Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Okuma Süresi   8 Dakika
Konu Başlığı: Sosyal Politikalar

Küresel Barış Endeksi'ne Göre Dünya Ülkeleri Arasında Türkiye'nin Konumu

II. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın Polonya işgaline başladığı tarih 1 Eylül 1939, her sene hatırlanması amacıyla Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyeleri tarafından Dünya Barış Günü ilan edildi. Bununla beraber Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ise 1981 yılında “Barış Çanı”nı çalarak 21 Eylül tarihini Dünya Barış Günü ilan etti. Her sene iki farklı tarihte kutlanan bugünün ortak özelliği ise uluslararası bir ateşkes ve kalıcı barışı temsil etmesi. Çeşitli iç ve dış çatışmaların süregeldiği ülkemizde Dünya Barış Günü amaçladığı sıfır şiddet politikası ile Türkiye’nin toplumsal huzur ve sosyal güvenlik konularındaki eksikliklerini akıllara getiriyor.

Ekonomi ve Barış Enstitüsü (Institute for Economics & Peace) tarafından 2007 yılından beri her sene yayınlanan Küresel Barış Endeksi (KBE) dünya çapında 163 bağımsız ülkenin göreceli barış durumunu ve güvenlik seviyesini ölçüyor. KBE ülkelerin barışçılık düzeylerini hesaplarken 23 farklı kriterin oluşturduğu üç ana temadan yararlanıyor. Bu temalar sırasıyla sosyal güvenlik ve emniyet, süregelen iç ve dış çatışmalar ve son olarak askerileştirme. Her ana tema için 1 en iyi durumda, 5 en kötü durumda olmak üzere 1 ila 5 arası bir puan alan ülkeler, yüzdesel hesaplamalar ile son puanlarına başka bir deyişle, o seneki barışçılık ve güvenlik notuna erişiyor. Final puanlarına göre en küçükten en büyüğe sıralandıklarında, başlarda yer alan ülkelerin en barışçıl son sıralarda yer alanların ise en huzursuz ülkeler olduğunu görebiliyoruz.

Haziran 2019’da yayınlanan son rapora göre 5 sene içinde ilk defa bu sene Küresel Barış Endeksi’nin genel ortalaması iyiye yani küresel barışa yakınlaşmış. Öte yandan bu pozitif trend Türkiye’nin de aralarında olduğu 81 ülke için geçerli değil. Bu 81 ülkenin durumlarının kötülemesinin sebebi ise ilk iki ana temanın yani sosyal güvenlik ve emniyet ile süregelen iç ve dış çatışmanın giderek artan terörizm ve iç savaşlar nedeniyle bozulması. Öte yandan sanılanın aksine 2019 senesinde askerileştirme kolunun çoğu ülkede daha az rağbet görmeye başladığı görüyoruz.

Raporda durumu daha iyiye giden çoğu ülkede, insanların gece evlerine tek başına yürürken daha güvenli ve eğer yaşadıkları ülkede azınlıklarsa kendilerine daha çok saygı duyulduğunu hissettikleri belirtilmiş. Öte yandan her ülkede insanların günlük olarak mutsuzluk, endişe ve stres duygularını daha çok hissetmeye başladıkları ve devletlerine duydukları güven duygusunun giderek azaldığı rapordaki 2019 senesi negatif trendlerden anlaşılıyor. Sonuç olarak KBE küresel anlamda barış ve güvenlik durumunun şimdilik iyiye doğru gittiğini fakat bunun otoriter politikalarla, süregelen çatışmalarla, tarihsel kincilikle ve buna ek olarak dünyayı tehdit eden iklim krizi ile sürdürülemez olduğunu belirtiyor.

Küresel Barış Endeksine Göre Türkiye 3,015 Puanla Dünyada 152. Sırada

Dünyadaki en barışçıl ve güvenli bölge olan Avrupa ile en huzursuz ve tehlikeli bölge olan Orta Doğu’nun birleştiği yer olan Türkiye, tablodan da gördüğümüz gibi 2008’den beri her yıl 163 ülke arasında en kötü durumda olan ilk 50 ülkenin içinde yer alıyor. Son 4 yılda giderek huzursuzluğun ve güvensizliğin arttığı Türkiye en yüksek puanını ve en kötü sıralamasını 2019 yılında alıyor.

Sosyal güvenlik ve emniyet kolunda yer alan politik terör kriterinden Türkiye’nin, aynı coğrafyayı paylaştığı Avrupa ülkelerine göre oldukça yüksek puan aldığı raporda belirtiliyor. Bu kriterin içine politik nedenli tutuklanmalar, kayıp vakaları ve işkence dahil edilmiş. Aynı şekilde iç ve dış çatışmalar koluna negatif bir etkisi olan terörizmin yükselişi Türkiye dahil birçok Avrupa ülkesindeki barış durumunu tehdit ediyor. Maalesef Avrupa bölgesindeki en yüksek terörizm puanına yine Türkiye sahip. Bununla beraber ulusal dinamikleri kolayca etkileyen nüfusa göre sığınmacı oranları da süregelen iç ve dış çatışma ile sosyal güvenlik kalemlerine negatif bir etki olarak yansıtılıyor. Son olarak dış çatışmaların sıklığı, süresi ve rolü de hesaba katılınca Türkiye askerileştirme dışındaki ana temalardan en kötü durumu simgeleyen 5 puanına yakın 3,453 ile 3,224 puan alıyor. Askerileştirme ise her ülke için devletin yaptığı askeri harcamalar bazında ele alınıyor. Bu sene Türkiye’de küresel trende uygun biçimde daha az askeri harcama yapılmış.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından düzenlenen 38. Dünya Barış Günü’nün bu seneki teması, 2015 yılında asli üyeler tarafından kabul edilen 17 sürdürülebilir kalkınma amaçlarından çevre politikalarının gerekliliğini simgeleyen 13. amaç. BM tarafından seçilen “Barış için İklim Aksiyonu” teması iklim krizi ile mücadelenin küresel barış için ne kadar gerekli olduğunu gündeme taşıyor. Bu seneki temanın dikkat çektiği noktalardan biri iklim krizi ile artış gösteren doğal afetlerin herhangi bir savaş veya çatışmadan 3 kat daha fazla sayıda insanı evlerini terk etmeye zorladığı oluyor. Bununla beraber yiyeceklerin küresel ısınmadan etkilenmesi gıda güvenliğini tehlikeye atıyor. Toplu insan göçlerinin üzerine küresel gıda kıtlığı eklenince uluslararası gerginliklerin ve temel kaynaklar için çıkan savaşların dünya barışını tehdit etmesi kaçınılamaz. Bu nedenle sadece iklim krizi ile uluslararası çapta verilecek bir mücadele ile küresel barışın sağlanması mümkün.

Küresel Barış Endeksinde Listenin Başında Yer Alan Ülkeler, Çevresel Performans Endeksinde de Listenin Başında Alan Ülkeler Arasında


KBE’nin 2019 raporuna göre yaşanacak olan iklim felaketinden 971 milyon insan negatif yönde etkilenecek. Bu rakamın %41’i yani 400 milyon insan zaten barışın çok düşük seviyelerde olduğu huzursuz ülkelerde yaşıyor. Türkiye’nin de yer aldığı Orta Doğu bölgesi ise raporda iklim krizi nedenli su sıkıntısı yaşaması en muhtemel bölge olarak geçiyor. Biz de küresel barış ile ülkelerin çevre performansları arasındaki bağlantıyı görmek için Küresel Barış Endeksi 2018 ile Yale ve Columbia Üniversitesi tarafından hazırlanmış, 24 kritere göre hesaplanan Çevre Performans Endeksi (ÇPE)’yi, barışın en yüksek seviyede ve en düşük seviye gerçekleştiği ülkeler arasında karşılaştırdık. Tablodan da görebileceğimiz gibi en huzurlu 6 ülkenin çevre performansları da oldukça yüksek seviyelerde gerçekleşiyor. Öte yandan en huzursuz ülkeler, 180 ülkeyi kapsayan ÇPE raporunda en düşük puanları alarak sıranın sonuna doğru yerleşiyorlar. 2018 yılında KBE’den 2.898 puan alarak 149. en barışçıl ülke olan Türkiye aynı sene ÇPE’den 100 üzerinden 52.96 puan alarak en çevreci 108. ülke olmuş. Bu iki endeksin orantısal gelişimi Türkiye de dahil olmak üzere huzursuzluğun fazla olduğu ülkelerde devletlerin çevre performanslarının kötü olması veya çevresel problemlerin yüksek seviye de olduğu ülkelerde barışın olmamasının bir kanıtı niteliğinde.

Her geçen gün 2 °C’lik küresel ısınma tehlike limitine yaklaşırken, küresel barışı tehdit eden iklim krizi karşısında devletlerin ulusal seviyelerden başlayarak çevre korunması, gelişimi, sürdürülebilir enerji politikaları üzerine yoğunlaşması gelecek nesiller ve kalıcı dünya barışı için çok büyük önem arz ediyor. Çoğu iç politikanın aksine ulusal çapta gerçekleşen çevre politikaları bir tek o ülkeyi değil, bütün dünyayı ve gelecekte yaşayacak birçok insanı da pozitif yönde etkiliyor. Ancak sürdürülebilir kalkınma planları ve iklim krizi ile mücadele sayesinde dünyadaki her insan milliyet gözetmeksizin ihtiyaç duydukları temel kaynaklara, sosyal güvenliğe, refaha ve huzura kavuşabilir.

MUTLAKA İZLEYİN:

Türkiye'nin Dış Ticareti