dahil değil.

Geniş tanımlı işsizlik oranı da ekonominin mevcut durumunu anlamak için önemli göstergelerden biri. İşgücüne dahil olmayan nüfus kategorisinde değerlendirilen çalışmaya hazır ve mevsimlik çalışanların da işgücüne dahil ederek hesaplanan veriler neticesinde Aralık 2019’da %20,2 seviyesinde olan geniş tanımlı işsizlik oranı, mayıs ayında %25,1 seviyesine çıktı. Ekim 2020’de bu oran %22,5’e gerilese de kasım ayında %24,8'e yükseldi. Kasım ayındaki geniş tanımlı toplam işsiz sayısı da 8 milyon 939 bin kişi olarak gerçekleşti.

2020’nin İlk 11 Ayında İhracat %8 Azaldı

2020 yılında küresel ölçekte yaşanan COVID-19 salgınından en fazla etkilenen makroekonomik gösterge dış ticaret oldu. Kapatma ve kısıtlama gibi önleyici tedbirlerin sonucu olarak ülkeler arası hareketlilik çok düşük seviyelere indi. 2019 yılında 180,8 milyar $ ihracat gerçekleştiren Türkiye, 210,3 milyar $’da ithalat yapmıştı. 2020’de ise Türkiye’nin yaptığı toplam ihracat 169,5 milyar $, ithalat da 219,4 milyar $ seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’in açıkladığı verilere göre geçtiğimiz yıla göre yaşanan değişimler; ihracatta %6,3 azalış, ithalatta ise %4,3 artış.

Bununla beraber 2020’de Türkiye’nin en fazla ithalat yaptığı ülkeler 23 milyar $ ile Çin, 21,7 milyar $ ile Almanya ve 17,9 milyar $ ile Rusya oldu. En fazla ihracat yapılan ilk 3 ülke ise 16 milyar $ ile Almanya, 11,2 milyar $ ile Birleşik Krallık ve 10,2 milyar $ ile ABD oldu. 2020’de AB’nin ithalattaki payı %33 seviyesindeyken, ihracattaki payı ise %41 seviyesinde gerçekleşti.

2020’nin 11 ayının 8’inde Bütçe Açık Verdi

Hazine ve Maliye Bakanlığı 2020 yılının 12 ayına dair aylık bütçe gerçekleşme sonuçlarını resmi internet sitesinde yayınladı. 2020 bütçe dağılımında faiz ödemelerine yaklaşık 139 milyar TL’lik bir bütçe ayrılırken, aralık itibarıyla 2020 yılında devletin yapmış olduğu faiz ödemesi toplamda 134 milyar TL olarak gerçekleşti. 2020’deki 12 ayın 9’unda ise bütçe açık verirken 12 aydaki toplam bütçe açığı da 172,7 milyar TL seviyesindeydi.

Moody’s Türkiye’nin Kredi Notunu B2 Olarak Açıkladı

Bir ülkenin kendisine verilen borçları geri ödeyebilme kapasitesini veya geriye ödeyememe olasılığını gösteren kredi riski değerlendirmesine kredi derecelendirme notu denir. Dünyada bulunan 3 büyük kredi derecelendirme kuruluşu ise; Moody’s, Standard&Poors (S&P) ve Fitch. Ayrıca bu kuruluşlar ülkelerin puanlamalarını yaparken ülkelerin cari durumunu ve mali durumlarını da inceler.

2020 yılında Türkiye için kredi derecelendirme notunu değiştiren tek kurum Moody’s oldu. 2019 yıl sonunda B1 olan kredi notunu negatif yönde değiştiren Moody’s yeni kredi notunu B2 olarak açıkladı. İlaveten Türkiye bu üç kurum tarafından da Ocak 2017’den bu yana “yatırım yapılamaz-spekülatif” seviyesinde notlandırılıyor.

Sanayi Üretim Endeksi Yükseldi

TÜİK tarafından aylık olarak yayınlanan sanayi üretim endeksi sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. Aralık 2019’da mevsim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksi 118,3 puan iken salgının etkisiyle nisan ayında Mayıs 2011’den bu yana en düşük seviyesine 78,7 puana geriledi. Normalleşme süreciyle beraber ay ay yükselmeye devam eden bu endeks Ekim 2020’de bu yılki en yüksek seviyesine, 126,4 puana yükseldi.

2020’de Türkiye Ekonomisine Güven Düşüş Gösterdi

Tüketicilerin kişisel mali durumları ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerini ölçmeyi amaçlayan bir gösterge olan ekonomik güven endeksi bu endekslerin ağırlıklandırılarak birleşiminden oluşuyor;

- Tüketici güven endeksi,
- Hizmet sektörü güven endeksi,
- Perakende ticaret sektörü güven endeksi,
- İnşaat sektörü güven endeksi,
- İmalat sanayi güven endeksi.

Ayrıca ekonomik güven endeksinin 100'den küçük olması genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği, 100'den büyük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği gösteriyor.

TÜİK tarafından aylık olarak açıklanan ekonomik güven endeksi Aralık 2019’da 97,2 puan iken, nisan ayında son zamanların en düşük seviyesine 52,4 puana gerilemişti. Normalleşme süreciyle beraber ekim ayında 92,8 puana çıkan bu endeks, Aralık 2020 itibarıyla ise 86,4 puan olarak açıklandı.

Ekonomik güven endeksinin alt başlıklarından olan sektörel güven endeksi ise inşaat sektörü, hizmet sektörü ve perakende ticaret sektörü olarak 3 farklı başlıkta inceleniyor. Bu üç alt başlığın son 1 yıldaki performansı ise aşağıdaki gibi:

Ekonomik güven endeksinin diğer bir bileşeni de tüketici güven endeksi ise ekonomik durum beklentisi, işsiz sayısı beklentisi, hanenin maddi durum beklentisi gibi alt başlıklardan oluşmakta. 2020 yılında da bir önceki yıl gibi stabil bir seyir halinde olan tüketici güven endeksi, Aralık 2019’da 80,7 puan iken nisan ayında 78,1 puana gerilemişti. Aralık ayında ise tüketici güven endeksi 80,1 puan olarak açıklandı.

"2021 yılında 2020 yılına dair veriler açıklandıkça içerikteki grafikler de güncellenecektir"

Yayın Tarihi:   31 Aralık 2020 Son Güncelleme:   1 Mart 2021