Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   7 Dakika
Konu Başlığı: Çevre

Türkiye'nin Havadan Yangın Söndürme Filosu

18 Ağustos Pazar günü İzmir’in Karabağlar ilçesinde başlayan ve rüzgarla hızla büyüyerek Seferihisar ve Menderes ilçelerine sıçrayan orman yangını, itfaiyenin 53 saat süren çalışması ve havadan yangın söndürme araçlarının geç devreye sokulmasıyla kamuoyunun tepkisini çekti. Buna ek olarak Muğla’nın Milas ve Bodrum ilçelerinde de eş zamanlı çıkan orman yangınları üzerine, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli sürdürülen yangınla mücadele hakkında açıklamalarda bulundu. Konuşmasıyla gündem oluşturan Pakdemirli’ye muhalefet partilerinden ve kamuoyundan, kullanılan ekipmanlar hakkında sorular yöneltildi.

Türkiye’de Yanan Ormanlık Alanlar

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından 2017 tarihinde hazırlanmış olan “Orman Yangınları: Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika” raporuna bakıldığında, Türkiye’nin benzer iklimsel özellikleri paylaştığı diğer Akdeniz ülkeleri arasında, 10 sene zarfı içinde, yangın sebepli ormanlık, bozkır ve tarımsal alan* kaybını en az yaşayan ülke olduğunu söyleyebiliriz. Ek olarak Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de yangın sebebiyle kaybedilen ormanlık alan 2018’de 6 bin hektar civarında gerçekleşmiş. Tablodan da gördüğümüz gibi ilk sırada büyük bir farkla Portekiz yer almakta. Hemen ardından gelen İspanya ile beraber Akdeniz ülkelerinde 10 sene boyunca yanmış olan toplam orman hektarının %61’ini oluşturuyorlar. Türkiye’nin komşusu Yunanistan ise bu süre zarfında toplamda neredeyse Türkiye’nin 5 katı kadar orman alanını yangınlarda kaybetmiş.

Bakan Pakdemirli, 19 Ağustos 2019 tarihinde yaptığı basın açıklamasında İzmir yangınında kaybedilen orman alanının yaklaşık 500 hektar olduğunu söyledi. Bu açıklamaya göre kaybedilen alan, 2018’de tüm Türkiye’de yanan ormanlık alanın %8,3’ünü oluşturuyor. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 22 Ağustos 2019 tarihinde Ulaşım ve Toplu Taşıma konulu toplantıda, 3 gün içinde yanmış olan ormanlık alanının 5 bin hektarın üzerinde olduğunu söyledi. Soyer’in iddiasındaki gibi, İzmir yangınında 5 bin hektar orman kaybı yaşandıysa bu, 2018’de tüm Türkiye’de yanmış toplam orman alanının %83’üne denk geliyor. İzmir ve Muğla yangınlarında kaybedilen ormanlık alan hakkında kesin bir bilgi henüz iki yerde de saha çalışmaları tamamlanmadığı için kamuyla paylaşılmadı.

Türk Hava Kurumu’nun Havadan Yangın Söndürme Filosu 31 Araçtan Oluşuyor

Avrupa Birliği Komisyonu’nun raporundan yola çıkarak, orman yangınlarının fazla yaşandığı bu 6 ülkenin yangınla mücadele için kullandıkları hava araçlarını da araştırdık. Maalesef Portekiz’in havadan yangın söndürme filosu hakkında kamuya açık bir bilgi bulamadık. Öte yandan, geriye kalan 5 ülke arasında Türkiye; 1925’ten beri kamu yararı için çalışmakta olan sivil havacılık derneği, Türk Hava Kurumu’na ait filo ile en büyük havadan yangın söndürme filolarından birine sahip. Ancak Türkiye'de orduyu hesaba katmazsak, devlete ait bir araç bulunmuyor. Diğer ülkelerdeki araçlar ise devletin bağlı birimlerin elinde bulunuyor. 

Filo büyüklüğü konusunda Türkiye’yi, Avrupa Birliği’ndeki birçok ülkeye orman yangını durumunda havadan müdahale ile destek veren Fransa izliyor.

Havadan Yangın Söndürme İhaleleri 2014’ten Beri Özel Sektöre Veriliyor

Kanunen, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görev alanına giren orman yangınlarıyla mücadele dahilindeki havadan yangın söndürme çalışmaları, 2014 senesinden beri yapılan kamusal ihalelerle özel şirketlere devredildi. Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden kamusal bütün ihalelere ulaşılabiliyor. Buradaki verilerden yola çıktığımızda, 2014 senesine kadar havadan yangın söndürme araçları ihalesini Türk Hava Kurumu’nun üstlendiğini görüyoruz. Mart 2014’te Tarım ve Orman Bakanlığı ilk kez bu ihaleyi 8,5 milyon TL karşılığında özel bir şirket olan Bordo Mimarlık İnşaat Şirketine verdi. Anlaşmaya göre 3 senenin yangın sezonu olarak adlandırılan mayıs-ekim ayları arasında yangın çıkması durumunda, helikopterler saat başına ücret karşılığında tedarik edildi.

2017 yılında ise 12 adet amfibik helikopter kiralanması işi, 339 milyon TL karşılığında yine özel bir şirket olan Kaan Havacılık Sanayi’ye 2023 yılına kadar yangın sezonunda saatlik çalışması için verildi. 2019 Mart ayında ise yangınla mücadele için 5 adet amfibik uçak kiralanması ihalesi, ihaleye teklif verenin istekli çıkmaması sebebiyle iptal edilmiş. Bunun üzerine haziranda tekrardan yapılan bir ihale ile havadan yangın söndürme işi Bordo Mimarlık İnşaat Şirketine ait olan EAB Havacılık’a devredildi. EAB Havacılık’ın internet sitesinden de görüldüğü gibi yangın durumunda Orman Bakanlığına saatlik ücret karşılığında kiralanacak olan CL-215 tipi amfibik uçaklar, THK’nın da filosunda bulunan uçaklarla aynı model.

Muğla ve İzmir Yangınlarına Havadan Müdahaleyi Kim Yürüttü?

Muğla ve İzmir yangınları sırasında sosyal medya üzerinden paylaşılan helikopter fotoğrafları kamuoyunun dikkati çekti. Bunun üzerine Bakan Pakdemirli, kendisine yöneltilen “neden yıllardır THK’nın üstelendiği görevi özel bir şirketin helikopterleri üstleniyor?” sorusuna THK’nın hiçbir uçağının çalışmadığı gerekçesini verdi. Aynı zamanda Orman Bakanlığı da yayınladığı basın duyurusunda THK’nın 2014’ten beri ihalelere yüksek teklif verdiğini, bu nedenle ihale şartnamesi gereğince en düşük teklifi veren firmaların ihaleleri kazandığını belirtti.

Öte yandan, Muğla ve İzmir yangınlarında Kaan Havacılık bünyesinde kullanılmış olan Kamov tipli helikopterlerin, su taşıma güçleri 4.892 lt. iken, THK ve EAB Havacılık bünyesinde bulunan CL-215 ipli uçakların su taşıma kapasitesi tam 5.455 lt. Buna karşın Bakan Pakdemirli açıklamasında uçak yerine helikopter kullanılmasının nedenini helikopterlerin yangın sırasında yüksek manevra kabiliyetine sahip olması olarak belirtti. Amfibik uçak ve helikopterlerin yangın sırasında verimlilikleri hakkında birçok çalışma yürütülse de Avusturalya Sanayi ve Bilim Organizasyonu üyesi M. Plucinski’nin araştırmalarına göre en önemli faktör araçların tepki süresi. Erken varan bir havadan yangın söndürme aracı küçük çapta çıkmış olan bir orman yangının büyük ölçeklere yayılmasını önleyebiliyor. Öte yandan yangın büyük alanlara yayılmışsa havadan yangın söndürme araçlarının verimlilikleri henüz bilimsel açıdan karşılaştırılamıyor.

Bununla beraber gündeme gelen bir diğer konu da yine kamusal kişiliğe sahip Türk Hava Kuvvetlerinin bünyesinde barındırdığı 8 adet C-130 Hercules adlı taşıma uçakları oldu. Bu uçaklar belli ekipmanlarla acil durumlarda yangın söndürmek için kullanılabiliyorlar.

Sonuç olarak Türkiye’de Türk Hava Kuvvetleri’nde ve THK’nin envanterinde yer alan 28 adet amfibik uçak ve 11 adet amfibik helikopter, herhangi bir orman yangını durumunda kalkışa hazır bulundurulmalı.

MUTLAKA İZLEYİN:

Türkiye'ye Gelen Turist Sayısı Ne Oranda Azaldı?