Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   9 Dakika
Konu Başlığı: Genel Politika

Seçtiği Başkan Tarafından Yönetilmeyen Nüfus

19 Ağustos 2019 Pazartesi günü, İçişleri Bakanlığı’nın Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevinden uzaklaştırarak yerlerine kayyım atadığını açıklamasının ardından “seçilmişlerin yerine atanmışların yönetimi” tartışması yeniden gündeme geldi. Söz konusu üç büyükşehir belediyesine yapılan atamalar, 31 Mart 2019 seçimleri öncesinde kayyım ile yönetilen belediyeleri akıllara getirdi.

Zaman zaman “Kayyım Belediyeciliği” olarak da isimlendirilen bu uygulama, olağanüstü halin ilan edilmesinden kısa bir süre sonra, 2016 yılının Ağustos ayında 411 sayılı torba yasa kapsamında hayatımıza girmiş, ancak TBMM’de yapılan görüşmelerde belediyelere kayyım atanmasına ilişkin madde torba yasadan çıkarılmıştı. 2016 Eylül’ünde ise çıkartılan bir Kanun Hükmünde Kararname ile belediyelere kayyım atanması resmen hayata geçirildi.

Yerel Yönetimlerin Anayasal Çerçevesi

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 123. maddesinde yer aldığı haliyle “İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.” Buna paralel olarak Anayasa’nın 127. maddesine göre; mahalli idarelerin kuruluş, görev ve yetkilerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olacak şekilde kanunla düzenleneceği belirtiliyor. Bir başka deyişle, anayasaya göre yerel yönetimlerde karar organlarının, seçim usulüne uygun olacak bir şekilde seçmenler tarafından seçilerek oluşturulması gerekiyor.

OHAL KHK’sı ile Hayata Geçirilen Kayyım Uygulaması Sonradan Yasalaştı

01.09.2016 tarihli 674 sayılı KHK ile yapılan düzenlemede, “terör ya da terör örgütlerine yardım ve yataklık suçu sebebiyle hakkında soruşturma açılan ve görevden uzaklaştırılan belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin yerine ilgili makamlarca görevlendirme yapılacağı” belirtiliyordu. Söz konusu kayyım atama usulü, bir OHAL KHK’sı ile yürürlüğe konsa da sonrasında yasalaşarak Belediye Kanunu’nun 45. maddesinde ek fıkra olarak yerini aldı.

Belediye Kanunu’nun 45. maddesine koyulan ek fıkrada; terör suçlarına ilişkin bir suçlama ile görevden uzaklaştırma söz konusu olduğunda, yeni belediye başkanı ya da başkan vekilinin 15 gün içinde belediye meclis üyeleri arasından seçilmesi öngörülüyor. Bunun yanı sıra, belediye meclisinin seçimi yapamadığı durumlar için de ayrıca bir açıklama yapılmakta. Buna göre; boşta kalan belediye başkanlığı makamı için büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanlığı, ilçelerde ise valilik tarafından görevlendirme yapılabileceği belirtiliyor. Bir başka deyişle, uzaklaştırılan belediye başkanının yerini alacak kişi, İçişleri Bakanlığı ve valilik tarafından atanabiliyor. Gündeme gelen kayyım atamaları da bu duruma dayandırılarak yapılıyor.

Söz konusu kayyım ile yönetilen belediyeler için çokça dile getirilen bir diğer detay, bu şekilde belediye başkanı ya da başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemlerinin valilik onayı ile defterdarlığa ya da mal müdürlüğüne gördürülebilir olması. Bir başka ifadeyle, kayyım ile yönetilen belediyelerde bütçe üzerindeki yetki ve kontrol yerel yönetimden merkezi yönetime devredilmiş oluyor. Ayrıca kayyım atanan belediyelerle ilgili vurgulanan bir başka husus, belediye meclislerinin toplanması için başkanın çağrısının gerekmesi. Atanan kayyım, belediye meclisi üyelerine çağrıda bulunmadıkça belediye meclisi toplanamıyor.

2016’dan Günümüze Kayyım ile Yönetilen Belediyeler

2016 yılından bugüne kadar kayyım atanan belediyelere baktığımızda, Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) birinci sırada geldiğini görmekteyiz. Buna göre, 3’ü büyükşehir ve 7’si il belediyesi olmak üzere DBP’nin yönetiminde bulunan toplam 95 belediyeye kayyım atandı.

Tabloda da görebileceğimiz üzere, 31 Mart 2019 seçimleri öncesinde kayyım ile yönetilen belediyelere en çok Diyarbakır, Van ve Mardin illerinde rastlıyoruz.

Öte yandan, 31 Mart 2019 seçimlerinde DBP’nin kayyım atanan 95 belediyesinin 50’sini HDP’nin, 37’sini AK Parti’nin ve 5’ini Saadet Partisi’nin kazandığını görmekteyiz. Bununla birlikte; CHP Muş’ta, TKP Tunceli’de ve BBP ise Ağrı’da olmak üzere bu 95 belediye içinden birer belediye kazandı.

Kayyım atanan büyükşehir ve il belediyelerinde son iki yerel seçimde gerçekleşen oy oranlarına baktığımızda ise en büyük değişimin Şırnak’ta yaşandığını görmekteyiz. Bununla birlikte, son yerel seçimde söz konusu 9 belediyenin 6’sında AK Parti oy oranını arttırdı ancak yalnızca 3’ünü kazanabildi. HDP ise 2014’te DBP’nin kazandığı 7 ilden Şırnak ve Bitlis’i kaybederken 5’ini kazandı. Ayrıca 2014 yılında Ahmet Türk’ün bağımsız aday olarak kazandığı Mardin Büyükşehir Belediyesi’ni yine Ahmet Türk bu kez HDP’nin adayı olarak kazandı.

Kayyım ile yönetilen Tunceli Belediyesi’ni ise son seçimlerde TKP’nin adayı Maçoğlu %32,8 ile kazandı. 2014 seçimlerinde Tunceli Belediyesi’ni DBP %42,5’lik bir oy oranı ile kazanmıştı.

Kayyım atanan diğer belediyeler ise FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan belediye başkanlarının yerine yapılan görevlendirmelerdi. Bu şekilde kayyım atanan 5 ilçe belediyesinin 3’ü AK Parti’ninken 1’i MHP’nindi. AK Parti’nin kayyım atanan belediyeleri Erzurum, Giresun ve Konya’da; MHP’ninki ise Adana’da bulunuyordu.

Genel olarak baktığımızda, 31 Mart 2019 yerel seçimine kadar görevde bulunan atanmış kayyım belediye başkanlarının yaklaşık 9 milyon 550 bin kişilik bir nüfusu yönettiğini söyleyebiliriz.

İstifa Eden Belediye Başkanları

Seçtiği belediye başkanı tarafından yönetilmeyen nüfus bilgisine ulaşmak için ise, 31 Mart 2019 yerel seçimi öncesindeki dönemde görevinden istifa eden belediye başkanlarına dair bilgileri de derledik.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın 2017’nin Mayıs ayında yaptığı “metal yorgunluğu” nitelemesinin ve AK Parti içinde teşkilat yenilenmesine gidileceğine dair sözlerinin ardından bazı AK Partili Belediye Başkanlarının istifaları gündeme gelmişti. 5’i büyükşehir olmak üzere toplam 8 belediye başkanı bu süreçte istifa etmişti.

Bunun yanı sıra, sağlık durumu, yönetimsel şikayetler ve benzeri diğer nedenlerle istifa eden belediye başkanları da mevcut.

Sonuç olarak 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde yaklaşık 41 milyon 459 bin kişi seçtiği belediye başkanı tarafından yönetilmiyordu. Bir başka deyişle, Türkiye nüfusunun yaklaşık %51’i seçtiği belediye başkanı tarafından yönetilmiyordu.

31 Mart Seçimi Sonrasında Seçtiği Belediye Başkanı Tarafından Yönetilmeyen Nüfus

19 Ağustos 2019’ta Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine yapılan kayyım atamasının ardından son yerel seçim sonrasında atanan kayyımlar ile yönetilen nüfus yaklaşık 3 milyon 685 bin kişiye ulaştı. Kayyım atanan bu üç büyükşehir belediyesinden Diyarbakır’da %62,9, Van’da %53,8, Mardin’de ise %56,2 ile son yerel seçimde HDP kazanmıştı.

Bunun yanı sıra, 31 Mart 2019 seçimlerinde bulunduğu bölgede en çok oyu aldığı halde KHK’lı olduğu gerekçesiyle mazbatasını alamayan belediye başkan adayları da gündemde epey yer tutmuştu. Bahsi geçen adayların Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ihraç edilmeleri sebep gösterilerek 5’i ilçe, 1’i belde olmak üzere toplam 6 belediye başkanlığı seçiminde en çok oyu alan 2. adaya mazbata verilmişti. Her ne kadar kayyım atama usulü ile olmasa da bu belediyelerce yönetilen nüfusun da seçtiği belediye başkanı tarafından yönetilmediği söylenebilir.

*Adana Kozan Belediye Başkanlığı seçimini birinci bitiren MHP’li Nihat Atlı’nın belediye başkanı seçilme yeterliliğine sahip olmadığı gerekçesiyle mazbata Kazım Özgan'a verildi. Ankara Pursaklar Belediye Başkanı Ayhan Yılmaz ise kendi isteği ile istifa etti. Yılmaz’ın ardından belediye meclis üyesi Ertuğrul Çetin seçim ile göreve geldi.

Söz konusu 6 belediyede en çok oyu alarak kazananlar HDP adayları iken, mazbatanın verilen en çok oy alan ikinci adaylar AK Parti’dendi.

Bunun yanı sıra, Adana Kozan Belediye Başkanlığı seçimini birinci bitiren MHP’li Nihat Atlı’nın hapis cezası aldığı ve dosyanın Yargıtay’da beklediği ortaya çıktı. Bu nedenle Atlı’nın başkanlığı "belediye başkanı seçilme yeterliliği”ne sahip olmadığı gerekçesiyle düşürüldü. Bunun sonucunda mazbata en çok oyu alan 2. aday olan Saadet Partisi'nin adayı Kazım Özgan'a verildi. Bir başka deyişle, nüfusu 130.495 olan Kozan ilçesinde de en çok oyu alan aday yönetmiyor.

Ayrıca 31 Mart 2019 seçimlerinden sonra Ankara Pursaklar Belediye Başkanı Ayhan Yılmaz kendi isteği ile istifa etti. Yılmaz’ın ardından belediye meclis üyesi Ertuğrul Çetin seçim ile göreve geldi. Çetin’in yönettiği nüfus 143.055 kişiden oluşuyor.

Sonuç olarak 31 Mart 2019 yerel seçimleri sonrasında Türkiye’de yaklaşık 4 milyon 723 bin kişilik bir nüfus, seçtiği belediye başkanı tarafından yönetilmiyor.

MUTLAKA İZLEYİN:

Tek Parti ve Koalisyon Dönemlerinde Ekonomik Büyüme