Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi    7 Dakika
Konu : Ekonomi

2019 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye Gelir Dağılımı ve Yaşam Koşulları Araştırmasını her sene yayınlıyor. 2019 verileri de 11 Eylül 2020 tarihinde yayınlandı.

2019 Yılının Gini Kat Sayısı 0,013 Puan Düşüş Yaşayarak 0,395 Oldu

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütü olarak Gini katsayısı kullanılıyor. Gini katsayısı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade ediyor. Türkiye’de Gini katsayısı 2018 yılında 0,408 iken 2019’da 0,013 azalarak 0,395 oldu. Yani bir önceki yıla göre gelir dağılımı eşitsizliğinde azalma yaşandı. 2018 yılında gelir eşitsizliğinin en büyük olduğu il 0,444 Gini kat sayısı oranıyla İstanbul olmuştu ancak 2019 için TÜİK bölgesel anlamda Gini katsayısı paylaşmayı durdurmuş durumda.

TÜİK, yeni yayınladığı araştırmada 2019 yılı bölgesel Gini katsayısı değerlerini paylaşmak yerine, P80/P20 oranını paylaştı. P80/P20 oranı; ülkede en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanıyor. Buna göre, bu oran küçüldükçe gelir eşitsizliği azalıyor.

Araştırma verilerinde gelir dağılımına bakıldığında bölgeler arası farklılıklar yer alıyor.

2019 yılını incelediğimizde İstanbul gelir dağılımı eşitsizliğinde ilk sırada yer alıyor. P80/P20 oranı 7,8 olan İstanbul, ülkede en yüksek orana sahip bölge.

P80/P20 oranı 4,2 olan Zonguldak, Karabük ve Bartın bölgesi, en düşük oran olarak karşımıza çıkıyor. Yani bu şehirlerin oluşturduğu bölgede gelir eşitsizliği görece daha az.

2018 yılında Avrupa'daki bazı ülkelerin Gini kat sayılarını incelediğimizde Slovakya’nın kat sayısının sıfıra en yakın ülkelerden biri olduğunu görüyoruz.

2019 Yılında Ortalama Hanehalkı Kullanılabilir Geliri 59.873 TL Oldu

Hanehalkı kullanılabilir net geliri nedir? TÜİK’in tanımına göre, hanehalkındaki her bir ferdin elde ettiği kişisel yıllık kullanılabilir gelirlerin toplamı ile hane bazında elde edilen yıllık gelirlerin (kira geliri, haneye yapılan karşılıksız yardımlar, 15 yaşın altındaki fertlerin elde ettiği gelirler vb.) toplamından, gelir referans döneminde ödenen vergiler ve diğer hane veya kişilere yapılan düzenli transferler düşüldükten sonra hanehalkı kullanılabilir gelirine ulaşılıyor.

Türkiye'de yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri bir önceki yıla göre %16,5 artarak 2019'da 59.873 TL oldu. Bu gelir, 2018 yılında 51.374TL'ydi.

2010 yılından itibaren yaşanan değişimi aşağıdaki tabloda görebiliriz.

2019 Yılında Ortalama Eşdeğer Hanehalkı Kullanılabilir Fert Geliri Ortalaması 28.552TL

Kişiler arasında akrabalık olsun ya da olmasın aynı evde ikamet eden, temel ihtiyaçlarını birlikte karşılayan bir veya birden fazla kişinin oluşturduğu topluluk, hanehalkı olarak nitelendiriliyor. Fert geliri, hanehalkının yıllık kullanılabilir gelirinin hanehalkının eşdeğer hanehalkı büyüklüğüne bölünmesiyle hesaplanıyor.

TÜİK verilerine göre, 2019 yılı için Türkiye’de hane halkının kullanılabilir fert geliri ortalaması 28.552TL oldu. Bu gelir 2018 yılında 24.199TL idi.

2010 yılından itibaren bu alanda yaşanan değişimi aşağıdaki tabloda görebiliriz.

2019 Yılında En Yüksek Fert Gelirine Sahip İl İstanbul Oldu

2019 yılının en yüksek fert gelirine sahip bölgesi 40.749TL ile İstanbul olurken en düşük fert gelir ortalamasına sahip bölge ise 13.441TL ile Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak illerinden oluşan bölge oldu.

En Yüksek Yıllık Ortalama Esas İş Geliri 51.888TL ile Yükseköğretim Mezunlarının

Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla,

  • Yükseköğretim mezunlarında 51.888TL,
  • Lise ve dengi okul mezunlarında 34.115TL,
  • Lise altı eğitimlilerde 26.833TL,
  • Bir okul bitirmeyenlerde 18.279TL ve okur-yazar olmayan fertlerde 14.129TL olarak hesaplandı.

Geçen yıla göre yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış %17,3 ile okur-yazar olmayan en düşük artış ise %8,6 ile bir okul bitirmeyen fertlerde oldu.

Okur-yazar Olmayanların %26,1'i, Yükseköğretim Mezunlarının %2,5'i Yoksul

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %50'si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre;

  • Okur-yazar olmayan fertlerin %26,1'i,
  • Bir okul bitirmeyenlerin %22,4’ü,
  • Lise altı eğitimlilerin %13,4’ü,
  • Lise ve dengi okul mezunlarının ise %6,9’u yoksul olarak nitelendiriliyor.

Yükseköğretim mezunları ise %2,5 ile en düşük yoksulluk oranının gözlendiği grup oldu.

2019 Yılı Verilerine Göre Türkiye Nüfusunun %26,3’ü Ciddi Maddi Yoksunluk İçinde

TÜİK ve Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), finansal sıkıntıda olma durumunu ifade etmek için “maddi yoksunluk” kavramını kullanıyor.

Aşağıda belirtilen dokuz maddenin en az üçünün ekonomik olarak karşılanamaması, "maddi yoksunluk" durumu olduğunu gösterirken, bu maddelerden en az dördünün karşılanamaması ise "ciddi maddi yoksunluk" durumuna işaret ediyor.

  • Çamaşır makinesi
  • Renkli televizyon
  • Telefon
  • Otomobil
  • Beklenmedik harcamalar
  • Evden uzakta bir haftalık tatil
  • Kira, konut kredisi, borç ödemeleri
  • İki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek
  • Evin ısınma ihtiyacı

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre, 2019 yılında Türkiye nüfusunun %26,3’ü belirtilen ihtiyaçların en az dördünü karşılayamayarak ciddi maddi yoksunluk yaşadı. Bu oran, 2018 yılında %26,5 olarak gerçekleşmişti.

Aşağıda ki tabloda son 7 senedeki ciddi maddi yoksunluk oranlarını görüyoruz.

Ayrıca, 2019 verilerine göre nüfusun %58,7’si evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayamadığını belirtti. Bu veri 2018 yılında %58,3 olmuştu. 2017 yılında ise %60,8 seviyesindeydi.

Öte yandan 2019 yılında nüfusun %71,1’i konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri ya da borçları olduğunu beyan etti. Bu oran geçen seneye göre %0,07 artmış durumda.

2019 verilerine göre nüfusun %58,8’i kendine ait bir evde otururken, kirada oturanların oranı %25,6 oldu. Lojmanda oturanların oranı %1,3, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise %14,3 olarak gerçekleşti.

Konutun İzolasyonundan Dolayı Isınamama En Çok Karşılaşılan Konut ve Çevre Problemi

Kurumsal olmayan nüfusun %39,3'ü konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu, %36,9'u sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemleri yaşarken, %26,1'i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı.

Ayrıca nüfusun %29,7'si beklenmedik harcamaları, %19,2'si evin ısınma ihtiyacını, %56,6'sı eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti.

Araştırmanın sonlarına geldiğimizde, Türkiye’de nüfusun 33,6’sı iki günde bir et, tavuk veya balık içeren bir yemek tüketemediğini ifade ediyor. Bu oran 2018’de %32,2 idi.

KAYNAKLAR

TÜİK
Yayın Tarihi:   11 Eylül 2020 Son Güncelleme:   12 Ekim 2020