Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi    6 Dakika
Konu : Ekonomi

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması Serisi Yoksulluk/Gelir Eşitsizliği

Türkiye'de gelir dağılımı göstergeleri, salgının başladığı 2020 yılında önceki yıllara göre olumsuz bir şekilde seyretti ve gelir dağılımındaki bozulma 11 yılın en kötü seviyesine ulaştı. 2020’de Türkiye’de zenginlerin toplam gelirdeki payı yükselirken, “ciddi maddi yoksunluk” oranı da artış gösterdi.

“Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine" göre, en yüksek gelire sahip %20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay, 2020'de bir önceki seneye kıyasla 1,2 puan artarak %47,5'e çıktı. Ayrıca, toplumun en zengin %20'sinin gelirinin en yoksul %20'sinin gelirine oranı 7,4'den 8'e yükseldi.

Kişiler arasında akrabalık olsun ya da olmasın aynı evde ikamet eden, temel ihtiyaçlarını birlikte karşılayan bir veya birden fazla kişinin oluşturduğu topluluk, hanehalkı olarak nitelendiriliyor. Fert geliri, hanehalkının yıllık kullanılabilir gelirinin hanehalkının eşdeğer hanehalkı büyüklüğüne bölünmesiyle hesaplanıyor.

Türkiye’de Gini Katsayısı Son 10 Yılın En Yüksek Seviyesinde

Gelir eşitsizliğinin ölçme yöntemlerinden biri Gini katsayısı. Gini katsayısı 0 ile 1 arasında bir değer ve katsayı 1’e yaklaştıkça gelir dağılımının bozulduğunu gösterirken, 0’a yaklaştıkça da gelir dağılımının iyileştiğini gösteriyor. Bir grupta bütün gelirin tek kişi tarafından elde edilmesi durumu mutlak gelir eşitsizliğini gösterir ve Gini katsayısı 1 olarak ifade edilir. Dünya ülkelerinde gelir dağılımına bakıldığında ise Gini katsayısının genellikle 0,200 ile 0,500 arasında farklılaştığı görülüyor. 

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 2020 yılı itibarıyla Gini katsayısının geçen yıllara göre arttı. Gini katsayısı son bir yılda 0,395’ten 0,410’a yükselerek 2010 yılından beri en yüksek seviyeye gelmiş oldu. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine göre, 2006-2020 yılları arasında Gini katsayısındaki değişime bakıldığında 2014 yılına kadar düzenli sayılabilecek bir şekilde azaldıktan sonra yeniden yükselişe geçtiği görülüyor.

Türkiye, Gelir Eşitsizliğinde Avrupa’da İlk Sırada Yer Alıyor

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayınlanan verilere göre AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye, en yüksek Gini katsayısına sahip ülke. AB’ye üye 27 ülke ortalamasında Gini katsayısı ise 0,302. Slovakya 0,228 kat sayısı ile AB ülkeleri içerisinde gelir dağılımı en dengeli ülkeler sıralamasında ilk sırada yer alıyor. 

Slovakya’yı takip eden ülkeler arasında Slovenya (0,239) ve Çekya (0,240) bulunuyor. Türkiye (0,410), Bulgaristan (0,408) ve Litvanya (0,354) ise gelir eşitsizliğinin en fazla olduğu üç ülke konumunda.

Öte yandan TÜİK’in açıkladığı P90/P10 oranında da kötüye gidiş söz konusu. P90, bir ülkedeki en zengin %10’luk grubu oluşturan kişileri ifade ederken P10 bir ülkedeki en yoksul (en az gelire sahip) %10’luk grubu temsil ediyor. Kısacası, P90/P10 oranı ülkedeki en zengin %10’luk grubun gelirinin en yoksul 10’luk grubun gelirinin kaç katı olduğunu ifade ediyor. Buna göre 2014 yılında Türkiye’de P90/P10 oranı 12,6 iken 2020 yılında 14,6 kata yükseldi. Böylece P90/P10 oranı son 10 yılın en yüksek seviyesine gelmiş oldu.

Türkiye’de Maddi Yoksunluk Oranı Artıyor

TÜİK ve Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), finansal sıkıntıda olma durumunu ifade etmek için “maddi yoksunluk” kavramını kullanıyor. Aşağıda belirtilen dokuz maddenin en az üçünün ekonomik olarak karşılanamaması, "maddi yoksunluk" durumu olduğunu gösteriyor. Bu maddelerden en az dördünün karşılanmaması halinde ise bu durum"ciddi maddi yoksunluk" anlamına geliyor.

* Çamaşır makinesi 

* Renkli televizyon 

* Telefon 

* Otomobil 

* Beklenmedik harcamalar 

* Evden uzakta bir haftalık tatil 

* Kira, konut kredisi, borç ödemeleri 

İki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek 

* Evin ısınma ihtiyacı

2020 yılında Türkiye nüfusunun %27,4’ü belirtilen ihtiyaçların en az dördünü karşılayamayacak durumda olup, “ciddi maddi yoksunluk” yaşadı. Bu oran, 2018 yılında %26,5 iken 2019 yılında %26,3 olmuştu.

2020 Yılında Bireylerin Otomobile Sahip Olma Oranı Gelir Gruplarında Farklılık Gösteriyor

TÜİK’in yayınladığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın paylaştığı geçmiş yıllara dönük detayların arasında tüketicinin eşya sahipliği konusunda da veriler yer alıyor. Bu veriler eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan geliri baz alınarak 3 farklı gelire göre hesaplanıyor.

Buna göre, 2020 yılında medyan gelirin %60’ın altında olan bireylerin otomobil sahipliği oranı 2019’a göre yaklaşık %12 azalmış durumda. Fakat en yüksek gelir grubuna sahip olan “medyan gelirinin %120’sinden daha fazla olanlar”ın yer aldığı gruptaki bireylerin 2020 yılında otomobil sahibi olma oranı artış göstermiş durumda. Fakat bu grubun 2020 yılında bilgisayar sahibi olma oranı ise 2019 yılına göre düşüş gösteriyor.

2020 Yılında Türkiye’de Yıllık Ortalama Hane Halkı Geliri 70 Bine Yaklaştı

Türkiye'de yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri %15,8 artarak 2020 yılı TÜİK anket sonuçlarına göre 69 bin 349 TL oldu. Hanehalkı kullanılabilir net geliri ifadesi ne anlama geliyor? TÜİK’in tanımına göre, hanehalkındaki her bir ferdin elde ettiği kişisel yıllık kullanılabilir gelirlerin toplamı ile hane bazında elde edilen yıllık gelirlerin (kira geliri, haneye yapılan karşılıksız yardımlar, 15 yaşın altındaki fertlerin elde ettiği gelirler vb.) toplamından, gelir referans döneminde ödenen vergiler ve diğer hane veya kişilere yapılan düzenli transferler düşüldükten sonra hanehalkı kullanılabilir gelirine ulaşılabiliyor.

Hanehalkının yıllık kullanılabilir gelirinin hanehalkının eşdeğer hanehalkı büyüklüğüne bölünmesiyle hesaplanan fert geliri, bir önceki yıla göre %17,2 artarak 28 bin 522 TL'den 33 bin 428 TL'ye yükseldi.

Yayın Tarihi:   8 Temmuz 2021