Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   6 Dakika
Konu Başlığı: Genel Politika

Batı Avrupa'da Tek Melez Rejime Sahip Olan Ülke Türkiye

Bu içerik Doğruluk Payı stajyeri İlknur Köseoğlu tarafından hazırlanmıştır.

22 Ocak 2020’de yayınlanan The Economist grubuna bağlı araştırma ve analiz ünitesi olan The Economist Intelligence Unit’in 2019 Demokrasi Endeksi’ne göre geçtiğimiz yıl “Demokraside Geri Adım ve Küresel Protestolar Yılı” olarak adlandırıldı. Raporun belirlediği kriterlerce hesaplanan ortalama küresel demokrasi puanı 2018’de 5,48 iken geçtiğimiz yılda 5,44’e gerileyerek endeksin uygulanmaya başlandığı 2006 yılından itibaren en düşük skoru elde etti. Rapora göre 2019 yılında bu oran, ekonomik krizin damga vurduğu 2010 yılından bile daha geride. 

Raporda bahsedilen endeksin baz aldığı beş temel kategori şunlar: Seçim Süreci ve Çoğulculuk, Hükümetin İşleyişi, Siyasal Katılım, Siyasi Kültür ve Sivil Özgürlük. Bu beş kategorinin değerlendirilmesi sonucunda rapor; 165 bağımsız ülkenin ve iki bölgenin rejimlerini Tam Demokrasi, Kusurlu Demokrasi, Melez Rejim, Otoriter Rejim olmak üzere dört başlıkta sınıflandırıyor. 

Rapor Nasıl Değerlendirme Yapıyor?

Peki bu rapordaki değerlere nasıl ulaşılmış, nasıl bir metot izlenmiş? Demokrasi, oybirliği ile tanımlanabilecek, tanımında herkesin mutabık olacağı bir kavram değildir. Her ne kadar zaman zaman özgürlük ile birbirlerinin yerlerine kullanılan kavramlar olsalar da eş anlamlı kelimeler olmadıkları unutulmamalıdır. Demokrasi, kurumsallaşmış birtakım ilke ve uygulamalar ile özgürlüğün nihai teminatı ve koruyucusudur. Rapor, yine de demokrasi gibi geniş bir konseptte uzlaşılabilecek asgari kabuller olduğunu söylüyor, bunlar çoğunluk yönetimi ve rıza, özgür ve adil seçimlerin varlığı, azınlık haklarının korunması, temel insan haklarının gözetilmesidir. Yasalar önünde eşitlik ve siyasal hayatta çoğulculuk da bunlara dahil edilebilir.

The Economist Intelligence Unit Endeksi, demokrasinin seçime indirgenemeyeceğini göz önünde bulunduruyor. Siyasal ve sivil özgürlüklerin demokrasi ile bağının ince bir bağ olmadığı kanısında. Tanımladıkları demokrasi endeksi, yazının içinde bahsedilen beş kategoriden oluşuyor: Seçim Süreci ve Çoğulculuk, Sivil Özgürlükler, Hükümetin İşleyişi, Siyasal Katılım ve Politik Kültür. Bu beşi birbirinden keskin sınırlarla ayrılmayan ilişkili konular. Her kategorinin 0 ila 10 ölçeğinde bir derecesi var ve genel dizin, beş kategori dizininin basit ortalaması. Kategori endeksleri, o kategorideki göstergelerin 0 ile 10 arasında puanlanmalarına ve bu puanların toplanmasına dayanıyor. Eğer birazdan sıralanacak kritik ölçütlerde 1 puan alınamamışsa kategori puanlarında düzenlemeler yapılıyor. Raporun belirlediği kritik ölçütler ise şunlar: ulusal seçimlerin adil ve özgür olup olmaması, oy verenlerin güvenliği, yabancı güçlerin hükümet üzerindeki etkisi, kamu kuruluşlarının politika uygulama becerisi. Yapılan hesaplama sonucu 10 ile 8 arasında puan alan ülkeler tam demokrasi, 8 ile 6 arası puan alanlar kusurlu demokrasi, 6 ile 4 arasında puan alanlar melez rejim, 4 ile 0 arasında puan alanlar ise otoriter rejim olarak adlandırılıyor.

Rapor, incelediği bölgeler bakımından dünyadaki ülkelerin büyük bir çoğunluğunu kapsıyor. Kapsamı alanındaki rejimlerin %13,2’sinin tam demokrasiye; %32,2’sinin kusurlu demokrasiye, %22,2’sinin melez rejime, %32,3’ünün ise otoriter rejimlere sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Demokrasi puanlarına göre en yüksek puanı alan Norveç’i sırasıyla İzlanda, İsveç, Yeni Zelanda, Finlandiya, İrlanda, Danimarka, Kanada, Avustralya ve İsviçre takip ediyor. Türkiye ise Gambiya, Pakistan ve Nijerya’dan sonra ancak 110. sırada kendine yer bulabiliyor. Batı Avrupa ülkeleri arasından değerlendirilen Türkiye, rapora göre bölgedeki tek melez rejim, puan dağılımı ise aşağıdaki tabloda görülebilir.

2019 Demokrasi Endeksi Puan Dağılımı incelendiğinde, Türkiye’nin seçim sürecinin demokrasinin gereklerini tam olarak karşılayamadığını, çoğulculuk noktasında eksiği bulunduğunu, en düşük puanın ise sivil özgürlükler alanında alındığını görüyoruz. Yıllara göre Türkiye’nin aldığı puanlara bakacak olursak ise şöyle bir tablo ile karşılaşıyoruz: Türkiye, endeksin ilk oluşturulduğu 2006 yılında dünya ortalamasının üzerinde bir puan almış ve 2014 yılına kadar bunu sürdürmeyi başarmış. Fakat 2014 yılına gelindiğinde Türkiye’nin demokrasi endeksi bir önceki yıla göre %9’luk bir düşüş göstermiş, dünya ortalamasının altında kalmıştır. 2015 yılından itibaren de puanındaki düşüş devam etmektedir ve dünya ortalaması ile arasındaki fark açılmaktadır.

Bölge sıralamasında sonda yer alan, Batı Avrupa ülkeleri arasında en düşük puana ve tek melez rejime sahip olan Türkiye, Sivil Özgürlükler kategorisinde dramatik bir farkla bölgede en az puanı alan ülke ve bu kategoride Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ortalamasının da altında bir puana sahip. Türkiye’nin Batı Avrupa ülkelerinden bir hayli geride yer aldığı diğer bir kategori ise Seçim Süreci ve Çoğulculuk’tur. Yine Siyasal Kültür alanında da bölgedeki en düşük puan Türkiye’ye aittir.

Son olarak, ülkemizin de arasında bulunduğu melez rejimlerin özellikleri raporda şöyle tanımlanıyor: Seçimlerin adil ve/veya özgür olmasının önüne geçebilecek düzensizlikler, muhalefet üzerinde baskının varlığı, kusurlu demokraside olduğundan daha ciddi bir siyasal kültür zayıflığı, hükümet işleyişinde ve siyasal katılımda aksaklık. Rapor, bu rejimlerde yolsuzluğun yaygın, kanunun güçsüz olduğunu belirtiyor. Sivil toplum da yeterince güçlü bulunmuyor. Tipik olarak gazeteciler üzerinde baskı ve yargının tarafsızlığında zedelenme görülüyor.

MUTLAKA İZLEYİN:

Türkiye'nin Dış Ticareti