Doğruluğun Sesini Yükseltmek İçin Çalışan Doğruluk Payı’nın Sizin Desteğinize İhtiyacı Var

Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Görüntülenecek Sonuç Bulunamadı!
Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı | T.C

BM'de 196 ülke var, ama hepsinin kaderi 5 ülkenin ağzında, bu 5 daimi üyenin 5'i de Hristiyan.

6 Nisan 2016 tarihinde Muhtarlar Toplantısı'nda söylendi.
Okuma Süresi   4 Dakika
Konu Başlığı: Uluslararası İlişkiler

BM'nin 5 Daimi Üyesi de Hristiyan mı? Hayır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  6 Nisan 2016 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Sarayında düzenlenen 23. Muhtarlar Toplantısındaki konuşmasında son dönemlerde meydana gelen hadiselerin basit bölgesel bir kriz olmadığına değindi. Konuşmasını Birleşmiş Milletlerle ilgili iddasıyla sürdüren Erdoğan ‘’BM'de 196 ülke var, ama hepsinin kaderi 5 ülkenin ağzında, o 5 ülkeden bir tanesi "hayır" diyorsa siz oradan karar çıkartamazsınız, bu 5 daimi üyenin de 5'i Hristiyan, içlerinde bir tane Müslüman yok, hani adalet?’’ sözlerini dile getirdi.

BM Güvenlik Konseyi ve Mutlak Veto Yetkisi

Birleşmiş Milletler 1945 yılında dünya barışını ve güvenliğini korumak ve ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak amacıyla kurulmuş uluslararası bir örgüt. 193 üyesi olan BM’nin Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi gibi ana organları bulunmakta. Genel Kurul, tüm üye ülkelerin temsil edildiği bir yapı iken, Güvenlik Konseyi 5 daimi 10 geçici olmak üzere 15 üye ülkeden oluşuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddiasında geçen 5 daimi üyenin mutlak veto yetkisi Güvenlik Konseyi kararları için geçerli. Mutlak veto yetkisi, daimi üyelerden herhangi birinin reddi sonucu Konseyde kararın çıkamayacağı anlamına geliyor.

Konseyin bu 5 daimi üyesi aynı zamanda BM’nin kurucu üyeleri olan Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin’dir. Cumhurbaşkanının iddiasını incelerken 5 daimi üyeyi mutlak veto yetkisine sahibi oldukları Güvenlik Konseyinde ele almamız gerekir. Şimdi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinin bir diğer kısmındaki 5 daimi üye ülkenin her birinin Hrıstiyan olduğu iddiasını inceleyelim. Bahsi geçen ülkelerden İngiltere, Fransa, Rusya ve ABD’de Hrıstiyanlığın en yaygın din olduğunu görebiliyoruz. Ancak Çin için bunu söylemek pek doğru değil.

Çin’de Tek Bir Dinin Hakimiyeti Söz Konusu Değil

Çin Halk Cumhuriyeti için tek bir dinden bahsetmek mümkün değil. Yapısında birden fazla din bulunduran Çin inanç yapısı, farklı dinlerin etkileşimleriyle oldukça renkli bir görünüme sahip. Ülkeyi yöneten Çin Komünist Partisi’nin resmi olarak ateist olması din ve vicdan özgürlüğünün varlığına engel değil. Çin’de 100 milyonu aşkın insanın dini inancı olduğunu söyleyebiliyoruz. Çinlilerin en yaygın dini inancı, Budizm ve Taoizm sentezi kendi kültürlerine özgü yerel bir inanış. Bunun yanısıra Budizmi ve Taoizmi birbirinden ayırıp ayrı ayrı benimseyen kesimler de mevcut. 1. Yüzyılda ortaya çıkmış olan Budizm yerel halk arasında en yaygın dinlerden biri olup etkisini hala Çin edebiyatı, sanatı ve düşünce sistemi üzerinde sürdürüyor. 1800 yıllık bir geçmişe sahip olan Taoizm ise doğaya ve atalara tapma geleneğinden geliyor ve Çin kültüründe derin etkileri görülüyor. İslamiyet ise yaklaşık 1400 yıldır Çin’in özellikle bazı bölgelerinde önemli etkisini koruyor. Hrıstiyanlığa baktığımızda ise 1980’lerden bu yana bir artış görülmesine rağmen Çin nüfusunun yalnızca %5’inde yaygın olduğunu görmekteyiz.

Genel bir değerlendirme yaptığımızda Çin halkının %18.2’si budizme, %5.1’i Hrıstiyanlığa, %1.8’i İslamiyete inanırken  %21.9’unun yerli geleneksel dinlere inandığı gözler önüne seriliyor.

Sonuç olarak Hrıstiyanlığın Çin’deki dinler arasındaki konumuna baktığımızda Çin’in Hrıstiyan ülkeler kategorisinde değerlendirilemeyeceği açık. Dolayısıyla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iddiasında doğruluk payı yoktur.

Sonuç olarak;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İddiasında Doğruluk Payı Yoktur.

Bu iddia kontrolüne dair itirazlarınız varsa bize ulaşabilirsiniz.
MUTLAKA İZLEYİN:

TBMM İç Tüzük'te Neler Değişti?