Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
GÜNDEMDE
Okuma Süresi    8 Dakika
Konu : Diğer

Türkiye'de 65 Yaş ve Üstü Nüfusun %87’si Çevrimiçi Gruplardan Edindiği Bilgiden Şüphe Duymuyor

COVID-19 salgınında en yüksek risk grubunu 65 yaş ve üstü nüfus oluşturuyor. Bu grubun halihazırda sahip olduğu kalp ve damar hastalıkları, virüsünün etkisini artırmasına neden oluyor. Bu risk nedeniyle de Türkiye’de 21 Mart 2020 tarihinden itibaren 65 yaş ve üstü için sokağa çıkma yasağı konulmuştu. Bu grup için özel kısıtlamalar bazı değişikliklerle Ocak 2021 itibarıyla halen devam ediyor. Fakat 65 yaş ve üstü nüfusun salgın sürecindeki hassas grup olmasının tek nedeni sağlık nedeniyle oluşan riskler değil. Çalışmalar gösteriyor ki bu yaş grubunun yanlış bilgiye maruz kalma oranı da diğer yaş gruplarına göre daha yüksek. 

COVID-19 salgını süresince Türkiye'de 65 yaş ve üstü nüfusun bilgiye ulaşımı, bilgiyi değerlendirmesi ve bilgiye ulaşmak için dijital araçları kullanımıyla ilgili önemli bulgular içeren “Covid-19 Sürecinde Yaşlıların Enformasyon Arayışı ve Enformasyon Değerlendirmesi” başlıklı rapor Aralık 2020'de yayımlandı. Rapor, TÜBİTAK tarafından ARDEB 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında açılan “Covid-19 ve Toplum: Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri, Sorunlar ve Çözümler” başlıklı çağrı çerçevesinde desteklenen ve Hacettepe Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi ortaklığında yürütülen bir araştırma projesinin bulgularını içeriyor. Araştırma projesi ekibi Prof. Dr. Mutlu Binark, Doç. Dr. Özgür Arun, Dr. Duygu Özsoy, Beren Kandemir ve Gül Şahinkaya'dan oluşuyor. Araştırma projesinin raporlaştırılan bulguları yaşlanma sürecine ve yaşlılık dönemine ilişkin farkındalık oluşturmak ve bu alanda gerçekleştirilen çalışmaları teşvik etmek amacıyla 2019 yılında kurulan Yaşlanma Çalışmaları Derneği tarafından yayımlandı.

TÜİK 2019 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, 2019 yılında Türkiye’de 65 yaş ve üstünde 7 milyon 550 bin 727 kişi yaşıyor. Araştırma kapsamında 10 Temmuz ile 27 Ağustos tarihleri arasında Türkiye’deki 65 yaş ve üstü nüfusu temsil eden 1075 kişi ile telefonda ve yüz yüze görüşülmüş. Bu kişilerin ikamet yerleri Antalya, Ankara, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir, Kayseri, Samsun, Trabzon ve Van. Araştırma çerçevesindeki katılımcıların %55,8’i kadın %44,2’si ise erkek. Yaş temelinde bakıldığında, katılımcıların %62,7’si 65-74 yaş aralığında, %37,3’ü ise 75 yaş ve üzerinde.

Araştırmaya katılan yaşlıların %39’u ilkokul altı düzeyde eğitime sahip. İlkokul mezunu katılımcıların oranı ise %28,4. Üniversite mezunu katılımcıların örneklemin yalnızca %5,8’ini oluştururken yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim almış katılımcıların oranı ise %0,7. Araştırmaya katılan kadınların, yarıya yakını (%49’u) ilkokul altı eğitim düzeyine sahipken bu oran erkeklerde %27 olarak karşımıza çıkmış.

Türkiye'de 65 Yaş ve Üstü Bireylerin Yaklaşık %52’ si Akıllı Telefon Sahibi

Raporda 65 yaş ve üstü katılımcıların %94,8 gibi büyük bir kısmının hanesinde televizyon bulunuyor. Akıllı telefona sahip olan katılımcıların oranı ise %51,4. Ayrıca, katılımcıların %51,4’ünün hanesinde masaüstü bilgisayar olduğu görülüyor. Dizüstü bilgisayar sahibi olan katılımcıların oranı ise %13,3.

65 Yaş ve Üstü Bireylerin %56’sının İnternet Bağlantısı Bulunmuyor

Araştırma kapsamında katılımcıların %56’sı hanelerinde internet bağlantısı bulunmadığını belirtiyor. Katılımcıların hanelerinde internet erişimi için birden fazla araç kullanılıyor. Bu araçlardan en yaygın olarak kullanılanı ise akıllı telefon. Kadın katılımcıların %57,2’sinin hanesinde, erkek katılımcıların ise %60,2’sinin hanesinde akıllı telefon üzerinden internet erişimi mevcut. Araştırmaya göre katılımcılara son üç ayda internet kullanıp kullanmadıkları sorulduğunda, %65’i kullanmadığını belirtiyor.

65 Yaş ve Üstü Bireyler Bilgi Edinmek için En Çok Televizyonu Tercih Ediyor

Katılımcıların iletişim araçlarına sahipliklerine bakıldığında bilgiye erişim için farklı iletişim araçlarına eş zamanlı olarak erişebildikleri gözlemlenebiliyor. Fakat farklı iletişim araçlarına erişimleri bulunmasına rağmen, bilgiye erişmek için %90,4 gibi bir oran ile en çok televizyon kullanılıyor. Telefon ve akıllı telefon da bilgiye erişim için televizyondan sonra tercih edilen iletişim araçları olarak öne çıkıyor. Basılı medya aracılığıyla bilgiye erişim oranı ise %15. Katılımcıların, bilgiye erişim için en az kullandığı araç yaklaşık %7 ile radyo olmuş. Katılımcıların radyo sahipliği oranı %13,9 iken yaklaşık yarısı radyoyu bilgi edinmek için kullanmıyor.

Katılımcıların Yarısından Fazlası Virüsün Çin’de, Laboratuvar Ortamında Üretilmiş Olduğunu Düşünüyorlar

Rapordaki önemli bulgulardan biri 65 yaş ve üstü katılımcıların %83,8’inin salgın ile ilgili bilgi edinmeye gereksinim duyduğunu belirtmesi. Salgından korunma tedbirleri, bulaş yolları ve bağışıklık sistemini güçlendirme gibi başlıklar bilgi edinmeye gereksinim duyulan konuların başında geliyor. Ayrıca, katılımcıların yarısından fazlası virüsün Çin’de, laboratuvar ortamında üretilmiş olduğunu düşünüyor. Bu oran gündelik hayatta çeşitli iletişim kanallarında dolaşıma giren yanlış bilgilerin yaygın biçimde doğru olarak kabul edilebildiğinin açık bir göstergesi.

Salgın Sırasında 65 Yaş ve Üstü Bireyler Salgın Öncesine Göre E-Devlet’te Daha Çok Zaman Geçirdi

Rapora göre 65 yaş üstü bireyler için salgın sürecinde video sitelerinde geçirilen süre salgın öncesine göre %13,4’ten %14,9’a; çevrimiçi haber sitelerinde geçirilen süre %17,4’ten %19,7’ye çıktı. Salgın sebebiyle dünya genelinde artış gösteren çevrimiçi görüşmelerde 65 yaş üstü bireyler de daha çok zaman geçirdi. Çevrimiçi görüşme programlarında geçirilen süre %4,1’den %5,6’ya çıktı. Salgın sırasında birçok kamu hizmetinin e-devlet ara yüzüne taşınmasının ardından 65 yaş üstü bireyler için e-devlet uygulamalarında geçirilen süre %17,6’dan %19, 2’ye yükseldi.

65 Yaş ve Üstü Bireylerin Salgınla Alakalı Bilgi Edinmek İçin En Çok Tercih Ettikleri Kurum Sağlık Bakanlığı

10 Temmuz- 27 Ağustos 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma kapsamında 65 yaş üstü bireylere salgınla ilgili bilgiye erişim için hangi kişi veya kuruluşları tercih ettikleri sorulduğunda katılımcıların %80,1’i Sağlık Bakanlığı’nı tercih ettiklerini bildirdi. Sağlık Bakanlığı’nı sırasıyla bilim insanları ve sağlık uzmanları, Cumhurbaşkanlığı takip ediyor.

65 Yaş ve Üstü Bireylerin %75,5’i Salgın Sırasında Medyadan Şüphe Duymuyor

Araştırma kapsamında katılımcıların oldukça büyük bir kısmı salgın sırasında medyadan, internetten ve çevrimiçi gruplardan elde ettikleri enformasyondan şüphe duymuyor. Katılımcıların %75,5’i medyadan edindiği bilgiye güveniyor. Kadın katılımcıların %22’si erkek katılımcıların ise %28’i medyadan edindiği bilginin doğruluğundan şüphe duyuyor. Çevrimiçi gruplardan edinmiş oldukları enformasyondan şüphe duymayan 65 yaş üstü bireylerin oranı ise %87,2.

Salgın Sırasında 65 Yaş ve Üstü Bireylerin Yarısı Kapıdan Ziyaretle İletişim Kurdu

Türkiye’de 65 yaş üstü nüfus için uygulamaya konulan özel kısıtlamalar bu grubun iletişim kanallarını büyük ölçüde sınırladı. Katılımcıların %75’i salgın sürecinde iletişimlerinin %75’ini telefonla sağlarken akıllı telefon üzerinden görüntülü konuşanların oranı ise %30. Dikkat çeken bir diğer iletişim aracı ise salgın sürecinde gerçekleşen kapıda ziyaretler. Bu ziyaretlerin 65 yaş ve üstü nüfus için iletişim kanalı olarak tercih edilme oranı %50.

Yayın Tarihi:   4 Ocak 2021 Son Güncelleme:   13 Ocak 2021