Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi    7 Dakika

Meydanda Bir Ayna: İstanbul Kent Belleğinde Atatürk Kültür Merkezi’nin Hikayesi

İstanbul kent yaşamı ve belleği için en simgesel noktalardan biri, Taksim Meydanı. Bu meydanın İstanbul belleğinde yer eden en büyük tamamlayıcılarından bir tanesi ise Atatürk Kültür Merkezi. Tarihi boyunca birkaç defa isim değişikliğine giden Atatürk Kültür Merkezi fikri, halkın kullanımı için geniş bir yeşil alan olarak tasarlanan Gezi Parkı ve Meydan planının yanında bir opera binası olmak üzere 1936 nazım imar planlarında mimar Henri Prost tarafından öne sürüldü. İsmet İnönü tarafından onaylanan planda opera binası olarak bahsedilen Atatürk Kültür Merkezi’nin temelleri, İstanbul Valisi Lütfi Kırdar zamanında, 1946’da atılabildi. Uzun süren bir inşa döneminden sonra 1969’da açılışı yapılan, o zamanki ismi ile İstanbul Kültür Sarayı, 1970’te bir tiyatro gösterimi sırasında çıkan büyük bir yangın sebebiyle kullanılamaz hale geldi. 1978’e kadar tadilat halinde kalan ve bu tarihte tekrar açılan kültür merkezi, 2000’li yıllara kadar hizmet vermeye devam etti. 2005’te Kültür Bakanı Atilla Koç, yapının “ekonomik ömrünü tamamladığı”nı öne sürerek yıkılmasını ilk defa gündeme getirdi. Tartışmalar esnasında yapının sağlam olmadığı öne sürülerek 2008’de kapatıldı. Yenileme kararının ardından, tüm itirazlara ve kültür varlığı ilan edilmesine rağmen, 2018’de tamamen yıkıldı.

İlk inşaatı 23 yıl süren ve 52 yıllık tarihi boyunca 21 yıl kapalı kalan AKM, yıkımın ardından orijinal yapının mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu mimar Murat Tabanlıoğlu tarafından tekrar tasarlandı.Atatürk Kültür Merkezi, 13 yılın ardından tarihinde üçüncü defa, Cumhuriyet’in henüz birkaç yaşında olduğu zamanlarda planlandığı işleviyle, bir kültür merkezi olarak açılıyor.

Meydanda Bir Kültür Merkezi

1940’a kadar bugün Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’nın olduğu bölgede Topçu Kışlası ve mezarlıklar bulunuyordu. 1930’larda İstanbul’un kent tasarımı için bir yenileşme çabası başladı ve bu bölgede Gezi Parkı ve Meydan’dan oluşacak, halkın kullanabileceği bir alan tasarlandı. Henri Prost tarafından Taksim Meydanı için tasarlanan planlama içerisinde nihayetinde Atatürk Kültür Merkezi’nin bulunacağı arsa için ilk etapta bir opera binası düşünülmüş, bu bina için Mimar Auguste Perret ve Paul Bonatz’dan öneriler alınmış fakat Perret, projeyi gerçekleştirememişti.

Opera binasının temelleri mimar Rüknettin Güney ve Feridun Kip’in ortak tasarımını hayata geçirmek üzere, İstanbul Belediyesi tarafından 1946’da atıldı. Merkezin inşaatının 23 yıl sürmesinin nedenleri arasında maddi imkansızlıklar ve bürokrasinin yavaşlığı gösteriliyor. Temelleri atıldıktan 10 yıl sonra, bu sebepler ile belediyeden Bayındırlık Bakanlığı’na devredilen proje, bu sırada yalnızca opera binası olmak yerine daha kapsamlı bir kültür merkezi olacak şekilde Mimar Hayati Tabanlıoğlu tarafından yeniden tasarlandı.

O dönemde İstanbul Kültür Sarayı olarak isimlendirilen kültür merkezi, böylece 1969 yılında gerçekleşen açılış töreni ile Taksim’deki yerini aldı.

Saray mı, Merkez mi?

Taksim Meydanı için bir opera binası düşüncesi olarak ortaya çıkışından inşaatı tamamlanana kadar büyük oranda maliyeti ile tartışma konusu olan yapı, açılışı ile İstanbul Kültür Sarayı adını aldığında bu defa ismi üzerinden tartışılmaya başlandı.

2 Mayıs 1969 tarihinde Muhsin Ertuğrul Cumhuriyet’teki köşesinde şöyle yazmıştı:

    Neden Saray? Hangi çağda yaşıyoruz? Padişah sarayı, sultan sarayı, vezir sarayı, tekfur sarayı tarih sayfalarına geçmişken, niye yeniden Saray?… Böyle yerlerin adı, yamalı pantolonumu ve yarı boş midemi ürkütmemeli. Biraz daha kendimize uygun, alçakgönüllü bir ad aramalıydık!..


Tartışmalar ve etkinlikler arasında, açılışın üzerinden oldukça kısa bir süre geçtikten sonra 27 Kasım 1970’te Arthur Miller’ın Cadı Kazanı adlı oyunu esnasında İstanbul Kültür Sarayı’nda binayı kullanılamaz hale getiren bir yangın çıktı. Yangında can kaybı yaşanmasa da IV. Murat oyunu için Topkapı Sarayı’ndan getirilen IV. Murat’ın kaftanı, değerli bir Kur’an ve IV. Murat’ı gösteren bir tablo, bina ile birlikte yandı.

Onarılıp tekrar açılabilmesi 1978 yılını bulan kültür merkezi, tekrar Hayati Tabanlıoğlu tarafından tasarlandı. Bu kez, Atatürk Kültür Merkezi olarak isimlendirildi.

Yıkılsın mı, Yenilensin mi, Yeniden mi Yapılsın?

AKM, bu tarihten 2008’e kadar Taksim Meydanı’nda bir kültür merkezi olarak hizmet vermeye devam etti. AKM’nin yıkılmasına dair tartışmaları başlatan 2005 yılında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç oldu. 11 Ağustos 2005 tarihinde Milliyet Gazetesi’nde yer alan bir haberde Koç’un, ekonomik ömrünü tamamladığı gerekçesiyle AKM’nin yıkılması gerektiğini dile getirdiği ifadeleri yer aldı. Aynı yıl, AKM’nin mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu Murat Tabanlıoğlu, yıkımın söz konusu olmadığını söyleyerek, günün koşullarına uyum sağlaması için çalışmalar yapıldığına dair açıklamada bulundu. 2005’te başlayan yıkım tartışmaları 2007’de Taksim Meydanı’nda trafiği yer altına almayı ve Gezi Parkı’na yeniden Topçu Kışlası yapılmasını hedefleyen “Taksim Yayalaştırma Projesi” ortaya çıktığında yeniden gündeme geldi.

Süreçte konuyla ilgili tekrar konuşan Koç, “AKM’nin yenileme maliyeti 110 milyon dolar’ı aşıyor, yenilemeye bu kadar para harcamaktansa yeni bina yapmak daha mantıklı” ifadelerini kullandı. Takvimler 31 Mayıs 2008’i gösterdiğinde ise AKM’nin perdeleri, binayı güçlendirme ve tadilat nedeniyle “Operation: Orfeo" oyunuyla birlikte kapandı. AKM’nin 1 Haziran 2008 - 1 Ekim 2009 tarihleri arasında kapalı kalacağı açıklanırken, yenileme projesi Murat Tabanlıoğlu’na verildi. Tabanlıoğlu’nun projesi, 2009 yılında yargı tarafından reddedildi. Yargının gerekçesinde binanın özgün nitelikleri ve değerlerinin kaybına neden olacağı yer aldı.

Yeniden Atatürk Kültür Merkezi

AKM yıkılacak mı yeniden mi yapılacak tartışmaları sürerken, Gezi Parkı’na yeniden Topçu Kışlası yapılmasına dair kararın da yer aldığı Taksim Yayalaştırma Projesi’ne karşı tepkiler büyüdü ve 28 Mayıs tarihinde Gezi Parkı Olayları başladı. 8 Haziran 2013’te, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, AKM’nin yıkılarak yerine barok tarzında bir opera ve kültür merkezi inşa edileceğini açıkladı. AKM, olaylar sırasında simgesel bir yapı halini aldı. Gezi Parkı katılımcılarının astıkları pankartlarla Merkez, neredeyse bir pankart sergisi haline dönüştü. AKM’nin Gezi Parkı Olayları dönemindeki böyle bir fotoğrafı, 2014 yılının Haziran ayında 14. Uluslararası Venedik Bienali’nde Hafıza Mekânları sergisinde yer aldı. Serginin küratörlüğünü ise mimar Murat Tabanlıoğlu yapıyordu.

6 Kasım 2017’de Haliç Kongre Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni AKM projesi tanıtılarak projenin 2019’un ilk çeyreğinde biteceği ifade edildi. 13 Şubat 2018 tarihinde AKM’de ilk kazma vuruldu ve aynı yılın 30 Mayıs tarihinde yıkım sona erdi. Yeni AKM’nin temeli 10 Şubat 2019’da atıldı. Atatürk Kültür Merkezi; eski işlevi, eski ismi ve yeni binasıyla 29 Ekim’de, Cumhuriyetin 98. yıl kutlamalarında tekrar açılıyor.

Yayın Tarihi:   29 Ekim 2021