Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi    5 Dakika
Konu : Diğer

Pandemi Gölgesinde 1 Mayıs: Beş Göstergede Türkiye’de İşçilerin Durumu

Türkiye Covid-19 pandemi kısıtlamaları altında ikinci kez 1 Mayıs’a giriyor. Mart 2020’den bu yana dönem dönem sıkılaşan kapatmalar ekonomiyi durma noktasına getirmişti. Ekonominin çarklarının yavaşlaması da en çok işçileri etkiliyor. Son bir yıllık dönemde işgücü verilerindeki olumsuz değişimler halihazırda yüksek seviyedeki gelir adaletsizliğinin daha da arttığının ipuçlarını veriyor. Bu yıl tam kapanmanın gölgesinde girdiğimiz 1 Mayıs için Türkiye’de işçilerin durumuna ışık tutacak verileri derledik.

Atıl İşgücü Oranı %28,3

Mart 2020’de ilk vakanın Türkiye’de görülmesiyle beraber bir yılı aşkın süredir salgından çıkış için çeşitli kamu politikaları uygulamaya kondu. Bu politikaların maliyetleri de periyodik olarak açıklanan ekonomik göstergelere yansıdı. Salgının seyriyle ilgili belirsizlikler ve kısıtlamalarda uygulanan politikalar Türkiye ekonomisinin istihdam üretme kapasitesine güçlü darbeler indirdi. Pandemi öncesi %12 seviyelerinde olan işsizlik oranı Temmuz 2020’de %14,5’a kadar ulaştı. Fakat pandeminin işgücü verileri için belki de en önemli sonucu pandemi öncesi iş arayanların ve iş piyasasında yeni dahil olanların iş bulmaktan ümidini kesmesi oldu.

TÜİK’in işgücü verilerinde yaptığı revizyonla düzenli açıklanan bir gösterge haline getirilen atıl işgücü oranı buradaki değişimi yakalamak için önemli bir gösterge. İşsizlik oranı hesaplamasındaki işsiz nüfus, son dört hafta içinde aktif şekilde iş arama kanallarından birine başvuran ve işbaşı yapabilecek durumda olan kişileri kapsar. Atıl işgücü oranı hesaplamasına ise işsiz nüfusun yanında potansiyel iş gücü (aktif şekilde iş aramayan ama hemen çalışabilir durumda olan veya aktif şekilde iş arayan ama hemen çalışabilir durumda olmayan kişiler) ve zamana bağlı eksik istihdamdaki kişiler de (haftalık 40 saatten az şekilde istihdamda olan ama daha fazla saat çalışmak için iş arayan ve çalışabilir durumdaki kişiler) dahil edilir.

Pandemi öncesinde %20 seviyelerinde olan atıl işgücü oranı Şubat 2021’de 8 puanlık artışla %28,3 olarak açıklandı.

Türkiye Güvencesiz Çalışan Sayısı Oranında Avrupa Üçüncüsü

Çalışma yaşamında güvencesizlik geçici, düzensiz, kuralsız ve esnek koşullar anlamına geliyor. 1980’den sonra ekonomi politikalarına hâkim olan neoliberal yaklaşım çalışma yaşamında güvencesizlik koşullarını giderek daha yaygın hale getirdi. Türkiye de çalışma yaşamında güvencesizliğin oldukça yaygın olduğu ülkelerin başında geliyor. Kayıtdışılığın oldukça fazla olması dolayısıyla güvencesizliğin boyutunu ölçmek oldukça güç. Eurostat’ın sunduğu veriler Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasındaki yerini göstermesi açısında önemli bir gösterge. Eurostat’ın istihdam kalitesi başlığında ölçtüğü “Precarious employment” 3 aydan kısa süreli sözleşmeli çalışanların miktarı bir gösterge oluşturuyor.

Güvencesiz Çalışma Oranı - Eurostat, 2019
Güvencesiz Çalışma Oranı - Eurostat, 2019

En son 2019 yılında güncellenen bu göstergeye göre Türkiye’de toplam çalışan nüfusun %5,9’u güvencesiz. Türkiye bu oranla Karadağ ve Hırvatistan’ın ardından Avrupa’da üçüncü sırada.

Türkiye 2020’de İşçi Olmak İçin En Kötü 10 Ülke Arasında

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), her yıl dünyada çalışma koşullarını değerlendirdiği “Küresel İşçi Hakları Endeksi”ni yayınlıyor. Endeks, işçi haklarının durumunu değerlendirerek ülkeleri altı farklı kademeye yerleştiriyor. Bu kademeler hukuk devletinin hiç olmadığı koşullardan ara ara işçi hakları ihlalerinin yapıldığı koşulara kadar geniş bir yelpazede oluşturulmuş. Endeksin 2020 raporunda Türkiye 2019’da olduğu gibi Türkiye işçi haklarının garanti altında olmadığı ülkeler arasında sayıldı. Bu değerlendirmeyle Türkiye işçi olmak için Avrupa’nın en kötü üç ülkesinden biri durumunda. Raporda ayrıca Türkiye 2020’de işçi olmak için en kötü 10 ülke arasında gösterildi.

2020 Yılı İşçiler İçin En Ölümcül Yıl Oldu

Covid-19 tehdidini en yakından yaşayanlar salgın döneminde çalışmak zorunda olan işçilerdi. Kısıtlamaların hizmet sektöründe eve teslim yöntemini zorunlu olarak yaygınlaştırması da hızı önemli bir rekabet öğesi haline getirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre 2020’de en az 2427 işçi iş cinayetleri sonucunda hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin %50’ye yakınının ölüm sebebi ise Covid-19 ve trafik kazaları.

16 Milyon İşçi Tam Kapanmadan Muaf

Türkiye 29 Nisan- 17 Mayıs tarihleri arasında “tam” kapanma dönemine girdi. Her ne kadar kapanma tam olsa da muaf tutulan sektörlerde çalışan yaklaşık 16 milyon işçi çalışmaya devam edecek. DİSK Araştırma Merkezi’nin TÜİK verileri üzerinden yaptığı tahminlere göre çalışanların sadece %17’si kapanmada muaf olmayan sektörlerde çalışıyor.

Tam kapanmada gelir kaybına uğrayacak çalışanlara da bir destek programı hükümet tarafından açıklanmadı. IMF’nin pandemi sürecinde devletlerin finansal desteklerini izlediği raporda Türkiye milli gelirine oranla vatandaşlarına en az yardım yapan ülkeler kategorisinde yer aldı. Türkiye sağlık sektörüne doğrudan yapılan devlet desteği, vergi indirimleri, vazgeçilen gelirler, sağlık sektöre dışındaki destekler ve ertelenen gelirler dahilinde kalemlerin eklemlenmesiyle vatandaşlarına 2020 milli gelirinin %2,5’u kadar pandemi desteği vermiş durumda.

Yayın Tarihi:   30 Nisan 2021 Son Güncelleme:   2 Mayıs 2021