Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
GÜNDEMDE
Okuma Süresi    9 Dakika
Konu : Sağlık

Gündemde Yeni Varyantlar: Mu ve C.1.2.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 6 Eylül 2021 tarihinde yaptığı basın söyleşisinde, Mu varyantının DSÖ tarafından “ilgi duyulan” kategorisine alınması ve yeni varyant ile ilgili endişe verici söylentilerin yayılması üzerine, Mu varyantı ile ilgili ek tedbirler alınıp alınmayacağına dair soruları da yanıtladı.

Türkiye’de yaşanan vakaların %90’ından fazlasının Delta veya Delta Plus vakalar olduğunu bildiren Koca: "Şu an ilave bir tedbir getirmeyi düşünmüyoruz. Çünkü şu ana kadar 2 vaka dışında 'Mu' varyantı tespit ettiğimiz kişi olmadı." ifadelerini kullanarak Türkiye’de de Mu varyantının tespit edildiğini açıklamış oldu.

Dünya Sağlık Örgütü, Covid-19 salgınının başından itibaren salgının seyri ile ilgili haftalık bültenler yayımlıyor. Düzenli olarak yayımlanan raporlar; ülke ve bölgelerin vaka sayıları, ölümler ve hastalığın yayılma hızına dair verileri mercek altına alarak, salgın ile mücadelede özet bir yol gösterici, verileri toparlayan güvenilir bir kaynak rolünü üstleniyor. Raporlar, zaman zaman yeni varyantlara dair bilgilere de yer veriyor.

Yayımlanan son bültenlerden olan 31 Ağustos 2021 tarihli haftalık raporun içeriği, Mu olarak isimlendirilen B.1.621 varyantının Variants of Interest kategorisine girmesi ile birlikte, dünya ve Türk basınında kaygı verici ifadeler ile paylaşılarak sansasyon yaratıyor.


Mu varyantının yanında, raporda bahsedilmeyen C.1.2 adlı bir varyant daha koronavirüs gündeminin son günlerde en sık konuşulan başlıklarından biri haline gelmiş durumda.



Kategoriler; “İlgi Uyandırıcı”lar veya “Kaygı Duyulan”lar.

Ulusal otoriteler, enstitüler ve araştırmacılar ile işbirliği halinde çalışan Dünya Sağlık Örgütü; Ocak 2020’den beri Covid-19 hastalığına sebep olan Sars-Cov-2 virüsünde yaşanan mutasyon ve varyantları GISAID, Pango ve Nexstrain gibi platformlar ile birlikte takip ediyor. Virüsün genetik dizilimine dair yol gösterici bir  üzerinden oluşan verilerin takibi sırasında virüs yapısında dikkat çekici amino asit değişimleri görüldüğünde bu değişimler yakın takibe alınıyor. Tespit edilen değişimler risk faktörleri ve yaygınlıkları dikkate alınarak belli bir kategorileştirmeye tabi oluyorlar.

Salgın süreci boyunca yapılan değerlendirmeler ve özellikle 2020 sonlarında etkili yeni varyantların ortaya çıkışıyla birlikte, varyantların daha belirgin olarak kategorize edilmelerinin yolu açılmış oldu. Öncelikle “ilgi odağı” olarak belirlenen varyantlarda etkili değişimler yaşandığında, toplum sağlığına etki gücü yüksek varyantlar “kaygı duyulan” kategorisine geçebiliyor veya yeni gelişmeler ile liste dışı kalabiliyor.

Virüs varyantları; aktarım yolları, sebep oldukları hastalıkların karakteristik özellikleri, uygulanan tedavilerin etkinlikleri ve bağışıklıktan kaçabilme potansiyellerine göre değerlendiriliyor ve kategorileştiriliyor. Varyant takibinde bu yöntemin uygulanmasının temel sebepleri ise; toplum sağlığının korunabilmesi adına virüse karşı uygun tanının konulabilmesi, tedavi ve önlemlerin uygulanabilmesi sürecini sürdürülebilir kılmak. Sars-Cov-2’nin bu belirleyicilere göre küresel sağlık için tehdit unsuru olduğu tespit edilen varyantları, belirlenen iki kategoriye özellikleri dikkate alınarak dâhil oluyor.

Variants of Interest (VOI): İlgi Odağı Varyantlar

  • Virüs genetiğinde bulaşıcılık, hastalık şiddeti, tanı, tedavi ve bağışıklıktan kaçma özelliklerinde zararlı değişimlere sebep olduğu bilinen ya da tahmin edilen mutasyonlar olduğunda veya
  • Varyantın toplumsal bulaşıcılığın önemli bir bölümünü işgal ettiği bir veya birden fazla ülkede fark edilmiş, prevalans (yaygınlık) oranı veya hızında önemli bir değişim gözlemlenmiş ise bu varyantlar, ilgi odağı varyant olarak belirleniyor.

Covid-19 salgınında ilgi odağı kategorisinde bulunan güncel varyantlar:

Variants of Concern (VOC): Kaygı Duyulan Varyantlar

Variants of Interest olarak belirlenen bir varyant, gerekli ve detaylı değerlendirmelerden geçtikten sonra aşağıdaki belirleyicilerden bir ya da birden fazlasını karşılıyorsa kaygı duyulan varyantlar arasına katılıyor:

  • Virüs bulaşıcılığının artması,
  • Hastalık seyrinin daha zarar verici hale gelmesi,
  • Patojenin hastalığa sebep olma yeteneğinde yaşanan artış (virülans oranı)
  • Hastalık semptomlarında değişimler yaşanması,
  • Mevcut önlem ve tedavi yöntemlerinin etkinliklerinde azalma görülmesi.

Covid-19 salgınında kaygı duyulan kategorisinde bulunan güncel varyantlar:

B.1.621 (Mu) ve C.1.2 Varyantları Hangi Kategorilerde?

C.1.2, sosyal medyada konuşulan ve haber platformlarında yer alan varyantlar arasında önemli bir yer kazandı. Medyada yaşanan bu ilgiye rağmen C.1.2; ilgi uyandıran ya da kaygı duyulan varyantlar kategorilerinden hiçbirine dâhil değil.

C.1.2 varyantı, ilk defa mayıs ayında Güney Afrika’da tespit edilmiş ve yaşanan ilk dalgada baskın olan C.1 varyantından evrilmiş bir varyant.

Mayıs ve Temmuz 2021 arasında gerçekleştirdiği hızlı yayılım ile etkisini artıran C.1.2, varyant üzerinde çalışan bilim insanlarına göre, diğer varyantların evrimsel sürecinde virüslere avantaj sağlayan mutasyonlara sahip ve “Beta ve Delta varyantlarının Güney Afrika’da yükselme sürecine benzer bir artış gösteriyor.”

C.1.2; uğradığı bazı genetik değişimlerin kaygı duyulan ya da ilgi uyandıran kategorisine girmiş varyantlar ile benzerliği ve hızlı bir yayılım sağlamış olmasıyla Sars-Cov-2’nin dikkate değer varyantlarından bir tanesi durumunda. Fakat, Delta gibi baskın varyantların etki düzeyine ulaşmak C.1.2 için henüz mümkün görünmüyor. C.1.2’nin nasıl bir gelişim göstereceği önümüzdeki sürece bağlı fakat, kamuoyunda bu denli endişe verici yankılar uyandırması için geçerli bir sebep hâlen bulunmuyor. Bu varyant, en etkin varyantların dahil edildiği ve düzenli olarak güncellenen ilgi odağı/kaygı duyulan varyantlar listesinde değil.

İlk olarak Ocak 2021’de Kolombiya’da rastlanan Mu Varyantı ise, Dünya Sağlık Örgütü’nün 31 Ağustos tarihli haftalık raporu ile ilgi odağı varyantlar kategorisine dahil oldu. Mu varyantına bugüne kadar; Amerika, Güney Kore, Japonya ve Avrupa’nın bazı bölgeleri de dâhil olmak üzere 40 ülkede rastlandı. Mu Varyantına Türkiye'de de rastlandığı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından duyuruldu. Sağlık Bakanı, 9 Eylül akşamı 100 milyon doz aşı duyurusunu yaptığı basın açıklamasında Mu Varyantına dair; "Vatandaşımız, özellikle varyantlar konusunda daha tedirgin olmamalı. Çünkü varyantlarla ilgili koruyucu tedbirlerin bir farklılığı yok. Yani varyantlara karşı da bizim aşı olmamız gerekiyor. Yine toplumsal bağışıklık oluşana kadar maskemizi ihmal etmememiz gerekiyor. Mesafe noktasında da hassasiyetimizi korumamız gerekiyor. Dolayısıyla vatandaşımız açısından bu tedbirlerde bir farklılık yok. Ama, bilimsel açıdan ve bakanlık açısından varyantların önemi var. Bakanlık olarak, özellikle varyantların varlığı ve nasıl tedbir alınması gerektiği bizim açımızdan daha önemli. Şu an, toplumda %90'ın üzerinde Delta Varyantı var. Mu Varyantı için ise iki vaka var. İki vaka da İstanbul'da. İki vaka da ayaktan takip edilen, ciddi bir sorunu olmayan, yakından takip edilen vaka. Mu Varyantı'nın daha ağır seyrettiği şeklinde genel bir kanaat olduğunu biliyoruz ama bizim iki vakamızda şu an böyle bir durum söz konusu değil." ifadelerini kullandı.

Mu ve diğer varyantlar için önemli bir kriter olarak, mevcut durumda baskın olan varyantları bulaşıcılık ve hastalık şiddeti konularında geçip geçemeyecekleri gösteriliyor. Mu, ilk olarak Alpha varyantında tespit edilen ve muhtemelen bulaşıcılığın artmasına sebep olan P681H mutasyonuna sahip. Bunun yanında virüslerin antikorları aşabilme yetenekleri ile ilişkilendirilen E484K ve K417N mutasyonlarını da barındırıyor. Söz konusu mutasyonlar Beta varyantında da mevcut. Bu anlamda Mu varyantının da Beta gibi davranıp aşıların etkinliğinde bir azaltma yaşatacağından endişe ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün takip ettiği dört ilgi odağı varyant daha bulunuyor. Bunlardan hiçbiri, kaygı duyulan varyantlar kategorisine geçmiş değil. Mu varyantının geleceği de böyle olabilir.

Virüsler, bir insanı enfekte ettikleri sürece kendilerini tekrar edip mutasyona uğrayarak yeni varyantlar oluşturma ihtimaline ulaşmış oluyor. Küresel salgın sürecinde bulaşıcılığın azaltılması adına yapılan çalışmaların en önemli nedenlerinden bir tanesi de bu. Aşıların ulaşılabilirliği de bu anlamda önem taşıyor. Benzer bir şekilde bir virüsün, birçok mutasyona uğraması bu mutasyonların kesin olarak işe yarayacağı ve diğer varyantların yerine geçebileceği anlamına da gelmiyor. Bu anlamda tartışılan iki varyantın geleceklerinin önümüzdeki sürece, aşıların gücüne, alınan önlemlere ve yapılacak araştırmaların sonuçlarına bağlı olduğu söylenebilir.

C.1.2, Dünya Sağlık Örgütü’nün “ilgi odağı” ya da “kaygı duyulan” varyant kategorilerinden herhangi birine dâhil değil. Mu varyantı ise, yayımlanan son haftalık bültene göre artık “ilgi odağı” varyant haline gelmiş durumda. “İlgi odağı varyantlar" (Variants of Interest) yakından takip ediliyor ve salgının kontrol altına alınması sürecinde taşıdıkları tehdit unsurları riskli boyutlara ulaşırsa “kaygı duyulan” varyant kategorisine geçebiliyor. Mu varyantının, bu anlamda yakından takibine başlandığını söyleyebiliriz. Fakat C.1.2, dünya genelinde etkili olan Delta varyantı gibi endişe verici özelliklere ulaşabilmiş değil.

Yayın Tarihi:   7 Eylül 2021 Son Güncelleme:   10 Eylül 2021