Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Veysel Eroğlu Orman ve Su İşleri Bakanı | AK Parti

Türkiye su zengini bir ülke değil. Yarı kurak iklim bölgesindeyiz. Yani su fakirine yakın bir sınırdayız. Ama suyu en iyi yöneten ülke bizim ülkemiz.

28 Mart 2017 tarihinde Manisa'da söylendi.
Okuma Süresi   7 Dakika
Konu Başlığı: Çevre

Su Kıtlığı Yaşayan Bir Ülkeyiz, Peki Suyu En İyi Kullanan mıyız?

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu Manisa’da yaptığı konuşmada, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını ve su fakirliğine yakın bir sınırda olduğunu ifade etti. Eroğlu ayrıca Türkiye’nin suyu en iyi yöneten ülke olduğu iddiasını dile getirdi.

Türkiye’yi Yakın Gelecekte Su Sorunu Bekliyor

Bakan Eroğlu’nun demecini Türkiye’nin su fakiri olup olmadığı ve su yönetimi performansı açısından iki kısımda değerlendirmeye çalıştık. Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığı farklı kaynaklarda öne sürülen bir ifade. İklim değişikliği modelleri ve sosyo-ekonomik senaryolardan faydalanarak yerüstü su kaynaklarının durumuna odaklanan Dünya Doğal Kaynaklar Enstitüsü (WRI) çalışması, 33 ülkenin 2040 yılında ciddi ölçüde su kıtlığı ile karşılaşacağını belirtiyor. Su kıtlığı ile karşılaşacak ülkeler listesinin üst sırasında yer alan ilk üç ülke Bahreyn, Kuveyt ve Katar olurken, Türkiye de bu risk grubunda 27. sırada yer alıyor.


Kaynak: http://www.wri.org/blog/2015/08/ranking-world%E2%80%99s-most-water-stressed-countries-2040

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) resmi internet sitesinde su zengini ya da fakiri olma kriteri, ülkelerde kişi başına düşen su varlığına göre belirtilmiş. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 8.000 m3’den fazla olan ülkeler su zengini, 2.000 m3’den az olan ülkeler su kıtlığı yaşayan ülkeler ve 1.000 m3’den az olan ülkeler ise su fakirliği çeken ülkeler arasında yer alıyor. Kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.593 m3 olan Türkiye şu an için su kıtlığı çeken ülkeler kategorisinde yer alıyor, ancak 2030’a kadar nüfusun 100 milyona ulaşması halinde Türkiye’de bu miktarın 1.120 m3’e düşmesi bekleniyor.

Su Yönetimi Konusunda Küresel Bir Sıralamaya Rastlamadık

Su yönetimi denildiğinde birçoğumuzun aklına öncelikli olarak içme suyu ve hijyen ihtiyaçlarını gidermeye yönelik hizmetlerin düzgün bir şekilde sağlanması gelecektir. Ancak bir ülkenin su yönetimi alanındaki başarısını belirleyen birden çok faktör sıralanabilir. Özellikle dünya genelinde tüketilen suyun %70’inin tarımsal sulama için kullanıldığı ve 2050 yılında dünyadaki 9 milyar insanı beslemek için gereken su miktarının %15 daha artması beklendiği hesaba katıldığında, su yönetimi konusunun farklı boyutları da öne çıkıyor.

Enerji üretimi ve ekosistemlerin sürdürülebilirliği için korunması gereken su varlıklarını da bu denkleme dahil etmek gerekiyor. Tüm bu sektörel su ihtiyaçları kısıtlı miktardaki su arzının, artan talebe göre yönetilmesi ile ilgilenirken, diğer taraftan iklim değişikliği ile birlikte küresel çapta artan sel felaketleri, suyun gereğinden fazla olduğu durumların da su yönetiminde dikkate alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

Ancak araştırdığımız kadarıyla Bakan Eroğlu’nun “Türkiye suyu en iyi yöneten ülkedir” ifadesini inceleyebileceğimiz, su yönetimine tüm boyutlarıyla bakan, küresel çapta bir sıralama bulunmuyor. Rastladıklarımız arasında mukayeseli bir incelemeye olanak veren en uygun çalışmalardan birisi Yale Üniversitesi’nin girişimiyle yürütülen Çevre Performansı Endeksi (EPI) oluyor. EPI raporu insan sağlığı ve ekosistemin korunması çerçevesinde ülkelerin çevre yönetimi performansını değerlendiriyor. EPI değerlendirmesinde dikkate alınan toplam 9 konudan bir tanesi de su ve sanitasyona ayrılmış.

Çalışma, güvenilir içme suyu ve sanitasyon hizmetlerine erişimi olan nüfusun toplam nüfusa oranını dikkate alıyor. Raporda güvenilir içme suyu kaynaklarının kanalizasyon atıkları gibi dış kirleticilerden uzak olması gerektiğini belirtiyor. Bu içme suyu kaynağı meskenlerde kullanılan musluklar olabileceği gibi, kamuya açık çeşmeler, temiz kuyu suyu ya da korunaklı kaynak suyu da olabilir. Güvenilir sanitasyon hizmetleri ise basitçe bir kanalizasyon sistemi ile atıkları bertaraf etmeye olanak veren tuvaletler olarak belirtiliyor. EPI raporu su ve sanitasyon alanındaki verilere Dünya Sağlık Örgütü (WHO), UNICEF ve Su ve Sanitasyona Erişimde Ortak İzleme Programı (JMP) kaynaklarından ulaşmış. Raporda suyla alakalı olan diğer bir değerlendirme kriteri ise atıksu arıtımı ile ilgili. Rapor, Türkiye’ye atıksu arıtımı alanında 100 üzerinden 78,99’luk bir skor vermiş. Türkiye bu skorla dünya sıralamasında 53. sırada yer alıyor. Güvenilir içme suyu ve sanitasyona erişim alanında ise ortalama 85,06 puanla Türkiye listede 71. sırada yer alıyor.

TÜİK verilerine baktığımız zaman da, Türkiye’de içme suyu ve kanalizasyon şebekelerinden hizmet alan nüfusun toplam nüfusa oranının sırasıyla %91 ve %84 olduğunu görüyoruz. İçme suyu ve arıtma tesislerinden hizmet alan nüfusun oranlarının da %54 ve %64 olduğu dikkate alındığında, en azından bu iki alanda Türkiye’nin hala gelişim potansiyeli olduğu görülüyor.

Genel bir değerlendirme yaptığımız zaman, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun iddiası Türkiye’nin su fakirliğine yaklaşan bir ülke olduğu açısından doğru olarak kabul edilebilir. Ancak Türkiye’nin su yönetimi alanında dünyanın en başarılı olduğu iddiasını destekleyecek bir kaynak bulamadık. Dolayısıyla iddiada kısmen doğruluk payı vardır.​

Sonuç olarak;

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun İddiasında Kısmen Doğruluk Payı Vardır.

Bu iddia kontrolüne dair itirazlarınız varsa bize ulaşabilirsiniz.
MUTLAKA İZLEYİN:

Türkiye'nin Sera Gazı Salımı