Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   7 Dakika
Konu Başlığı: Sosyal Politikalar

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü

4 Ekim, tüm dünyada Hayvanlar Günü olarak biliniyor. Dünya Hayvanlar Günü’nün ortaya çıkış hikayesini World Animal Day web sitesinin Almanya ve Amerika’daki birçok kaynağı tarayarak ulaştığı bilgiler ışığında öğreniyoruz. Araştırmaya göre, söz konusu özel günün ortaya çıkışı 1925’e kadar dayanıyor. Almanyalı yazar ve yayımcı Henrich Zimmermann’ın öncülüğünde ilk kez 24 Mart 1925’te organize edilen Dünya Hayvanlar Günü, 1929’dan beri her 4 Ekim’de kutlanıyor. Dünya Hayvanlar Günü için 4 Ekim tarihinin seçilmesinin ise özel bir nedeni var. Bir efsaneye göre hayvanlarla konuşabildiğine inanılan ve “ekolojinin koruyucu azizi” olarak da bilinen Katolik Fransiskan cemaatinin kurucusu Assisili Francesco’nun ölüm yıl dönümü olduğu için 4 Ekim tarihi özel olarak seçilmiş.

Ancak geçtiğimiz yıl Türkiye’de birçok hayvan hakları örgütü ve hayvan hakları savunucusu 4 Ekim’i kutlamayı reddetmişti. Buna gerekçe olarak hayvanlara yönelik işlenen hak ihlallerinin sistematik bir şekilde devam etmesi ancak buna karşın yeterli cezai yaptırımların uygulanmaması gösterilmiş, bununla birlikte hayvan haber ajansı ajanimo.com’da Türkiye’nin çeşitli illerinde gerçekleşen 40 hayvan hakları ihlali vakası yayınlanmıştı.

Dünyada Hayvanların Durumu

Dünya Hayvanları Koruma Topluluğu (WSPA), farklı organizasyon isimleri altında 1950’den beri hayvanların korunmasına ilişkin faaliyet gösteriyor. Kuruluş; doğal felaketlere maruz kalan hayvanları koruma altına almaktan, yasadışı hayvan ticareti aktivitelerini önlemeye kadar birçok alanda aktivizm ve araştırma çalışmaları yürütüyor. 

Kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla hazırlanan Hayvanları Koruma Endeksi ise WSPA’nın en önemli çalışmalarından biri. Çalışmada yer alan 50 ülke, hayvanları korumaya ve hayvan refahını geliştirmeye yönelik politikalar ve yasama faaliyetleri üzerinden değerlendiriliyor. Bu değerlendirme, aşağıda sıralanan beş ana temadan oluşuyor: 

1. Hayvan bilinç ve duyarlılıklarının (sentience) ve hayvanları korumanın öneminin yasal kabulü 

2. Yönetim araçları (sorumluluk dağılımı, hesap verebilirlik ve mali kaynaklar vb.) 

3. Evrensel standartlara uyum (ör: Dünya Hayvan Sağlığı Kurumu (OIE), hayvan refahı standartları), 

4. Eğitim programları 

5. Paydaşlar arası iletişim ve farkındalık 

Söz konusu 50 ülke, bu beş alandaki performanslarına göre A ile G harfleri arasında puanlandırılıyor. A harfi en yüksek puan iken G harfi en düşük puanı temsil ediyor. 

Hayvanları Koruma Endeksi, en son 2014 yılında yayınlandı. Bir sonraki endeksin ise 2020 yılında açıklanması planlanıyor. Güncel endekse göre tüm kategoriler birlikte değerlendirildiğinde, ortalama skoru “A” olan dört ülke bulunuyor. Bu ülkeler; Birleşik Krallık, İsviçre, Avusturya ve Yeni Zelanda. Bununla birlikte, diğer Avrupa ülkelerinin pek çoğunun ortalama notu “B” ve “C” iken ABD ve Kanada’nın skoru “D” olarak karşımıza çıkıyor. Hayvanları korumada en düşük notu alan ülkeler ise Azerbaycan, Beyaz Rusya ve İran oldu. Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı ortalama “E” harf notu alan ülkeler ise Çin, Tayland, Ukrayna, Nijerya ve Venezuela.

Hayvan Haklarında Türkiye

Türkiye’de hayvan hakları, 5199 sayılı Kanun ile düzenleniyor. Kanun; hayvanların iyi muamele görerek ve rahat bir şekilde yaşamasını temin etmek ve ayrıca acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını sağlamak amacıyla 2004 yılında yürürlüğe girdi. Kanun’a göre tüm hayvanlar eşit ve kanun hükümleri çerçevesinde yaşam hakkına sahip. Hayvanların korunması ve bakımı için önlemler alınmasını ön gören Kanun, evcil ve yabani hayvan ayrımı gözetmiyor. Bununla birlikte, Kanun’un 14. maddesi kapsamında hem fiziksel hem de psikolojik acı ifadelerine yer verilmesi olumlu değerlendiriliyor. 

Öte yandan; söz konusu Kanun ile hayvan hakları ihlallerinde verilen cezalar, idari para cezasının ötesine geçemiyor. Her ne kadar Türk Ceza Kanunu’nun “Mala Zarar Verme” başlıklı 151. maddesi gereğince “sahipli hayvan öldüren” kişiye üç yıla kadar hapis cezası hükmedilebileceği belirtilse de bu yaptırımın yalnızca “sahipli” hayvanları kapsaması ve “mala zarar verme” başlığı altında bulunması sıkça eleştiriliyor. Kanun’da bir düzenleme yapılacağı geçtiğimiz senelerde Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ tarafından dile getirilmiş, zaman zaman mecliste gündeme gelmiş ve hatta cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan tarafından da bekletilmesi eleştirilmiş olsa da herhangi bir değişiklik hala yapılmış değil. 

Bununla birlikte, geçtiğimiz şubat ayında hayvan haklarına ilişkin olumlu bir gelişme yaşandı. Beş siyasi partinin desteği ve oybirliğiyle TBMM’de ilk kez hayvan hakları ihlallerinin araştırılacağı ve çözüm yollarının belirleneceği bir araştırma komisyonu kuruldu

Ayrıca 2019’un Eylül ayında Türkiye’de ilk kez, deneylerde kullanılan hayvanları korumak için Deneye Hayır Derneği kuruldu. Dernek, kısa vadede deneylerde kullanılan hayvan sayısının düşürülmesini; uzun vadede ise deneylerde hayvan kullanılmasının tamamen yasaklanmasını amaçlıyor.

Türkiye’de Hayvan Hakları İhlalleri

Hayvan Haklarını İzleme Komitesi (HAKİM), Türkiye genelinde gerçekleşen hayvan hakları ihlallerinin raporlanması ve yaptırım ile sonuçlanması için çabalayan bir sivil inisiyatifi. HAKİM, söz konusu ihlalleri raporlarken Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan bilgi edinme yoluyla elde ettiği verileri kullanıyor ve sonrasında kamuoyuyla paylaşıyor. 

Bu doğrultuda HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner, geçtiğimiz ağustos ayında 2019’un ilk altı ayında gerçekleşen hayvan hakları ihlallerine ilişkin verileri paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı Yaban Hayatı Daire Başkanlığı’ndan elde edilen verilere göre, 2019’un ilk altı ayında 5199 sayılı Kanun kapsamında hayvan haklarını ihlal eden 364 kişi tespit edilebildi ve bu kişilere toplam 2.037.335 TL idari para cezası verildi. 

Bunun yanı sıra, HAKİM’in dikkat çektiği bir başka konu avcılık ve av turizmi. Bakanlığın verilerine göre, 2018 yılı sonu itibarı ile Türkiye’de kayıtlı 275.697 avcının yaklaşık %80’i aktif olarak avlanıyor. Bununla birlikte, 2018’de av turizmi kapsamında öldürülen hayvan sayısı 2.546’ya ulaştı. 2018-2019 av sezonunda öldürülen yaban hayvan sayısına ilişkin ise kesin bir bilgi mevcut değil. Bunun nedeni, öldürülen hayvanların Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi’ne (AVBİS) avcılar tarafından sağlıklı bir şekilde girilmemesi olarak belirtiliyor. 

Öte yandan Av Yönetimi Daire Başkanlığı’nın açıkladığı üzere; 2019’un ilk altı ayında, 1.894 kişinin Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet ettiği tespit edildi. Söz konusu kişilere toplam 2.345.716,25 TL idarî para cezası verildi. 2018 yılında ise aynı kanun kapsamında yasadışı avlandığı tespit edilen 6.972 avcıya toplam 6.506.451,20 TL idarî para cezası uygulanmıştı. 

Ayrıca yine HAKİM’in elde ettiği bilgilere göre; 2019’un ilk altı ayında tespit edilebilen 552 kişinin, “yasak avlanma ile yaban hayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat ve eksilme” nedeniyle toplam 1.323.892,37 TL tazminat ödemesine karar verildi.

MUTLAKA İZLEYİN:

Türkiye'nin Dış Ticareti