Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı | T.C

Çıkıyor siyasi parti başkanları ‘Dökülün sokağa’ diyor. Bunu demokratik hak gibi takdim ediyor. Böyle bir demokratik hak yok

25 Şubat 2015 tarihinde Ankara'da söylendi.
Okuma Süresi   5 Dakika
Konu Başlığı: İç Politika

Gösteri ve Toplanma Demokratik Bir Haktır

Recep Tayyip Erdoğan

 

Hali hazırda TBMM’de hararetli tartışmalara ve protestolara sebep olan İç Güvenlik Paketi kamuoyunda da tartışmalara yol açtı. TBMM’de muhalefet milletvekillerinin çeşitli protestolar aracılığıyla eleştirdiği yasa tasarısı, hükümet yetkilileri tarafından sahiplenildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da söz konusu tartışmalara en son konuşmasında değindi.

"Böyle Bir Demokratik Hak Yok!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara’da yaptığı konuşmada siyasi parti liderlerinin İç Güvenlik Paketi’ne karşı halkı sokağa dökülmeye çağırdığını ve bunun demokratik bir hak olarak sunulmasına rağmen böyle bir demokratik hak olmadığını iddia etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddiasına konu olan demeç, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun 10 Şubat 2015 tarihinde partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada yer alıyor. Kılıçdaroğlu söz konusu dönemdeki konuşmalarında İç Güvenlik Paketi’ni eleştirmiş ve 10 Şubat tarihindeki grup toplantısında da kendisine yönelen eleştirilere cevaben “direnme hakkı”ndan bahsetmişti. Kılıçdaroğlu daha önceki konuşmalarında da İç Güvenlik Paketi’ni eleştirerek, paketin yasalaşması halinde kendisinin de  “gençlerle beraber en önde” yürüyeceğini söylemişti. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddiasına konu olan demeçlerin Kılıçdaroğlu’na ait olduğu anlaşılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddiasına göre Kılıçdaroğlu’nun yaptığı çağrı demokratik bir hak değil. Kılıçdaroğlu’nun demecinde yer alan direnme hakkı ilk kez 1789 yılında Fransa’da yayınlanan, ‘İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’nin 2.maddesinde yer almıştır. Bu maddeye göre her siyasi kurumun asli amacı insanların doğal ve sürekli haklarının korunmasıdır. Bu haklar da özgürlük, özel mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme haklarıdır. Bu kavramın fikir babası da İngiliz liberal filozof John Locke’dur. Locke’un felsefi temellerini kurguladığı bu hak, bireylerin yönetimlerin kendilerine verilen yetkileri kötüye kullanmaları durumunda direnme, ayaklanma hakkını ifade ediyor.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde ve T.C. Anayasası'nda Tanımlanıyor

Söz konusu demeçlerde direnme hakkının yanı sıra, ‘sokağa çağrı’ da yer alıyor. Bu çağrının da özünde bireylerin siyasi ifadelerini protestolar ve eylemler aracılığıyla göstermeleri yer alıyor. Bu açıdan bakıldığında toplantı, gösteri, protesto ve eylem hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11.maddesinde de yer alıyor. Bu maddeye göre her bireyin barışçıl gösteri yapma hakkı var. Bu hak ancak ulusal güvenliğe tehdit oluşturan durumlarda veya kanunda öngörülen durumlarda kısıtlanabiliyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de 21/16 ve 24/5 no’lu kararları ile toplantı, gösteri, protesto hakları tanınmış ve bu hakkın barışçıl tüm toplantılarda geçerli olduğu belirtilmiş. Hatta bu konuda hazırlanan 14 Nisan 2014 tarihli raporda Türkiye’de barışçıl gösteri yapan Kürt vatandaşların haksız yere tutuklandığı tespiti yapılmış.

Ayrıca toplantı ve gösteri hakları Türkiye Anayasası’nın 34. maddesinde de koruma altındadır.

Yukarıda referans verilen metinlerde toplantı, gösteri, protesto hakları demokratik ve temel insan hakları arasında sayılıyor ancak çoğunlukla barışçıl olmaları noktasında şerh konuluyor. Bu açıdan bakıldığında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddiasında barışçıl olmayan gösterileri kast ettiği düşünülebilir. Ancak Cumhurbaşkanı’nın eleştirdiği demeçte şiddete direkt olarak bir çağrı olduğu sonucunu çıkarmak güç.

 

Sonuç olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddiasının aksine sokağa dökülmek, barışçıl olması kaydıyla, uluslararası insan hakları dokümanlarında demokratik bir hak olarak tanınmakta. Bu sebeple Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddiasında doğruluk payı yoktur.

Sonuç olarak;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İddiasında Doğruluk Payı Yoktur.

Bu iddia kontrolüne dair itirazlarınız varsa bize ulaşabilirsiniz.
MUTLAKA İZLEYİN:

Türkiye'de Bedelli Askerlik Uygulaması