Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi    5 Dakika
Konu : Çevre

“Müsilaj Bir Doğal Olay Değil”

Marmara Denizi’ndeki kirlenmenin görünür belirtileri 1980’li yıllarda görülmeye başladı. O yıllarda suda yaşayan bazı fitoplanktonların neden olduğu kırmızı gelgit adı verilen bir alg patlaması Marmara Denizi’nin bazı bölgelerinde kırmızı ve kahverengi renklerin yoğunlaşmasına neden oldu. Özellikle ilkbahar aylarında görülen kırmızı gelgit en fazla 3 gün devam ediyor ve geçiyordu. 2007, 2008 ve 2009 yıllarına gelindiğinde ise fitoplankton türünün aşırı artışı sonucu deniz suyu üzerinde çamurumsu bir kümelenme oluşmaya başladı. Bu küme oluşumlar parçalanarak dibe çöküyor ve deniz suyundaki oksijeni tüketiyordu. Bu oluşumlar deniz suyuna giren ışığın azaltıp fotosentezi engellediği için deniz canlılarının ölmesine sebep oluyor.

“Müsilaj 200 yıldır Adriyatik Denizi’ni etkiliyordu”

Hemen hemen bütün bitkiler ve bazı mikroorganizmalar tarafından üretilen kalın ve yapışkan bir madde olan deniz salyası hızlı bir şekilde çoğalma özelliğine sahip. Bu çoğalma, hem koku hem de görüntü kirliliğine sebep oluyor. Batı Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nin de birçok bölgesini kaplamış durumda.

İtalya Yarımadası ile Balkan Yarımadası arasında kalan uzun bir körfez olan Adriyatik Denizi’nde de müsilaj sıklıkla görülüyor. İtalya’da Eylül 2009 yılında yayınlanan “Climate Change and the Potential Spreading of Marine Mucilage and Microbial Pathogens in the Mediterranean Sea” isimli makalede 200 yıldır Adriyatik Denizi’nde sıklıkla görülen müsilajın zaman içinde Tiren, Ege ve Marmara Denizi’nde görülmeye başlandığı ifade ediliyor. Deniz yüzeyinin ısınmasıyla birlikte 1980-2010 yılları arasında müsilaj salgısının katlanarak arttığı ve 2 ila 3 aya kadar yaşam süresi olduğu belirtiliyor.


Marmara Çevresel İzleme Proje Yürütücüsü Hidrobiyolog Levent Artüz, müsilajın ana nedeninin deniz suyu sıcaklığındaki artış olduğunu ifade etti. Ancak tek etkenin küresel ısınma olmadığını da vurguladı. Artüz, komşu denizlerde sıcaklık ortalamasının 1 derece artarken Marmara Denizi’nde 2,5 derece arttığının altını çizdi. İklim değişikliği ve müsilaj arasında bir ilişki olduğunu vurgulamasına rağmen esas sorunun Marmara Denizi’de derin deniz deşarjlarından dolayı oluşan bulanıklık sebebiyle deniz suyu sıcaklığının anormal bir şekilde artması olduğuna dikkat çekti. Okyanus bilimci Prof. Dr. Ahmet Cemal Saydam da müsilajın doğal bir olay olmadığının ve bu durumun Marmara Denizi’nin başına gelmesinin tesadüf olmadığının altını çiziyor.

Müsilaj deniz yaşamını, balıkçılığı ve turizmi etkiliyor. Denizlerde oluşan müsilaj balıkçı ağlarına zarar veriyor. Bir balıkçının normal şartlarda ağlarını denizden toplaması 2 saat sürerken müsilaj etkisi altında bu süre 8 saate çıkıyor. Her ne kadar denizin üstünde yoğun olarak görülse de müsilajın denizin derinlerindeki etkisi daha fazla. Parçalanarak bölünen müsilajın bir parçası deniz yüzeyine çıkarken bir kısmı dibe çöküyor ve parçalanma sırasında çözünmüş oksijen miktarı azaldığında ekolojik tahribata sebep oluyor. Bu durum denizin dibinde hareket etmeyen kabuklular, süngerler gibi canlılara zarar verdiği gibi toplu ölümlere de sebep oluyor. Dipte yaşayan dil ve kırlangıç gibi balıkları musilajın en çok zarar verdiği canlı türleri. Turizm için de iyi bir görünüm sunmayan müsilaj Prens Adaları, Gökçeada ve Avşa Adasını da kaplamış durumda ve turistlerin bölgeye gitmesine engel oluyor.

“5-6 yıl içinde Marmara Denizi’nin koma halinden çıkması mümkün”

Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorunu için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Marmara Denizi Koruma Eylem Planı 6 Haziran 2021 tarihinde kamuoyu ile paylaşıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından açıklanan eylem planı 22 maddeden oluşuyor.

İklim değişikliğinin etkisiyle dünyada sıcaklıklar artıyor. Buna bağlı olarak deniz sıcaklıkları normalin üzerinde seyrediyor. Müsilaj sorununu çözmek için Marmara Denizi’nin yükünün hafifletilmesine ve hava koşullarının normal düzeye inmesine ihtiyaç var. ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi ve Enstitü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Yücel, eldeki verilere ve modellere göre 5-6 yıl içerisinde Marmara Denizi’nin koma halinden çıkarılabilmesinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Yayın Tarihi:   8 Haziran 2021